Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Eylül '18

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
77
 

Ulusal Güvenlik ve Sosyal Demokrasi Kavramı

Ulusal Güvenlik ve Sosyal Demokrasi Kavramı
 

Türkiye Cumhuriyeti, CHP'nin ilk genel başkanı Büyük Atatürk'ün liderliğinde kuruldu. İlk çok partili serbest seçimlerin yapıldığı 1950'ye kadar Cumhuriyet'i “Milli Şef” yönetti. Yani CHP'nin ikinci genel başkanı İsmet İnönü. Kurtuluş Savaşı’nın Garp Cephesi komutanı ve yeri geldiğinde Talat Aydemir’in 1962 ve 1963’te denediği, başarısız askeri darbe girişimlerine karşı demokrasiyi ve rejimi korumak için çizmelerini tekrar giyebilen İsmet Paşa… CHP’nin iki kurucu liderinin de tarihsel süreçte daima ‘’Devlet ve Rejim Sorumluluğu’’ kaygısıyla hareket ettiğini, geçtiğimiz yüzyıl bize göstermiştir.

    Ülkemizdeki, askeri ve sivil bürokrasi 1950 seçimlerinde kaybettiği iktidarı “cumhuriyeti kollama ve koruma” gerekçesini öne sürerek 27 Mayıs 1960 darbesiyle geri almaya çalışacak, kavga malum, 2000'li yıllara kadar bitmeyecektir. Zira, Türk Devlet’inde cumhuriyet rejimi, iki büyük savaşın arasındaki dünyada bir “milli güvenlik rejimi” olarak da kuruldu. O rejimin kodlarına bağlılık ile günümüzde bir çok dinamiği kökten değişmiş bir dünyanın zorunlulukları arasındaki mesafe “devleti kuran parti’’ olan CHP’nin gelecek kurgusuyla yakından ilgilidir.

   Sosyal Demokrasi ya da Türkiye’deki bir diğer tanımlamayla ‘’merkez sol’’, kapitalizmin yarattığı eşitsizlik ve adaletsizlikleri demokratik sistem içinde kabul edilebilir düzeye indirmeyi amaçlayan siyasi ideolojidir.1. Meşrutiyet’i temel alırsak, yüz kırk iki yıllık Türk demokrasi hayatında, Cumhuriyet rejiminin kurulmasıyla beraber, sosyal demokrat ideolojinin temel pratiği CHP'de somut bir hale bürünmüştür. Kendi politik ilkelerini 21. yüzyıla uygun biçimde güncellemesi ve geliştirmesi gereken bir siyasal parti olan CHP'nin tam anlamıyla, başarılı ve etkili sosyal demokrat bir siyasi parti haline gelmesi için oldukça zor ve disiplinli bir hazırlık evresini aşması gerekmektedir. Cumhuriyetimizle yaşıt bir siyasal parti olan CHP bunu başaracak gerekli tarihsel birikime ve dinamizme sahiptir.

21. Yüzyılın dünyasında  Milli Güvenlik Sorunu, küresel ölçekte somut bir güç olabilme kapasitesiyle yakından ilgilidir. Bu husus, ülkeyi yönetmeye talip olan tüm siyasi organizmalar gibi, CHP’yi de ilgilendirmektedir. Bu bağlamda, bir ülkenin küresel ölçekte somut bir güç olabilmesi için önemli olan temel kriterleri hatırlayalım:

-Yüksek askeri teknoloji üretme kapasitesine sahip olmak
-Dışa bağımlı olmayacak enerji kaynaklarına sahip olmak ya da bunu üretmek
-Eğitimli ve elit genç nüfusun fazla ve yeterli olması
-Dış müdahalelerden asla etkilenmeyecek güçlü bir ekonomi
-Tamamen bağımsız, teknolojik ve operasyonel gücü çok yüksek bir istihbarat teşkilatınızın olması
-Bölgesel ve küresel bağlamda akılcı bir devlet vizyonuna sahip olmak
-Devlet vizyonunuzun bölgesel ve küresel ölçümler kapsamında dikkate değer bulunması
-Yukarıda yer alan tüm özelliklere sahip olmak için uzun süren bir ‘’Barış ve Hazırlık Evresi’’  

   Devletimizin bekası için, acil olarak gereksinim duyulan, güçlü ve adaletli toplum yönetimi açısından, sosyal demokrat yönetim modelinin hangi ilkeler üzerine kurulması gerektiği bugün cevaplamamız gereken en önemli soru olarak karşımızda durmaktadır.

    Anadolu’ya son olarak, bin yıl önce geldik ve bugünkü Devlet’imizi kan ve alın teri ile kurduk. Asla Anadolu’yu tehlikeye atacak akıl ve mantık dışı maceralara giremeyiz. Lakin Anadolu’yu korumak için de savunma duvarlarımızı, gerekirse Balkanlardan ve Kafkaslardan başlayarak oluşturmak durumundayız. Türkiye’nin önümüzdeki 30 yılda yukarıda sıraladığımız kriterlerin tamamına sahip olması, Türk Devlet’inin küresel bir güç haline gelmesi için zorunludur. Ayrıca ülkemizi yönetecek kadroların genç olması ve aktif siyaset yönetebilecek bir hazırlık süreciyle yetişmesi de acil ve zorunludur. Sosyal Demokrat dünya görüşünün, Türkiye ölçeğindeki temsilcisi olan CHP’nin önündeki en temel görev de bu kadronun yetişebileceği bir ortam yaratmaktır.

    Sizce ülkemiz yukarıda sıraladığım temel kriterlerden hangilerine sahip? Bir sonraki yazım bu konuyla ilgili olacak.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 15
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 729
Kayıt tarihi
: 05.05.16
 
 

Araştırmacı Yazar İlgi Alanları;  İktisat, Sosyoloji, Sanat Tarihi, Uluslararası İlişkiler, Anali..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster