Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Mayıs '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1146
 

Uludere olayı AKP!

Öyle anlaşılıyor ki ne sayın başbakan ve ne de AKP hükümeti'nin Uludere'de yaşanan katliamdan dolayı özünde Kürt halkından, genelde Türkiye halklarından  dil ucuyla da olsa bir küçük "özür" dilemeye niyeti yok gibi.

28 Aralık 2011 akşamı çoğu daha reşit dahi olmamış 34 Kürt genci TSK'ya ait jetlerce dakikalarca bombalandı, bu çocuklarımızın paramparça olmuş bedenleri taşlardan, kaya parçalarından kazıtılarak battaniyelere doldurulup katırların sırtına yüklenip toprağa verildi; ne yazık ki devlet ne cenazelerin defninde ve ne de acıların paylaşımında yoktu o biçare insanların yanında.
Yaşanan bu vahim ve utanç verici olayın üstünden nerdeyse altı ay geçmesine rağmen hala olayın üzerindeki sis perdesi aralanabilmiş değil, bırakın olayın sorumlularının yargının önüne çıkartılmasına, bu olayın izini süren kişiler, siyasi partiler ve gazeteciler "hainlik" gibi ağır bir ithamla suçlanmaktadırlar.
Ne büyük bir acıdır ki ülkenin en büyük sorunu olan" Kürt sorunu" adına iki sene öncesine kadar umut vaad edecek girişim ve çabalarda bulunan iktidarın bu gün geldiği nokta anlaşılabilir değil.
Sayın Başbakan'ın Uludere üzerinden siyaset yapanlara ve özellikle BDP 'ye karşı akla ziyan sözler sarf etmesi ne sorunun varlığını ortadan kaldırır ve ne de kendi dönemlerinde işlenen bu büyük katliamın hafızalardan silinmesine yetmiyor ne yazık ki.
Hadi diyelim BDP VE CHP bu işi altı ay boyunca gündemde tutarak AKP iktidarına karşı bir komplonun peşindeler, hadi diyelim birileri bu işten nemalanmak istiyor ama akıl ve vicdan sahibi herkesin şu soruyu kendilerine sorabileceğini nasıl merak etmez sayın başbakan "28 Aralık 2011 akşamından bu güne neden hala kamuoyuna olayın suçluları hakkında sağlıklı bir bilgi verilemiyor, o koruduğunuz, kol kanat gerdiğiniz istihbarat teşkilatı böyle aleni işlenmiş büyük bir olayı aydınlatmaktan aciz mi?" değil elbette, çok muhtemeldir ki olayın içinden başka vahim olaylar çıkacaktır; tıpkı "matruşka" gibi, bakalım matruşkanın en merkezinde kim var , doğrusu bütün Türkiye toplumunun merak ettiği de budur.
Uludere çok yazıldı, çok  çizildi ve daha çok ta yazılıp çizilecek, devlet bu nobran ve gururlu hali ile olayın mağduru acılı ailelerinden ne özür dileyecek gibi ve neden vicdanları rahatlatacak bir çaba içinde görünmüyor gibi.
Uludere gibi bir vahim hatanın örtbas edilmeye çalışılması, olayı farklı mecralara çekip yorumlamaya ve unutturmaya çalışılması olsa olsa bu çaba içinde olanları bir girdaba sürükler.
Özellikle de son olarak sayın başbakanın İstanbul'da AKP'li kadınlara seslenirken Uludere ve Kürtaj ikilemini bir araya getirebilme gayret ve çabası iktidar için olayın nasıl kontrolden çıktığını ve deyim yerinde ise freni patlamış bir kamyon misali nasıl büyük bir tehlike arz ettiğini görmek için fazladan bir çaba sarf etmeye gerek yok.
Kürt sorununda umut bağladığımız ve doğrusu bu konuda cumhuriyet tarihinin en gayretkeş iktidarı dediğimiz AKP Uludere olayı ile özellikle Kürtlerde ve demokratik kesimlerde büyük bir hayal kırıklığı yaratmış durumda.
On yıllardır bölge ve ülke genelinde devam eden düşük yoğunluklu bir savaşın bitirilmesi adına bu gelinen olumsuz noktaya rağmen hala sayın başbakana ve onun vicdanına inanmak istiyoruz; umuyor ve inanmak istiyoruz ki Uluderenin üzerindeki karanlık perde bir an önce aralanır ve Türkiye toplumu olarak biz de rahat bir nefes alırız.
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 166
Toplam yorum
: 82
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 519
Kayıt tarihi
: 02.09.09
 
 

Batmanın Beşiri ilçesinde doğdum, Mersinde yaşıyorum, edebiyata ilgi duyuyorum, yerel ve ulusal d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster