Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Eylül '07

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
2607
 

Ülkücü öğretmen (Mefkureci Muallim)

EĞİTİMLE İLGİLİ ROMANLAR (16)

ÜLKÜCÜ ÖĞRETMEN

(Mefkûreci Muallim)

Çeviren: Ali Haydar Taner

Mefkûreci Muallim kitabı, ilkokul öğretmenleri ve bilhassa köylere gidip çalışmak isteyen genç öğretmenler ve için yazılmıştır. Kitabı okuyan her bir öğretmen ve bilhassa köy öğretmeni, yapmakta olduğu işin büyüklüğünü, önemini daha iyi anlayacaktır. Vatanımızın binlerce köyü ve bunlarda yaşayan yüz binlerce köylülerimiz henüz İrfan ve medeniyet nurundan mahrumdur. Bu hakikat ülkücü öğretmenlerimizi korkutmamalıdır. Türk Milleti birçok alanda büyük adamlar yetiştirmiştir. Bunların büyük kısmı köylü ailelerden gelmiştir. Milletin aydınları, özellikle öğretmenler, milletin büyük adam olmaya müsait olan çocuklarını keşfederek, yetiştirilmelerine imkan hazırlamalıdır. Bu kitabın okunmasıyla maksat hasıl olmuş olacaktır. Köylerde okuma yazma bilmeyen kimsenin kalmaması için öğretmenler, köylere kadar giderek eğitimi yayma vazifesini yerine getirmiş olacaktır.

Romanın Edebi Özeti:

Moskova Üniversitesi’nin henüz genç sayılabilecek olan matematik profesörü S. A: Raçinski, üniversitedeki kürsüsünden çekilerek Rusya’nın Smolenska Eyaleti’nin Tatevo Köyün’de öğretmenliğe tayin edilmek için dilekçe verir. Çevresindeki tüm insanların karşı çıkmasına rağmen kararından vazgeçmez. Geniş bilgilerinin sayesinde halk yığınları arasında örtülü kalmış olan yeni istidatları keşfetmek, kör olan milletinin gözlerini açmak, milletin kafasındaki karanlığı yırtmak, doğduğu büyüdüğü köyde bir irfan meşalesi olmak için sahip olduğu kariyerinden vazgeçer. Köye gider, karşılaştığı olumsuzluklara, hareketlere rağmen çalışmasını sürdürür. Çamur altında kalan elmasları, zümrütleri gün yüzüne çıkarır. Köylünün de sevgisini, saygısını kazanır ve köyden bir çok büyük adam yetiştirir.

Romanın Eğitimin Öğeleri Açısından İncelenmesi:


I. ÖĞRENCİ


S.A Raçinski, okullara devam eden fakat bir şey öğrenmişse, onu da papağan gibi ezberleyerek öğrenen çocuklarla karşılaşır. İşlenmemiş milyonlarca hektar arazinin çorak halde bulunması gibi, köylerde de böyle dimağlar vardır. Halk kitlesinin ruhunda gizli duran servetler vardır. Raçinski, köydeki çocukları, çamura batmış elmas gibi kabul eder. Karşılaştığı çocuklar, kesik cümlelerle konuşan korkak, çekingen çocuklardır. Onun öğrencileri, ellerini, yüzlerini yıkamadan okula gelen çocuklardan oluşur.


II. ÖĞRETMEN


S.A. Raçinski; bilim aleminde büyük şöhret kazanmış ve kaleme aldığı matematik kitaplarının bir çoğu Rusça’sı ile birlikte Fransızca, Almanca ve İngilizce tercümeleri yayınlanmış eserleri olan biridir. Raçinski kendinden önce gelmiş olan matematikçilerden hiçbirinin mevcudiyetinden bile haberdar olmadıkları yeni birtakım kuramlar ortaya atmıştır. Raçinski, Moskova Üniversite’sinin matematik profesörüdür. Duyduğu, büyüdüğü köye hizmet etmek için sahip olduğu kariyerinden vazgeçer. Kendisi, keskin bir zekaya, geniş ve derin bir bilgiye sahiptir. Öğretmenlik işinde gerçekten bir sanatkardır. Profesörün ruhu, fikri, ders anlatması canlıdır. Üniversitede sınıfları ya da konferans verdiği salonlar tıklım tıklım dolu olur. Raçinski’ ye göre milletin kafasındaki karanlığı yırtmak için deniz feneri kadar ışık saçan fenerler, projektörler lazımdır. Raçinski, köyünde bir irfan meşalesi olmak isteyen idealist bir öğretmendir.


Öğrencilerini kazanmanın yolunu, yöntemini çok iyi bilen bir eğiticidir. Onları tatlı diliyle kolayca etkiler. Köye ilk geldiğinde halk onu düşmanca karşılar. Ona ne paraca ne de başka yönden yardım yapılır. Köylüler, ona önyargıyla yaklaşır, çocuklarını okutmak istemez. Raçinski sabrından, ümidinden, inancından hiç taviz vermez. Derin bilgisiyle birlikte adam yetiştirmeyi de çok iyi bilir. Raçinski, hakiki maksadı hiç kimse tarafından anlaşılmamış, yalnız kendi işine iman ve itikadı tam olan bir adamdır. Öğrencilerine o hep örnek olmuştur. Öğrencilere aşılamak istediği davranışı önce kendi yapar, öğrenciler de onun arkasından kendi istekleriyle davranışı yapar. Köyde aylarca, yıllarca çalışır. Her teşebbüsünde her zaman muvaffak olamaz. Ülküsü büyüktür, bununla birlikte yenilmesi gereken zorluklar da büyüktür. Çoğu zaman acılar duymasına rağmen sabır ve tahammülünden bir şey kaybetmez.


III. BİNA-ARAÇ-GEREÇLER


Köyde okul binası vardır, vaktiyle bu bina yapılırken Raçinski kendi arazisi içinde bulunan ormandan lüzumundan fazla ağaç kestirilmesine müsaade etmiştir. Fakat o zaman yapılmış olan bu güzel bina bakımsız hale gelmiştir. Aslında okul binası büyük ve aydınlıktır. Önce güzel olan bina, sonra bakımsızlıktan kötü bir hal alır. Senelerden beri önüne atılan süprüntüler binanın önüne yığılır. Okulun dışı gibi içi de temiz değildir. Raçinski sınıfa ilk girdiğinde masasını temizler, düzenler ve süsler. Öğrenciler, Raçinski’den etkilenerek temizliklerine okulda, sınıfta, evde dikkat eder.


IV. EĞİTİM PROĞRAMI


Bataklık bir zemin üzerine dayanıklı binalar yapılmayacağı gibi sarhoş bir milletin hayatını sağlam ve dayanıklı temellere istinat ettirmek mümkün değildir. Islahat işine ilk önce milleti ayıltmakla başlanmalıdır. İhtiyarları bu yoldan döndürmek belki mümkün değildir. Onlar kendilerini alkolle zehirlemiştir. Çocukları ve gençleri bu beladan korumalı, sağlam ve ayık bir nesil yetiştirilmelidir.


Raçinski, köy okulunun programına beden idmanları ile birlikte, ruhu kuvvetlendirme idmanları da koymuştur. Raçinski’nin okulunda her gün bir takım oyunlar tertip edilir. Oyunlar top tepmesinden ibaret olmayıp, zihin sporlarından ibarettir. Raçinski birkaç yoldan çözülen meselelerin, en kolay çözme yolunu öğrencilerine öğretir. Onları, hesapları zihnen çözmeye teşvik eder.


V. ÇEVRE


Raçinski köye geldiğinde köylüler onu deli diye nitelendirir. Onu düşmanca karşılar, ona yardım etmezler. Raçinski köylülerin hakaretlerine maruz kalır. Köyde içki içmek, sarhoş olmak milli bir adettir. Erkekler gibi kadınlar da içki içer, çocukları da sarhoş ederler. Mesela eve bir misafir geldiği zaman ona içki ikram etmemek ayıp sayılır. Milletin gözü kördür. Karanlık içindedir. Evleri dar, karanlık, nemlidir. Pencereleri küçük, tavan soğuk ve iğrençtir. Erkeklerin kadınlara da muamelesi, hayvanlara yapılan muameleden farklı değildir. Zamanlarını boş işlerle, dedikodularla, kavgayla geçirir. Milletin cahilliği, aptallığı, kocaman bir okyanus gibidir. Halk kütlesi kaba, tembel, içki düşkünü, medeniyetsizdir. Zalim ve namussuzdur.


Romanın Değerlendirilmesi:


Bu kitap, ilkokul öğretmenleri ve bilhassa köylere gidip çalışmak isteyen genç öğretmenler için yazılmıştır. Kitap okunduğu zaman, öğretmen adaylarının yapacağı işlerin büyüklüğü ve önemi daha iyi anlaşılmaktadır.


Ülkemizde binlerce köy ve bu köylerde yaşayan yüzbinlerce köylümüz henüz irfan ve medeniyet nurundan mahrumdur. Aslında bu durum öğretmenleri, öğretmen adaylarını korkutmamalıdır. Aksine daha fazla çaba göstermelidir. Zorluklardan kaçmak yerine, zorlukların üzerine gidilmelidir.


Raçinski’nin dediği gibi “Öğretmenler elmas arayıcılarıdır”. Milletin ruhunda gizlenmiş olan istidatları gün yüzüne çıkarmaları gerekir. Keşke her öğretmen Raçinski gibi olsa. Moskova Üniversitesinde matematik profesörü olan Raçinski sahip olduğu kariyerini, elindeki tüm olanakları, fırsatları bir kenara bırakarak kendini, milletine adamış ve milletine hizmeti baş gaye edinmiştir. Kariyerin, paranın en önemli olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Kim böyle bir fedakarlık yapar ki? Ülküsü uğruna, her şeyden vazgeçmek her insanın harcı değildir. Eserde, S. A. Raçinski’de bunun en güzel örneğini görülmektedir.


Sonuç:


Raçinski, köy okulunda on yıldan fazla çalışmış, son sınıf öğrencilerine on iki defa diploma dağıtmıştır. Karşısına çıkan bir çok engeli devirmiştir. Okuttuğu öğrencilerin yavaş yavaş yetiştiklerini, canlı çiçeklerinin yavaş yavaş açıldıklarını görünce profesörün sevinci artmıştır.


Raçinski altı ay-bir sene çocuklarla meşgul olduktan sonra çocuklar; edepli, terbiyeli olur, dilleri çözülür, yüzleri gülerdi. Zekasıyla Raçinski’yi hayrete düşüren çocuklardan biri köy okulundan sonra liseyi bitirdi. Petersburg’taki Güzel Sanatlar Akademisinde tahsilini tamamlamıştır. Bu çocuk Rusların en büyük ressamlarından biri olmuştur. Diğeri meşhur bir bakteriyolog olarak yetişmiştir. Paris’e gönderilmiştir.


Köyden bir çok mühendis, makineci, doktor çıkmıştır. Çocuklardan biri profesör olmuştur. Öğrencisinin biri de papaz olmuştur. Profesörün başarılarından Moskova uzun uzadıya bahsetmeye başlayınca; muhalifler Raçinski’nin yaptığı işin büyüklüğünü anlamaya başladılar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Köyde öğretmenlik yapmak isterdim.
Ama o kadar çok şey yapmak isterdim ki bir ömüre sığmıyor.
Sevgiler

Tamer KAPLAN 
 16.09.2007 13:12
Cevap :
Merhaba Tamer Bey. İlginize çok teşekkür ederim. İlla ki "Köyde öğretmenlik yapmanız" gerekmiyor. Yazdıklarınızdan, birşeyler yaptıklarınızı anlıyorum. Tabi ki Raçinski olmak öyle kolay değil. İtalyanların, yetişkinler için açtıkların okulların kapısında "Hiç bir zaman geç değildir" yazıyormuş. Şu anda Adana'da olsaydınız, "buluşlar" ile ilgili çalışmalarınızdan bahsetmeniz için sizi, sınıflarıma götürür ve yaptıklarınızı öğrencilerime anlatmanızı isterdim. Esenlikler diler, selam ve saygılarımı sunarım. 16.09.2007. Şemseddin Koçak.  16.09.2007 13:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 425
Toplam yorum
: 282
Toplam mesaj
: 98
Ort. okunma sayısı
: 2892
Kayıt tarihi
: 06.12.06
 
 

Gazi Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Eğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster