Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ocak '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1483
 

Uludere Kaymakamı

Uludere Kaymakamı
 

Naif  Yavuz'la kendisi daha öğrenciyken tanışmıştım. Babası' nın yanına uğradığında, kardeşimle aynı okulda okuduğu için benimle de tanışmak istemişti. "Mahcup doğulu" haliyle aklımda kalmıştı bugüne dek. Daha sonra kaymakamlık sınavını kazandığı kardeşim anlatmıştı. Atamalarda ise Uludere'ye gönderildiğini duyunca iki husus aklıma gelmişti.

Birincisi Doğulu bir vatandaştı ve bölge insanıydı. Geçilen bu kritik dönemde o yöreyi anlayan biri olarak faydalı olabilirdi.

İkincisi ise "torpilsiz biri olarak başka nereye verilebilirdi ki" diye içimden geçirmiştim.

Uludere Kaymakamlığının internet sitesini incelediğiniz zaman neler olduğunu anlayabiliyorsunuz. Daha birkaç gün önce aynı köyde halı saha açılışı yapan Kaymakamın, İlçesine hakim olduğu, husumetleri ortadan kadırmak için çaba sarfettiği, sürekli kardeşliğe, beraberliğe vurgu yaptığı konuşmalarını, sitede görebiliyorsunuz. Zaten 35 insanın ölümüyle ilişkilendirilemeyen Kaymakamın dayak yemesinin esas sebebi;  İlçeye Devletin temsilcisi olarak kendini sevdirmesi sanırım. Bu durum orada devlet düşmanlığı ile rant elde edenlerin biraz zoruna gitmiş. Eminim ki bu saldırganlar, sırf gelen Devlet temsilcilerine saldırılması hususunda görevlendirilmişlerdi.

Allahtan Kaymakam işi ucuz atlattı. Çünkü orada yaşanabilecek can kaybı, adeta Devletle Bölge halkı arasında bir kan davası doğururdu. Belki de amaçlanan buydu. Tabii bu durumda Hasip Kaplan ömür boyu Milletvekilliğini garantilerdi!  Adamın o kadar gözü kararmıştı ki "Buraya Devlet Temsilcisi gelmesin, öldürülebilirler" diyebiliyordu. Kendisi de bu Devletin bir temsilcisi, parçası olduğunu hiçe sayıyor, ateşe suyla değil, körükle gitmeyi kendine kar sayıyordu.

Devletin üç Bakanı da gayet güzelce gidip taziyelerini sundu, ikram edilen yemeklerini yedi ve kimseye de bir şey olmadı. Hasip Kaplan da "korktular gelemediler" diyecekken yutkunmak zorunda kaldı. Ben işin sıcaklığı geçtikten sonra Başbakanın da bölgeye gideceğini sanıyorum ki O Bölgeyi kazanmak adına yapılması gereken de bu sanırım. 

Doğuda Devlet adına görev yapmak zordur. Her hareketiniz kullanılabilir, sizin umursamadığınız her durumunuzdan vazife çıkaran birileri sizi zor durumda bırakabilir. Bu bölgelere çalışkan, isteyerek işini yapabilecek, " nereden düştüm buraya" psikolojisine girmeyecek insanları, şartlarını da iyileştirerek göndermek şart.

Ankara'da, Kayseri'de, İstanbul'da, Trabzon'da milliyeçilik yapmak çok kolaydır. Milliyetçiliğin, vatanseverliğin hakkını verenler ise: Naif Yavuz gibi Uludere'de bile "Ben görevime döneceğim, hizmet edeceğim" diyebilenler; elektriği, telefonu olmayan köylerde öğretmenlik, hemşirelik, doktorluk yapanlar; adı geçince bile ürkülen yörelere su, yol götürmek için çalışan mühendisler ve tüm bu vatana borçlu olduğunu bilerek çalışanlardır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 164
Toplam yorum
: 102
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 659
Kayıt tarihi
: 21.10.10
 
 

İnşaat Mühendisiyim, olaylara anlık değil öncesi ve sonrasıyla bakmaya çaba gösteririm. Dağ havas..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster