Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Aralık '12

 
Kategori
Etkinlikler / Festivaller
Okunma Sayısı
650
 

Uluslararası Dünya Roman Kahramanları Günü Etkinliği

Uluslararası  Dünya Roman Kahramanları Günü Etkinliği
 

------------------- A. Ağaoğlu - M. Durucan - Ü. Yaşar Gözüm ------


           

 

            “Roman, bir yaşamdır. Roman, bir atmosferdir. Roman; yeni, yepyeni bir dünya kurmaktır. Bu düş dünyasıyla birlikte bir gerçeklik dünyası kurmaktır, yaratmaktır roman...” Yaşar Kemal

 

            Bilindiği tanımıyla roman: Yaşanmış ya da yaşanması olanaklı olayları belli mekân ve zamanda uygun biçemde(üslup) anlatan yazın türüdür. Öykülerden daha sınırlı olan anlatım, roman türünde genişliğine ve derinliğine işlenir.

 

            İstanbul Maltepe Üniversitesi’nde 21 Aralık, ‘dünya roman kahramanları günü ve edebiyat festivali’ olarak programlanan etkinliğe TYS'nin çağrılısı olarak katıldım. 

             Koordinatörlüğünü Kültür ve Turizm Bakanlığı, Maltepe Üniversitesi ve Roman Kahramanları Dergisi’nin gerçekleştirdiği tasarım ile her yılın 21 Aralık günü tüm dünyada “Dünya Roman Kahramanları Günü”, aynı haftanın “Dünya Roman Kahramanları Edebiyat Festivali” olarak kutlanacağı ve Unesco’nun da onayıyla dünyaya mal edileceği vurgulandı.

             Bu amaçla internet sitesi oluşturuldu. Ümit Yaşar Gözüm Ulusal Koordinatör, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdür Yardımcısı... Ömer Asan Genel Sekreter, ATT / Roman Kahramanları Dergisi... Metin Celal Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı, U.Y.Komite Üyesi… Münir Üstün Basın Yayın Birliği Başkanı, U.Komite Üyesi... Ali Özcan, Maltepe Üniversitesi U.Komite Üyesi… düzenlemesinde görev dağılımı yapıldı.

            Türk Kütüphaneciler Derneği Genel Başkan Yardımcısı Aydın İleri - Özel Marmara Eğitim Kurumları Kütüphane Sorumlusu Filiz Yüksel İleri düzenlemesinde; kimi yayınevlerinin katıldığı kitap stantları açıldı. Ayrıca, salonda Balkan ülkelerine özgü tablolar ve fotoğraflar sergilendi. 

             Kısa açılış filmi gösteriminden sonra Maltepe Ünv. Rektörü Prof. Dr. Kemal Köymen ile Ulusal Komite Temsilcisi Ömer Asan açılış konuşmasını yaptılar. Bunu konuk bakanların konuşmaları izledi. 

             T.C. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, roman konusunda derin bilgiye dayalı özgün konuşmasını gerçekleştirdi.

             Bakanlık yetkilisi Ümit Yaşar Gözüm’ün organizesinde; TC Kültür ve Turizm Bakanı ile Makedonya Kültür Bakanı arasında ortak basın bildirisiyle anlaşma imzalandı.

             Öğleden sonraki oturumda Prof. Dr. Betül Çotuksöken, edebiyat konusunda özgün ve yetkin denebilecek konuşmasını sundu. (Konuşma metni, aşağıdadır.)

             Yazar İbrahim Dizman, slâyt görüntüsüyle Onur Yazarı Adalet Ağaoğlu’nu ayrıntılı ve doyurucu biçimde aktardı.

             Ardından günün Onur Yazarı Adalet Ağaoğlu,  sahnede yerini aldı. Sahnede yerlerini alan canlı ve simgesel roman kahramanlarını bir bir tanıttı. Yayıncı Ömer Asan yönetimindeki ve Eray Canberk danışmanlığındaki Roman Kahramanları Dergisi’nden söz etti. Fikrimin İnce Gülü adlı romanını değerlendirdi. Diğer roman kahramanlarını aktardı.

             Bu yılın konusu; Balkan Savaşı’nın 100. yılı olması nedeniyle “Balkan Barışı” olarak belirlendi. Bulgaristan, Romanya, Kosova, Karadağ, Makedonya, Sırbistan, Yunanistan, Arnavutluk ve Hırvatistan’ın Kültür Bakanları, bu ülkelerin ünlü romancıları, eleştirmenleri ve gazetecileri festivalde hazır bulundular.

             Değişik dillerde yazılan romanların yazarları, sunumlarında romanlarının kahramanlarını anlattılar. Edebiyat aracılığı ile uzun vadede kültürlerarası işbirliğinin sağlanmasını amaçladılar. Ayrıca dünyanın ve ülkemizin çeşitli yazarları ve yazar örgütleri bir araya gelerek edebiyat sosyolojisi ve edebiyat tarihine önemli ölçüde katkıda bulundular.

             Gerçekleştirilen gecede Balkan kökenli yurttaşlarımız ve davetli konuklar, coşkuyla Balkan oyunları sergilediler. Solistler, görüntü ve şarkılarıyla eğlendirdiler. Korodan Balkan şarkıları ilgiyle izlendi. Salondakiler gönüllerince eğelendiler. Balkan kökenli yazar Osman Baymak rehberliğinde katılan Balkanlı konuklar, “Osman Ağam” şarkısı eşliğinde oynayarak coştular da coştular!

              Programa göre ikinci gün; Türk edebiyatındaki çocuk roman kahramanları konu edildi. Gerçekleştirilen tiyatro gösteriminden sonra kapanış konuşmasıyla festival noktalandı.

                                                                                      * 

                                                         muhsindurucan@hotmail.com

                                                                                      *

ROMAN KAHRAMANLARI HAYATA AYNA TUTUYOR *

Betül ÇOTUKSÖKEN **

              Nermi Uygur, kitaba, okur-yazar-metin ilişkisine övgü ya da eski bir deyimle  “methiye” diyebileceğimiz yapıtında, ayrıntılı benzetişler yoluyla “kitap”a yönelir. Onun benzetişlerine göre kitap “çağrıdır, penceredir, insandır, aynadır, arkadaştır, besindir, gömüdür, sağlık yoludur, ağaçtır, denizdir, evrendir” .1  Kitapla olan bağlantımızı anlama yolu olarak bu benzetişlerin hepsi bizi, heyecanlandırıyor.  Özellikle “kitap insandır ve aynadır” belirlemesine edebiyat bağlamında baktığımızda, edebiyat kitapları, edebiyat metinleri ve onları anlama çerçevesi olarak edebiyatın söylemi, insanı tanımanın, ona ayna tutmanın bir yolu olarak karşımıza çıkıyor. Öyleyse, daha bilinçli olarak şu soruyu soralım: “Edebiyat ne işe yarıyor?

              Rita Felski de konuyu çok ayrıntılı bir biçimde ele alıyor ve Edebiyat Ne İşe Yarar?  2   Başlıklı bir kitap yazıyor. Hepimiz biliyoruz ki herhangi bir metin, bu arada elbette edebiyat metni, okuruyla buluştuğu zaman ancak tam anlamıyla var olur; okuruyla henüz buluşmamış bir metin, varlığını henüz tamamlamamış bir metindir.

             İnsanın “okuyan özne” olması metinle karşılaşmasına, metinle buluşmasına bağlıdır. Edebiyat metniyle okur, ayrıca kendini tanıma olanağını elde eder. Tanıma-tanınma ilişkisi de aslında insan dünyasının taşıyıcı temelini oluşturur. 

             Her zaman, yapısı gereği insan açısından kendini oluşturan edebiyat imgesel özneleriyle, kahramanlarıyla okuru kendisini bulmaya, kendisini tanımaya çağırır. Edebiyat metni, öznelerin, imgesel ve gerçek kahramanların, birbirlerini karşıladıkları, karşılaştıkları, buluştukları bir ortamdır. Günlük ortamda bir bakıma herkes öznedir ya da özne olabilir; ancak kimi zaman kahraman nitelemesi öznelere yüklenir. Bizler günlük yaşamda, ancak sıra dışı işler yapanlara, olağandışı, alışılmamış eylemlerde bulunanlara, karar verenlere, cesaretle isteyenlere ve istemlerini gerçekleştirenlere “kahraman” deriz. Çünkü biz çoğun, kendi eylem olanaklarımızı ortaya koymada, eylemlerimizin ardındaki istemeyi ele vermede, anlatmada açıklık yolunu tercih etmeyiz. Bu duruma karşılık romanın özneleri, bu noktada öylesine açıktırlar ki, onlar yüreklidir, cesurdur, kahramandır; çünkü kendilerini gerçekten kahramanca ele verirler; onların, gerçek yaşamdaki özneler gibi zırhları yoktur; onların her biri kendisini açıklıkla ortaya koyar. Onlar bize kahramanca uzanır, daha da ötesi, bize kahramanca ders verirler, eylem olanaklarını gösterirler; bizi bize tanıtırlar; sınırlarımız üzerinde düşünebilmemizi sağlayabilirler; bu özneler, kahramanca bir tutum içinde her durumu bir sınır durumu olarak algılayıp düşünmedeki ve dildeki o güçlü var oluşlarıyla bizi kendi dünyalarına çağırırlar, çekerler.  

             Rita Felski’ye göre ise okur edebiyat metniyle karşılaştığı, buluştuğu zaman artık bir tanıma etkinliği başlar. Öyleyse Felski’yle birlikte soralım: “İnsanın bir kitapta kendini bulması, tanıması ne anlama gelir? Aynı anda hem düpedüz sıradan, hem de gene eşsiz gizemde bir deneyim gibidir. Sayfaları çevirirken kuvvetli bir betimlemenin, bir olaylar kümesinin, karakterler arasında geçen bir konuşmanın, bir iç monoluğun etkisine kapılırım. Metin ile okur arasındaki boşluk birdenbire, habersizce, şimşek gibi bir anda çakıveren bir bağlantıyla aşılır; bir yakınlık ya da uyuma ışık vurur. Sözcüklerin belli bir birleşiminin barındırdığı önsezi karşısında şaşıp kalmış olan ben ya böyle bir anın gelmesini bekliyor ya da böyle bir anla tesadüfen karşılaşıyorumdur. Her iki durumda da, bana hitap edildiğini, çağrıldığımı, davet edildiğimi hissederim: okuduğum sayfalarda kendi izlerimi bulmaktan alamam kendimi. Bir şeylerin değiştiği su götürmez; perspektifim başka bir yöne kaymıştır; daha önce görmediğim bir şeyi görüyorumdur.” 3 Bu noktadan itibaren şunları ekleyebiliriz bu sözlere: Okuma yoluyla, edebiyat metinlerini okuma yoluyla, insan artık özne olmuştur.

              Özellikle roman olarak kendini var eden edebiyat metni yoluyla, romanın özneleri, kahramanları yoluyla, onlar aracılığıyla, ben, kendimi daha iyi görebilirim, kendimi daha iyi anlayabilirim, insan olarak olanaklarımı fark edebilirim. Romanın kurmaca dünyası, bu kurmaca dünyanın kurmaca ama bir o kadar da “sahici” kahramanları beni yeni bir dünyaya sokar; beni insanlarla, insansal ilişkilerle, insansal eylemlerle, kısaca insansal olanaklarla karşılaştırır, buluşturur.

             Yukarıda da kısaca belirttiğimiz gibi, düşünmenin, adına “imgelem” dediğimiz işlevinde ve dilde var olan edebiyat yapıtı ya da yazınsal yapıt, kendi içimdeki ayrımlamalara göre dünyayla, diğer insanlarla, başkalarıyla olan bağını birbirinden çok farklı düzeylerde kurar. Gerçekten de bir şiirin dünyayla olan bağıyla, bir romanın, romandaki öznelerin, yalan söylemeyi başaramadığı için en azından kahraman olan bir roman öznesinin dünyayla olan bağı arasında çok büyük farkların olduğu açıktır. Romanın etkin özneleri, kahramanları bizi kendi dünyalarına öylesine büyük bir etkiyle sokarlar ki, orada tüm insan ilişkileri, tüm insan eylemleri birdenbire tekil örnekliğinde aydınlanıverir, gizlisi saklısı artık kalmaz, bize her şeyi anlatıverir. Bugün “Onur Konuğu”muz olan Adalet Ağaoğlu, yarattığı roman kahramanlarıyla, örneğin, üçlemedeki (Ölmeye Yatmak, Bir Düğün Gecesi, Hayır) Aysel’le, Fikrimin İnce Gülü’ndeki Bayram’la toplumsal-tarihsel-kültürel bir varlık olarak insanı biricikliğinde anlatır. 

              Bugün, 21 Aralık Dünya Roman Kahramanları Gününde, gelin kendimizi bulmak, kendimizi anlamak, kendimizle hesaplaşmak, kendimize değer vermek, kendimizi değerlendirmek için kitaba, edebiyat metnine, romana, romanın öznelerine, roman kahramanlarına yönelelim; kendimiz için yapalım bunu. Dünyanın mirasına, dünyanın kültür mirasına her anlamda sahip çıkan, bir felsefeci olarak, yapıp ettikleriyle çok güçlü bir bağ kurduğum UNESCO’nun insanın imgelem gücüne her zaman önem verdiğini çok yakından biliyorum. UNESCO’nun korunması gereken kültür mirası listesinde “Somut olmayan kültürel mirasın aktarılmasında taşıyıcı işlevi gören dille birlikte sözlü gelenekler ve anlatımlar” da yer alıyor. UNESCO’nun oldukça uzun bir günler listesi var. 21 Aralık henüz boş, umuyorum, bugün de Roman Kahramanları Günü olur. 

             Masal kahramanlarıyla, öykü kahramanlarıyla, roman kahramanlarıyla dünya kültür mirasına eşsiz katkılarda bulunmuş ve bulunmakta olan bu topraklardan yükselen bu önerinin dikkate alınacağı umuduyla, “Roman Kahramanları Günü”nüzü kutluyor, bu çabanın, başta Kültür Bakanlığımız ve UNESCO Türkiye Millî Komisyonumuz olmak üzere, edebiyat çerçeveli sivil toplum kuruluşlarıyla bağlantılı olarak, Üniversitemizle birliktelik içinde sürmesini diliyorum. Bir kez daha anımsatmakta yarar var ve burada gençler, akademisyenler, sevgili ülkemin çok değerli insanları olduğu için bir kez daha dikkati çekmek istiyorum: Girişimcilik, salt endüstriyel boyutlu değildir, asıl girişimcilik kültür girişimciliğidir. Sevgili ülkem, çağlar boyu, kültür girişimcilerini yaratmış ve onlara ana kucağı olmuştur ve olmayı sürdürmektedir. Gelin bir kez daha insan olduğumuzu bize fark ettiren edebiyat aracılığıyla, kendimizle, insana ilişkin bilgiyle, dünyayla buluşalım; yılın en kısa gününde, en uzun okumaları gerçekleştirelim, roman kahramanlarına merhaba diyelim.

*

    Dünya Roman Kahramanları Günü, 21 Aralık 2012, Maltepe Üniversitesi.

   **  Prof. Dr. Betül Çotuksöken, Maltepe Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü,      betulc@maltepe.edu.tr

     Nermi Uygur, Tadı Damağımda. Bir Okur-Yazarın Kitap Okuma Serüvenleri, İstanbul, Yapı Kredi Yayınları, 1995.

     2 Rita Felski, Edebiyat Ne İşe Yarar? İstanbul: Metis Yayınları, 2010.

     3 Rita Felski, Agy, s. 37.


 

 

 

 

 


 

  

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bilgilendimenizden dolayı teşekkürler, selamlar, sevgiler. Ünal Şöhret Dirlik

Ünal Şöhret Dirlik 
 22.12.2012 22:37
Cevap :
Ünal Bey, Okuma inceliğini gösterdiğiniz için ben teşekkür ederim. Esenlikler.  22.12.2012 23:49
 

Sayın DURUCAN; Balkan Savaşlarının (Balkan Bozgunu) 100. yılında konunun "Balkan Barışı" yaklaşımıyla ele alınması her şeyi özetliyor. Tebrik ederim. Yazınız bence isabetli olmuş. Yararlandım, teşekkür ederim. Ahmet AK

Ahmet AK 
 22.12.2012 12:13
Cevap :
Sn AK, Okuyup irdelemeniz sonrasında beğendiğiniz için teşekkürler. Esenlik dileklerimle selamlar.  22.12.2012 23:50
 

Romanlar konusunda verilen habere sevindim. Başta değerli yazarımız A.Ağaoğlu olmak üzere tüm emeği geçenlere selam ve saygılar gönderiyorum....

Abdülkadir Güler 
 22.12.2012 1:02
Cevap :
Okuyup değerlendirdiğiniz için teşekkür ederim Sn Güler Kardeş!  22.12.2012 12:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 770
Toplam yorum
: 492
Toplam mesaj
: 45
Ort. okunma sayısı
: 1272
Kayıt tarihi
: 18.08.08
 
 

Kırşehir Erkek İlköğretmen Okulu'nu, İzmir Buca Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümünü, İstanbul Çapa M..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster