Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mayıs '21

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
21
 

ULUSAL KURTULUŞUMUZ

 
Büyük Atatürk, Bağımsızlık Savaşı utkusunu şöyle özetliyor:
“Her evresi ile düşünülmüş, hazırlanmış, yönetilmiş ve utkuyla sonuçlandırılmış olan bu savaşlar, Türk ordusunun, Türk subaylarının ve komutanlarının yüksek güçlerini ve yiğitliklerini tarihte bir daha saptayan ulu bir yapıttır.
Bu yapıt, Türk ulusunun özgürlük ve bağımsızlık düşüncesinin ölümsüz anıtıdır.”
Büyük Atatürk umudu yeniden yeşertecek olan gençliğe görev ve sorumluluğunu şöyle bildiriyor:
“Bugün ulaştığımız sonuç, yüzyıllardan beri çekilen ulusal yıkımların yarattığı uyanıklığın ve bu sevgili yurdun her köşesini sulayan kanların karşılığıdır.
Dört yıl süren Kurtuluş Savaşımız ulusumuzun ününe, sanına yaraşır bir barışla sonuçlandı.
Baylar,
İsmet Paşa 24 Temmuz 1923 günü Antlaşmayı imzaladı. Kendisini kutlama zamanı gelmişti.
O gün şu teli yazdım:
Lozan’da Delegeler Kurulu Başkanı
Dışişleri Bakanı İsmet Paşa Hazretlerine 
Ulusun ve Hükümetin yüksek kişiliğinize vermiş olduğu yeni görevi başarıyla sonuçlandırdınız.Yurda yararlı sıra sıra işlerle örtülü olan ömrünüzü bu kez de tarihsel bir başarıyla yücelttiniz. Uzun savaşmalardan sonra yurdumuzun barışa ve bağımsızlığa kavuştuğu bu günde parlak başarılarınız dolayısıyla sizi, sayın arkadaşlarımı Rıza Nur ve Hasan Beyleri ve çalışmalarınızda size yardım eden bütün delege kurulu üyelerini içten duygularla kutlarım.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı
Başkomutan Gazi Mutafa Kemal ”
*
TBMM’nin ikinci seçim dönemi, yeni Türkiye Devleti’nin tarihinde mutlu bir geçiş evresine rastladı. Gerçekten, dört yıllık Kurtuluş Savaşımız, ulusumuzun ününe, sanına yaraşır bir barışla sonuçlanmış bulunuyordu. 24 Temmuz 1923’te Lozan’da imzalanan antlaşma 24 Ağustos 1923’te Mecliste onaylanır.
İnönü, Cumhuriyete giden süreçte Mudanya Antlaşması (11 Ekim 1922), Ankara’nın başkent olması, Cumhuriyetin ilanı, Türkiye Cumhuriyeti Başkanlığına Mustafa Kemal’in seçilmesi aşamalarında etkin olarak görev yapmıştır. 
Cumhuriyete giden süreçte karşıcılar o gün Meclis çatısı altında bulunuyordu. Örneğin Rauf Bey her aşamada karşıcı olmuştur. Mustafa Kemal zorlukları demokratik yoldan aşmıştır. Meclis onayı almadan hiçbir eylemde bulunmaz.
Karşıcılar, Rauf ve arkadaşları Terakkiperver Cumhuriyet Partisi diye bir parti kurarlar.Cumhuriyet sözcüğünü söylemekten bile çekinenlerin, cumhuriyeti, daha doğduğu gün boğmak isteyenlrin kurdukları partiye “Cumhuriyet,” hem de “ilerici Cumhuriyet” adını vermeleri içten gelme ve inanılır bir davranış sayılabilir mi?! 
Cumhuriyetçi ve ilerici oldukları sanısını vermek isteyenler “Parti, dinsel düşünce ve inançlara saygılıdır.” sözlerini ilke edinirler. Yeni parti bu bayrak altında , “Biz halifeliğin yeniden kurulmasını isteriz.”Medreseler, tekkeler, bilisiz softalar, şeyhler, müritler biz sizi koruyacağız bizimle birlik olunuz.Çünkü Mustafa Kemal’in partisi halifeliği kaldırdı.
Terakkiperver Cumhuriyet Partisi programı en hayın kafaların ürürnüdür.
Bir Latife Korkmaz dahil 3 kişi ve ayakta duran insanlar görseli olabilir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1064
Toplam yorum
: 308
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 698
Kayıt tarihi
: 24.03.12
 
 

Türkay KORKMAZ, umuda yolculuğu ertelemez. Mermeri delenin damlanın sürekliliği olduğunu bilir. Y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster