Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Nisan '07

 
Kategori
Sivil Toplum
Okunma Sayısı
3591
 

Ülkeye değerleri ile sahip çıkılır

Ülkeye değerleri ile sahip çıkılır
 

Demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarının ‘Siyasi Partiler’ olduğunu hepimiz biliyoruz. Ortak düşünce ve görüşteki kişilerin oluşturdukları politik topluluklar olan siyasi partilerin temel amaçlarının ise; yönetime gelmek, parti programlarını uygulamak, kısacası iktidar olma erkini ele geçirmek uğraşında olmaları da, varoluş nedenleridir.

Oysa gene biliyoruz ki, demokrasilerde siyasi partilerin iktidarı ele geçirmeleri; bir anlamda, çoğunluğun azınlık üzerinde bir egemenlik sağlaması anlamına da gelir. Ancak bu, demokrasilerde arzu edilen bir durum değildir. Dengenin sağlanması için düşünülen çözüm, güçlü bir muhalefetin de olması ve iktidarı denetlemesi sürecinde gizlidir. Bu, bir demokrasi dengesi olarak kabul edilir ve antik Yunan düşünürleri tarafından ortaya konulan demokrasi sürecinden günümüze kadar gelmiştir.

Modern demokrasilerde ise, bu dengeyi sağlamaya yönelik olarak, sivil toplum örgütleri de önemli bir işlev üstlenmiş durumdadır.

Gelişmiş ülkelerde, çeşitli gurupların bir araya gelerek oluşturdukları , ‘Sivil Toplum Örgütleri’ birer baskı gurubu olarak, yönetimlerin politika belirleme sürecinde etkili olmaktadırlar. Bu toplumsal örgütlenme, kimi zaman uluslararası bir nitelikte de olabilir. Tüm ulusları ilgilendiren ortak sorunlara karşı, ortak çözümler üretmek ve yönetimlerin bu amaçla dikkatlerini çekmek üzere kurulmuş uluslararası sivil toplum örgütleri de vardır. Ulusal sivil toplum örgütlerinin, diğer ulusların sivil toplum örgütleri ile iş birliği ve bilgi paylaşımı içine olmaları da kabul edilen bir davranış biçimidir. Nasıl ki, siyasi partilerin yabancı ülkelerin siyasi partileri ile görüş alış verişinde bulunmaları, konferanslar düzenlemeleri olağan karşılanıyorsa, bu örgütlerin de kendi benzeri yabancı sivil toplum örgütleri ile işbirliği içinde olmaları olağan bir süreçtir. Ancak, yabancı bir siyasi partinin bir başka ülkeye gelip, bir yerel partiyi desteklemeleri, belediye seçimlerini yönlendirmek üzere etkinliklerde bulunmaları nasıl egemenlik alanına saldırı olarak kabul ediliyorsa, yabancı bir ülkenin ya da uluslararası bir sivil toplum örgütünün de bir başka ülke de kendi çıkarları doğrultusunda, yerli işbirlikçileri ile oluşturacağı baskı grupları da egemenlik alanına saldırıdır.

1980 sonrasında toplumumuzda başlatılan “apolitizasyon” politikaları sonucunda, var olan sivil toplum örgütlerine ilgi azalmış, gündelik politikalarla uğraşmayan pek çok sivil toplum örgütü de bu uygulamadan etkilenmiştir. İsveç’te toplam nüfusun yedi katı oranında sivil toplum örgütü üyesinin bulunduğunu, yani bir İsveç Yurttaşının en az yedi derneğe üye olduğunu biliyoruz. Ülkemizde böyle bir araştırma yapıldı mı? Bilmiyorum. Bildiğim ise, benim de içinde bulunduğum Türk Hava Kurumu’nun bu günkü toplam üye sayısıdır ki, bu da; 35.314 kişidir.

Yetmiş milyonu geçtiği söylenen ülkemiz de, Atatürk’ün kurduğu, Cumhuriyetle yaşıt, her şeyi ile Ulusallık abidesi olan Türk Hava Kurumu’nun bu gün toplam üye sayısı ne yazık ki sadece 35.314 kişidir. Oysa bu rakam, 1928 yılında; 200.000, 1940 yılında ise; 500.000 kişidir. Bakın, 1940 yılı Türk Hava Kurumu Genel Kurulunda ( THK Kurultayı) yaptığı konuşmada, Konya Delegesi Dr. Osman Şevki Uludağ ne diyor. “ Raporda okuduğumuz veçhile kayıtlı aza (üye) mevcudu ancak yarım milyondan ibarettir. Bu yarım milyon vatani bir cemiyet için, zannederim çok azdır. 17 milyondan ibaret Türkiye halkı içerisinde 34’de birinin, daha yuvarlak bir hesapla %3’ünün Hava Kurumu’na aza olması, zannederim memlekette iyi bir propaganda yapılmamasından ve bu işlerin memleketin her tarafına layıkı veçhile (gerektiği gibi) yayılmamasından hasıl olmuş bulunuyor.

Memleketi icabında selamete çıkaracak ve onun müdafaasını temin edecek en mükemmel silahı yetiştiren ve memlekete bu türlü hizmette bulunan müessesenin (kurumun) başka tarzda çalışarak ve daha muvaffak (başarılı) yoldan yürüyerek nüfusu umumiyeye nazaran (genel nüfusa göre) hiç olmazsa aza adedinin üçte bir kadar bir yeküne yükselmesini istiyoruz. Eğer aza adedi bu miktara çıkmayacak olursa Hava Kurumu’muzun çalışmaları memnuniyet verici mahiyette olmayacaktır”

Sevgili blog’cular, ülkeye sahip çıkmak, onun değerlerine sahip çıkmakla olur. Sadece kurban bayramlarında deri bağışlamak ya da fitrelerimizi THK’ya vermekle bu sorumluluktan kurtulamayız.. Güçlü bir Türk Hava Kurumu için hepimiz el ele vermeli ve bu Atatürk mirası kurumu yüceltmeliyiz. Her kuruma üye olmanın bir bedeli olduğunu söylediğinizi duyar gibiyim. Türk Hava Kurumu’na da üye olmanın getirdiği bir ekonomik bedel elbette var. Bu bedel, bir paket sigara parasını geçmiyor. Yani THK’ya üye olmanın size yükleyeceği yük bir yıllık üç lira elli kuruş. Yanlış yazmadım 3 YTL, 50 YKRŞ. üyelik aidatı ödeyecek ve bir yıllık yükümlülüğünüzü yerine getirmiş olacaksınız. Tüm blog’cular haydi Atatürk kurumu, THK’ya üye olmaya…

Türk Hava Kurumu’nun sizin kentinizde ki şubesinin adres ve telefonlarını bulmak hiç de zor olmayacak sizin için. http://www.thk.org.tr/ adresinde , “şubelerimiz” sekmesini tıklayarak, ilimizi seçip gelen listeden kendi kentimizdeki, THK Şubesinin başkanının adını, telefon numarasını ve adresini bulabilirsiniz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Başka kurumlarla ilgili verdiğiniz örneklere ilişkin bir şey söylemem olanaklı değil. Çünkü o kurumların işleyişini bilmiyorum. THK, İçişleri Bakanlığı tarafından sürekli olarak denetlenmektedir. İhalelere ilişkin bir yosuzluk iddianız varsa, bunu şikayet etmenizi öneririm. Yolsuzluk bir ahlaksızlıkdır. İftirada bulunmakta öyle. THK Yönetim, Denetim, Disiplin Kurulu Üyeleri hiç bir isim altında hiçbir ücret almamaktadır. "Temsil Tazminatı" dediğiniz şey de buna dahildir. Dayatmacı yönetimler, sırf emekli asker olmadıkları için, "Ben yaptım oldu", " Çoğunlukla iktidar oldum. Rejimi de değiştiririm" derlerse demokrat olurlar. Sivil toplum kuruluşları yönetiminde emekli askerlerden bir kişi dahi görev alırsa bu antidemokratiktir. görüşünü Türk Kamuoyunun takdirine bırakıyorum. 27/28 Ekim de İnönü'de buluşuyoruz. Gelip kurumu daha yakından tanımak istemez misiniz ? Saygılarımla..

Talip Bölükbaşı 
 10.10.2007 19:32
 

Sayın Talip bey , aslında polemiği hiç sevmem. Tesadüfen okuduğum yazınızda THK'nun yönetim kurullarının oluşumun da gördüğüm yanlışlığı vurguladığım yoru muma verdiğiniz cevabın son cümlesiyle şahsıma niyet sorgulaması yapmanız, ne yazıkki sizinde nasıl bir demokrat olduğu nuzun göstergesi olmuştur. Sivil havacılığın çok geliştiği ülkemizde THK Üst Yönetimlerinde sivillerin hiç yer alamaması manidar değilmidir.Yoksa aralarında hiç uzman kişi bulunmamakta mıdır. THK Yönetim-Denetim kurulu baş kanlıkları,Başkan yardımcılıkları,ve Genel Müdürlüklerinin yüzde kaçı sivil olabilmiş tir.Bu nasıl bir demokratlıktırki; Üyelerinin Yüzde yetmişini Assubayların oluşturduğu OYAK've 50 yi geçkin İştiraklerinde bir tek Assubaya yönetimde yer verilmemek te, İnsanlar haklarını AİHM de aramakta dırlar.Ücretsiz verilen hizmet içinmi seçim lerde kulisler, birbirini yemeler yaşanmak ta.Personel alımları, İHALELER, harcama lar,TEMSİL tazminatları ,İTA amirliği için olmasın sakın. Saygılar

seref türkmen 
 09.10.2007 21:39
Cevap :
Sayın Türkmen, tesadüfen okuduğunuz yazımda gördüğünüz THK yönetim kurullarının oluşumunda gördüğünüz yanlışlığı vurguladığınızı söylüyorsunuz. Yazıyı yeniden okudum. Yazarı da olduğum yazıda böyle bir vurgulama görmedim. Niyet sorgulaması yaptığımı ve bununda benim nasıl bir demokrat olduğumun göstergesi olduğunu belirtmeniz, beni üzdü. Bir önceki yanıtımda yazdıklarımı araştırdınız mı? hala THK üst yönetiminde sivillerin hiç yer almadığından bahsediyor olamnız, bu konuyu araştırmadığınızı gösteriyor. Türk Hava Kurumu Yönetim Kurulu 11 Kişidir. Tamamı da sivildir. Emekli askerlerin sivil olmadığını söylüyorsanız; yönetim kurulunda 2 emekli asker, 3 kişilik Denetleme Kurulunda bir emekli asker bulunmaktadır. Disiplin Kurulunda ise, Hiç emekli asker yoktur. Ben de Çankaya Şube Başkanıyım ve Yönetim Kurulu Üyesiyim. Eskiden bende askerdim. askerliğimi topçu er olarak yaptım. Sizin "birbirini yemek dediğiniz" seçim yarışları, sadece kuruma olan sevginin bir tezahürüdür. ( Devam edecek.)  10.10.2007 19:07
 

Saygıdeğer Arkadaşım. Tüm iyi niyetinizle kaleme aldığınız THK nun günümüzde geldiği nokta , yönetim kurullarının oluşumu ve çalışma şekli, ne yazıkki bendede güven sağlayamamıştır. Yüce ATATÜRK'ün kurduğu TANK ve UÇAK fabrikalarının, ölümüyle hemen kapatılması ve 85 yılın artarak dışa bağımlı hale getirilmesi sırf siyasilerin basiretsizlikleriyle izah edilemez. En az onlar kadar üst düzey askerinde payı inkar edilemez. Zaman zaman İHTİLAL LERLE ülke gidişatına yön verebilecek GÖREV ve ETKİ' de olan KOMUTA kade mesi, Emekliliklerinde ise Süregelen süreçte OYAK' ın ADANA Çimento fabri kası YÖNETİM_DENETİM kuruluna varın caya kadar 50 yi geçkin ortaklık ve iştirakin , tüm Askeri VAKIF ların , hatta ADD dahil olmak üzere ,THK nunda yönetim- denetim Genel başkanlığı, baş kan yardımcılığı , Gen.Müdürlüğü hatta İl şube Başkanlıklarının ( 2006 yılı Karşıya ka Şb Bşk.E. Tuğgeneral Mehmet Yurda kan) E.Generallerde olması soru işaretleri doğurmuş, güvensizlik yaratmıştır.Say

seref türkmen 
 08.10.2007 1:42
Cevap :
Sayın Türkmen, Atatürk'ün kurduğu fabrikaları kapatanlar, bu gün Avrupa birliği çığırtkanlığı yapıyor. Askerler bu ülkenin insanları değil mi? Ben de THK şube başkanıyım ve yönetim kurulu üyesiyim. Asker değilim. Şu anda 11 kişilik THK yönetim kurulunda 3 emekli askere karşılık ülkemizin çeşitli yörelerinden meslekleri askerlik olmayan 9 üye bulunmaktadır. Sizin asker diye nitelendirdikleriniz emekli olmuş kişilerdir. Bu insanları toplum dışına itmek mi? demokratlıktır. Yoksa uzmanlık alanlarında yararlannmak mı? Bunu Türk Kamuoyunun takdirine bırakmak gerekir. İzmir Karşıyaka Şube Başkanı Emekli General Mehmet Yurdakan'dır. Ancak unutmamak gereken bir şey var. Sayı Yurdakan'da duyarlı bir yurttaş olamanın gereğini yapmış ve bir Atatürk kurumunda hizmet vermektedir. Kişilere "siz emekli askersiniz, sivil toplum kuruluşlarında görev alamazsınız" mı? Demek gerekiyor. THK'da görevlerin FAHRİ, yani ücretsiz yapıldığını da biliyorsunuzdur. ... Sorun üzüm yemek değil sanırım?Saygılarımla  08.10.2007 12:44
 

Sn. Akar' ın da sözünü ettiğini düşünceler yaygın gerçekten de halk arasında. Zamanın da çok daha yüksek olan üye sayınızın rakamsal düşüşü ile ilgili THK nun da mutlaka kendi içinde özeleştiriye gitmesi gerekir kanımca. Bir de halkın sivil toplum örgütlerine veya yardım kuruluşlarına olan güveninin sarsılmasın da en önemli etken zamanında yapılmış olan bağışların kötü niyetli kişilerce yanlış ceplere aktarılmasıdır takdir edeceğiniz gibi. En basitinden bir çok derneğin yardımlaşma derneği adı altında açılıp, sonrasında maalesef kumar oynanan kapalı mekanlar ötesine geçememesi ve kuruluş amacı dışında faaliyet göstermesi de kişilerin kurum ve derneklere olan güvenini sarsmıştır. Fakat tabii ki THK' nun bu dernek ve kuruluşlardan çok ayrı tutulması ve desteklenmesi gerekiyor. Dernekler konusunda yazmış olduğum bir yazı var eğer vaktiniz olursa onların nasıl işletildiğini çok daha açık görebilir ve halkın bu konudaki endişelerini daha iyi anlayabilirsiniz. Sevgiler.

Ayrıntıda gezinmek 
 20.04.2007 20:46
Cevap :
Muhterem Hanımefendi, Halk arasında söylentilerin çıkması, belli dönemlerde bazı sivil toplum kuruluşlarında yolsuzlukların olması, tüm sivil toplum kuruluşlerı için kötü bir ünlenmeye neden oluyor. Ne yazık ki bu böyle. Bunun üzerine bir de, Cumhuriyete karşı olmayı ve onun kurumlarına saldırmayı iş edinmiş karşı devrimcilerin propagandalarını koyarsanız, THK yı halka yanlış tanıtma süreci tamamlanmış oluyor. Antalya'da Yaşıyorsunuz. Sizden rica etsem, Antalya Şubemizi ziyaret edip, çakışmaları hakkında bilgi almak ister misiniz? Hatta üye olup, Yönmetiminde görev dahi alabilirsiniz. Derneklere ilişkin yazınızı mutlaka okuyacağım. Saygılarımla.  21.04.2007 11:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 182
Toplam yorum
: 1287
Toplam mesaj
: 348
Ort. okunma sayısı
: 2360
Kayıt tarihi
: 29.01.07
 
 

10 Kasım 1954 tarihinde doğdum. Sosyal Hizmet Uzmanıyım. Pilotum. (ultralight licence no:151)..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster