Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Temmuz '07

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
1257
 

Uludağ'ın keşfedilmeyi bekleyen gülleri

Uludağ'ın keşfedilmeyi bekleyen gülleri
 

Uludağ’ın zirve eteğindeki küçük dereleri kenarınca dizilmiş turuncu güller öğle sonrası güneşinin altında hafif dağ meltemi ile dans ediyorlardı. Başlarını, kendi dilince hafif çağıltılı bir türkü tutturmuş olan derenin billûr suyuna uzatarak salınıp duruyorlar, derenin akışına eşlik ediyorlardı. Açıkcası Uludağ’da böylesine güzel turuncu gülleri görmek aklımızdan ucundan geçmemişti. Şanslı olmalıydık.

Gül derken hepimizin yakından bildiği, bahçemizin bir köşesinde yetiştirdiğimiz, çiçekçilerden satın alıp eşe, dosta, sevgiliye verdiğimiz kırmızı, beyaz, pembe veya sarı güllerden söz etmiyorum. Çiçekçilerin dahi tanımadığı; çiçekler dünyasının çalı şeklindeki dikenli güllerinden olmayan güllerden söz ediyorum. Açıkçası benim de ilk kez Uludağ’da gezinirken bir derecik kenarında gördüğüm turuncu çiçekli otsu güllerden söz ediyorum. Uludağ’ın 2. Gelişim Bölgesi’nde Çobankaya’ya doğru uzanan vadi boyunca akan küçük dereciğin kenarında rastladığımız bu turuncu renkli çiçekler birer “Geum coccineum” idiler.

Bilimsel olarak gülgiller ailesine ait geum’lar 50’ye yakın türü olan çok yıllık otsu bir bitki cinsidir. Genelde drenajı iyi ancak suyu bol topraklar ve güneşli alanlarda yetişen geum’lar Avrupa, Asya, Amerika, Afrika ve Okyanusya dâhil hemen her kıtada rastlanan türlere sahiptir. Bildiğimiz ve severek yediğimiz çileklerle yakın akraba olan geum’ların beyaz ve parlak sarı renkli çiçeklileri yaygın durumdadır. Ancak Uludağ’da da yetişen ve çiçekleri kızıla çalan turuncu renkli geum’lara ülkemizden başka yalnız Arnavutluk, Bulgaristan, Yunanistan, eski Yugoslavya, Güney Rusya ve Kafkaslar’da rastlanıyor. Bu ülke adlarından da anlaşılacağı üzere, bu bitkiler tipik birer Balkan-Kafkas bitkisidirler. Ülkemizde ise Uludağ ve Doğu Karadeniz Dağları’nda bulundukları belirtilmektedir. Çok az tanınıyorlar. Bu nedenle yerli ve yabancı kaynaklarda haklarında yeterli bilgiye rastlanmıyor. Entrez ve bağlantılı genomik ve proteomik veritabanlarında da herhangi bir kayda rastlamak mümkün değil. Sadece taksonomik, yani bitkisel sınıflamada yeri, bilimsel künyesi olan bir bitki durumunda olduğundan edindiğim bilgileri paylaşmak istiyorum sizlerle.

İncelememe göre, belli belirsiz tüylü gövdeleri yetiştiği yerin toprak, su ve güneş durumuna göre 15-25 cm kadar boylanabiliyor. Sürekli yeşil kalan ve ebegümeci yaprağına benzeyen yaprakları kenara yakın, derin dilimli olmayan 5 lobdan oluşuyorlar. Yaprak kenarları kör testere dişlerine benzer şekilde düzensiz dişli şeklindeler. Cazibeli turuncu çiçekleri beş taç yaprak ve ortasında çok sayıda daha açık renkli erkek ve dişi organlardan oluşmaktadır. Gövdelerinin uç kısmında çoğunlukla 1-2 adet olmak üzere birkaç adet çiçek bulunmaktadır.
Geum’ların genelde düğünçiçekleri (ranunculus) ile birlikte karın kalkmasından sonra Nisan veya Mayıs aylarında çiçeklendikleri bilinmektedir. Ancak su kenarlarında ve bataklık civarlarında yaşayan türlerinin tüm yıl boyunca çiçeklenebildikleri belirtilmektedir. İçerdikleri bazı acı ve zehirli maddeler yüzünden hayvanlar tarafından otlanılmadıkları söylenmektedir. Su kenarlarında olması nedeniyle bazı kelebeklerin larval gelişiminde besin kaynağı olarak kullanıldığına ilişkin kayıtlara rastlanmaktadır.

Uludağ’ın bu turuncu güzellerinin ülkemizdeki durumu ve Türkçe ismi var mı diye epeyce araştırdım. Maalesef hiçbir bilgiye ulaşamadım denebilir. Batı dillerinde İngilizce karşılığı “red fever”, “scarlet red” veya “red scarlet” olan isimleri var. Türkçe’ye “kızıl ateş”, “skarlet kırmızısı”, “kızıl skarlet” gibi çevirebiliriz. Skarlet veya geum demek çok anlamlı ve belirleyici olmayacağına göre onlara Türkçe isim bulmak da gerek bir bakıma. Çünkü bu güzel çiçek en çok Türkiye'de bulunuyor sanıyorum. Ona biz isim vermeyeceksek kim verecek? Genelde doğa yürüyüşlerinde tanımadığım bir bitki ile karşılaştığımda onlara kendimce isimler takarım. Uludağ’da dere kenarında uzanıp onları izlerken de birkaç isim geçti aklımdan: “Uludağ güneşi”, “güneş güzeli”, “Uludağ kızılı” gibi. Kim bilir belki de bu güzel çiçeğin onlarca yerel adı vardır. Bilmekten mutlu olcağım.

Haziran sonunda Uludağ’da bir derecik kenarında şans eseri görmüş olduğum bu çiçeğe güzel, nadir ve ülkemize de özgün bir gül olması nedeniyle bu günlüğe konu oldu. Umarım onu az da olsa tanıtabilmişimdir. Uludağ’a Haziran ve Temmuz aylarında giderseniz dere kenarlarında yürüyün. “Uludağ güneşi” ile karşılaşmanızı dilerim. Benden de selam söyleyin.

Fotoğraf: Geum coccineum, Uludağ, Bursa, Haziran 2007
Geum görüntüleri için Uludağ Güneşi galerime ulaşabilirsiniz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bloglar çoğalınca yetişemez oluyor insan. Bu güzel doğasever yazınız için de kutlarım. keşke biz de görebilsek...selamlar.

Ezgi Umut 
 24.10.2007 3:07
Cevap :
Teşekkür ediyorum. Umarım bir gün görürsünüz. Selam ve sevgiler  24.10.2007 9:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 32
Toplam yorum
: 79
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 2110
Kayıt tarihi
: 23.05.07
 
 

çevre ve ekosisteme gönül vermiş, doğada dolaşan, doğayı seven ve doğanın dilini öğrenen ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster