Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Nisan '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
369
 

Ulusal egemenlik mi? Ulusal güvenlik mi?

Ulusal egemenlik mi? Ulusal güvenlik mi?
 

Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramının kutlandığı bu günlerde; hiç tartışılmaması gereken çok önemli şeyler tartışılır olması elbette üzücü. Biz tarihler boyu hep şekilci bir toplum olarak yaşadığımız içindir ki bayramlarımızı bile şekilcilikten öte gitmeyen birer seramoni haline sokup öyle kutlarız.’23 Nisan” tarihi toplumsal yapımızda bir dönüm noktası olmasına karşın, çocuklarımızın eğlenmesine imkan tanıyan birer şenlikmiş gibi kutlanıyor. Bunun da bayramın özüne karşı olanlara bir fırsat doğmuşçasına eğlenceler tertiplenmesini garipsememek elde değil. Oysa burada gözden kaçırılmak istenen şey Ulusal Egemenlik boyutudur. Osmanlıdaki saltanatın yerine; Cumhuriyetle birlikte Milletin egemenliğini hakim kılmak için “Millet Meclisi “kurulmuş işte bu meclis egemenlik hakkını millet adına kullanmaya yetkili kılınmıştır.İşin özü de buradadır. Ulusal önder Atatürkün bu günü Çocuklarımıza armağan etmesi de manidardır. Yani asıl burada vurgulanmak istenen şey Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza büyük görevler yükleme amacı taşıdığını gözden kaçırmamak gerek.

Hal böyleyken günümüz iktidarı bilinç altındaki Osmanlı hayranlığı nedeniyle Ulusal egemenliğimizden ödünleri pervazsızca verirken, diğer yandan ABD’nin Büyük Ortadoğu projesinde onun yanında tavır koyarak Ulusal Güvenliğimizi de tehlikeye atmakta bütün bu hengamenin içinde ülke genelinde her türden gizli istihbarat örgütleri (CIA;MI5, MOSSAD, ...) cirit atmakta hatta birçok olayda belki de perde arkasından işler çevirmekte gel gör ki Geçmişte solcuların WC’ye gidişlerini bile istihbarat raporlarına yazacak kadar dikkatli rapor düzenlemiş olan ülkemiz istihbarat teşkilatları bu konuda ne yapıyorlar bilinmez. Hala kendi iç çelişkileriyle mi uğraşıyorlar anlamak zor. Bu hır-gür içinde “Ulusal Güvenliğimiz” kimlere emanet etmemiz gerek ? Bu ülkede yapılan her ankette en güvenilir kurum olan ülkenin belki de tek düzenli ve derli- toplu kurumu olma özelliğini kaybetmemiş Silahlı Kuvvetleri siyasi çekişmelerin içine çekerek yıpratmaya çalışma hatta gelecekteki genel kurmay başkanı görevini birilerine kaydırma hesapları yapılarak hedeflenenlerde hesaba katılınca ülkede “ulusal güvenlik “sorunu daha yakıcı hal almakta. Ancak bütün bunları fırsat bilen “Sertlik Yanlıları” tam da bu sırada “Terörle Mücadele Yasası” adıyla hiç de demokratik toplumlara uymayan yeni yasayla toplumu cendere içine almayı amaçlıyorlar.

Bizim toplumumuz demokrasi deneyimimizin fazla olmamasından kaynaklı; her hazırlanan yasa “Bir reaksiyonun” ifadesi olarak toplum yaşamına girmekte, sonuç itibariyle de bir çok tahribat yapıp, demokratik toplumsal gelişmemizi bir süre tahrip ederek çıkıp gidiyorlar. Biz hiç toplumsal dokumuza açılım sağlayacak yasalar yapamayacak mıyız?

Bir Savcı çıkıyor “12 Eylül” yargılanmalı diye işlem yapıyor en kısa sürede görevden alınıyor. Başka bir Savcı çıkıyor çeşitli rütbeli askerlerin bazı olaylarla ilgili yargılanmaları gerekir diyor hemen bir süre sonra “Meslekten ihraç” ediliyor. Demokrasilerde her şey konuşulabilmeli, her şey tartışılabilmeli yeter ki “ silahlı eyleme” dönüşmesin. Demokrasi bu değilse nedir, yoksa birileri için demokrasi işlemez Mi?

Bir toplumda Ulusal Egemenliğin de, Ulusal Güvenliğinde temelinde demokrasi yatar, ancak demokratik toplumlar kendi güvenliklerini ve ulusal egemenliklerini sağlamakta yetkin olurlar yoksa her şey sadece göstermelik olur. Bu da sadece bir tiyatro sahnesinde oynanan oyun gibidir. Seyredersiniz bir süre sonra oyun biter herkes evine gider. Bizim bu ülkeden başka bir ülkemiz yok, geleceğimizi heba etme lüksümüzde yok. DEMOKRATİK BİR ÜLKEDE; ULUSAL GÜVENLİĞİMİZ TEHDİT ALTINDA OLMADAN Ulusal egemen bir toplumun yurttaşları olarak yaşamak arzusundayız

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 45
Toplam yorum
: 49
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1285
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Düşünmeyi ve yazmayı çok severim. Yaşama ilişkin çelişkileri görmekte ısrarlıyımdır. Muhalif olmaya ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster