Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Haziran '19

 
Kategori
Dil Eğitimi
Okunma Sayısı
36
 

Ulus Dilimiz

Her kişi kendi diliyle düşünür; olayları, sorunları yine kendi diliyle açıklayabilir. Bu gerçek, insan doğasının bir zorunluluğudur.

Bunun için Türkçenin başarıyla kullanıldığı, kişinin dil yeteneğini geliştiren Türkçe metinler seçilmeli. Metinden yola çıkıldığında birey “anlama” yeteneğini geliştirirken “anlatma” becerisini de kazanmış olur. Bu metinler, kişinin kendine özgü yargılara varmasını sağlar.

Birey, düşündüğünü, gözlediğini, yaşadığını sözlü ve yazılı anlatımla yaşama geçirir. Sözlü ya da yazılı anlatım, kişinin anadilini kullanarak tümce kurmasını, bir başkası konuşurken dinlemesini, metni okurken noktalama işaretlerine uyarak vurgulama ve tonlamaya özen göstermesini kavratır.

Türkçe sesçil bir dil olduğundan anlaşılması kolaydır. Türkçe, yalın, özü biçimine, biçimi özüne uygun bir dildir. Bu kolaylığı başarabilmenin yolu kuşkusuz anadili bilincinden geçmektedir

Günümüzde anadilini kullanabilmek becerisini kazanmak gerekliliği herkes için bir zorunluluk olmuştur. Sözlü ya da yazılı anlatımda buna özen göstermek ulusal bir görev olarak durmaktadır.

Ulus dilimiz Türkçeyle anlatımı kavradığımızda önce ulusal sınırlarımız içinde ulusal dirliğimiz ve birliğimiz için önemli bir adım atmış olacağız. Çünkü toplumumuzun ortak anlaşma dili Türkçe bizleri yakınlaştırarak kolayca anlaşmamızı sağlayacaktır.

Türkçe, ortak duygular, düşünceler oluşturarak ulusal birliğimizi sağlayan en önemli öğedir.Türkçe, gelişmiş bir yazı dili olarak ilk kez Orhun Yazıtları’nda yazıya dönüşmüştür. Tarih boyunca birçok Türk boyu değişik diyeleklerle Türkçeyi yaşatmıştır.

Türkiye Türkçesi, ulusal başkaldırının bir boyutu olarak 20. yüzyılın başlarında Ziya Gökalp, Ömer Seyfettin, Ali Canip Yöntem’in Genç Kalemler dergisini çıkarılmasıyla somutluk kazanır.Bu dergiyle Türkçeye dönüş, Türkçe düşünüş başlamış olur.Onların ”ulusal dil, ulusal yazın” anlayışını savunmaları ulusal yazın akımının yaygınlaşması sonucudur.

(Atilla Özkırımlı,Tarih İçinde Türk Edebiyatı, s.283 / Türk Dili , Dil ve Anlatımı)

Türkçe düşünmek, Türkçe anlatmak zorunluluğu “Türkçe giderse Türkiye gider.” (Oktay Sinanoğlu, Hedef Türkiye) gerçeğinden kaynaklanmaktadır.

“Türkçe; düşüncemizin, duyarlılığımızın, dünyayı algılama, yorumlama gücümüzün toprağıdır. Kendi diliyle yaşama bakamayan toplumun özgür olması,bağımsız olması düşünülemez.”
( Mehmet Başaran, Çağdaş Türk Dili, Nisan 2002)

Atatürk, “Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli kültürdür.” özdeyişinde güzel duyularla bezenmiş; anlama, anlatma becerileri edinmiş; uluslaşma yolunda yurttaşlık bilincine ulaşmış kişilerden oluşan bir toplumu yaratmayı bizlere görev olarak veriyor.
 

ETEM SEVİK, ybk bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1064
Toplam yorum
: 308
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 702
Kayıt tarihi
: 24.03.12
 
 

Türkay KORKMAZ, umuda yolculuğu ertelemez. Mermeri delenin damlanın sürekliliği olduğunu bilir. Y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster