Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Haziran '21

 
Kategori
Üniversitelinin Sesi
Okunma Sayısı
43
 

UMAY SEN NE YAPTIN?

                                                                       Bölüm 2

                                                         Hatırladıklarım Yanlışsa?

Banyoya doğru giderken ayaklarım yerde ki kupalara çarptı,biraz daha ilerlerken okumayı yarım bırakıp sayfaları ters koyduğum kitapları gördüm sonra gözüm salona doğru ilişti.Ortalık berbat...

Orta sehpanın üzeri küllük dolu içilmeyi unutulmuş biten sigaraların külleri yere savrulmuş.

Yazdıklarımın hepsi bir yerde,hala bilgisayarda yazmaya alışamadığım için kalem kağıtla yazıyorum illa o kurşunun rengi bileğime elime bulaşacak bir de bilgisayarda, kendimi kısıtlanmış gibi hissediyorum,klavyenin her tık sesi zihnimde oluşturduğum dünyama girmeme engel oluyor ama yazarken o kadar rahat hissediyorum ki sayfalarda neler olacağını bilmiyorum düşünmüyorum  ve yansımada kendi suratımı saatlerce izlemek zorunda kalmıyorum.Ama yazdıklarımın hepsi savrulmuş sayfa sıraları karışmış,hırkalarım sandalyenin üzerinde.Tek başıma nasıl bu kadar dağınık olurum,Aaa!tek değilim ki sezar var inatçı komik fırlama köpeğim hatta arkadaşım desek daha iyi olur tek arkadaşım.Hayatım tek kişi+köpek olmasına rağmen şu an gördüğüm manzara yalnız yaşayan birine ait değildi.

Elimi belime koyup kendimi arındırmadan önce salonu mu arındırsam dedikten hemen sonra.

'Amaaaaan bir ara evi hallederiz be'deyip banyoya geçtim üzerimde ki geceliği çıkardım böyle ayaklarımda aşağı doğru süzüldü,normalde filmlerden halvet olmadan önce olması gerekirdi fakat yaşadığım hayat, film değil olsa da erotizmden uzak olurdu zaten.Küvetin içine girdim şu an benden mutlusu yok.Ilık su ve lavanta kokusu 20 dakika önce kendiyle mücadele eden ben değilmişim gibi şimdi huzurla suyun içinde rahatlıyorum.Tıpkı cenin gibi,bence insanlar topraktan değil sudan gelmiş olmalı anne karnında solungacımız yüzgecimiz yokken oluştuk ve nefes aldık.Bu durumda bile hala insanları ve oluşumunu düşünüyorum sanki düşünülmeyi çok hak ediyorlarmış gibi.ıhımm..Derin bir nefes alıp bütün her şeyden uzaklaşıyordum  ki kapı çalmaya başladı.Bir dakika ya kapı neden çalıyor?bana kimse gelmez apartman görevlisi desen bir şey olduğunda bana telefondan ulaşın kapıyı çalmanıza gerek yok demiştim.Yanlış oldu galiba çalar çalar gider nasılsa...Evett ne yapıyordum hah rahatlıyordum tekrar nefesini içine çek yavaşça ver....Gum  gum Gum ehhh kapıda ki her kimse sokacam kapıyı üç tur içerden kilitleyeceğim.Bir sinirle küvetten çıktım ıslak saçlarımın ucu boynuma çarpma çarpa bornozu üzerime giyip çıktım bir hırsla kapıyı açtım ki'Aman tanrım dedim'şaşkınlığımı belli etmeden.

Hayırdır?

'Telefonun kapalı bir aydır işe uğramamışsın sosyal medyada paylaşımların yok günde en az beş gönderi paylaşıp on gün paylaşmayınca merak ettik seni iyi misin?''Merak ettik derken?çoğul konuşmayı hiç bırakmayacaksın değil mi? her neyse gördün,GÖRDÜĞÜNÜZ üzere iyiyim iyi günler.'

Umay!biraz konuşabilir miyiz?İşte o anda zaman durdu konuşmak ve biz geçen 4 yılın içinde neredeyse hiç yapmadığımız eylem.'tabii kii,HAYIR!'deyip kapıyı kapatırken ayağını arasına koyup'lütfen'dedi 

konuşabilir miyiz mevzusunu biliyorum onu içeri almam gerek her ne kadar ne diyeceğini merak etsem de kendime saygımdan içeri almadım demek isterdim ama ne yazık ki o tarz insanlardan değilim merak huyum çok fazla,Fakat evimi bok götürdüğü için'konuşacak bir şey'yok deyip ayağını şöyle bir ittirdim kafasını önüne eğdi hafifçe salladı arkasını döndü tam giderken bana doğru baktı'Yaşıyor olduğunu gördüğüme sevindim,hala lavanta kokmanı özlemişim'

Alçak puşt!gider ayak yaptı itliğini ardından kapıyı öyle bir sert kapadım ki bütün bina inlemiştir herhalde.Islak terliklerimle şıpıdak şıpıdak banyoya geldim ne rahatlama hevesi ne arınma hepsi piç oldu...Niye gelmişti ki bir de gün saymış yok işe şu ay gelmeyince yok on gün paylaşım yapmayınca sana ne BE!Bu arada günlerin bu kadar geçtiğini hissetmemiştim telefonu elime almamışsam benim için büyük başarı.bir aydır evdeyim ee bu kadar sürede evde ne halt ettim?

Aaaa!Tabi ya kendimle kavga edip durdum ama başka ne yaptım?

hemen aklıma salonda sağa sola savrulmuş yazdıklarım geldi odaya geçip elime geçen sayfalardan birini baktım,üzerinde 'YENİ İNSANLIK DÜZENİ' yazıyor kenarında da yedi yıldız normalde bu yıldızı çok emek verdiğim ve sevdiğim işlerimde kullanırım.Bu yazı bana ait ama yazdığımı hatırlamıyorum.Zihnimi hatırlamaya zorladıkça her şey yavaş yavaş beynimde canlanmaya başladı benden proje hazırlamamı istemişlerdi,kendi çıkarları doğrultusunda seçilmişler denilen zırvalıkları kapsayan zenginlerin yaşayabileceği hatta daha uzun yaşayabileceği bir proje!Yapılan gezegen keşfinden hemen sonra dünya da sadece çalışacak işçi insanları bırakıp başka gezegende onları rahat ettirebileceğim dünyayı sadece yaşam kaynağı olarak sağlayabileceğim bir proje!Hadi zihnim bana zorluk çıkarma daha fazlasını hatırla daha fazlası olmalı...Yerde ki bütün yazdıklarımı teker teker topladım,ortalığı da toplayacaktım ama önce üzerimi giymem gerektiğini fark ettim.

sonra evi düzenledim temizledim bütün kupalarımı,kahve fincanlarımı hepsini yıkadım penceleri açtım hırkalarımı kaldırdım saçımı örgü yapıp boynun son tarafına aldım ve hazırım bana neler olduğunu neler yaptığı mı öğrenmeliyim.Yazdıklarımı da alıp masanın başına geçtim laptobumu açtım Ne Göreyim!? 'Hala yaşıyorsan ve bu notu okuyorsan sakın yaptıklarını kimseye söyleme kimseye güvenme!'

Koca bir HASİİKTİR deyip arkama yaslandım laptobumun ekranımda böyle bir yazı var ve bunu yazdığımı hatırlamıyorum ama başkası da yazmış olamaz çünkü kurduğum şifreleme algoritması pentagonda bile yoktur.

Hatırla umay hatırla sen ne yapmış olabilirsin?

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 7
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 43
Kayıt tarihi
: 29.05.21
 
 

Dediğimi yap yaptığımı yapma mottosunda bol bol samimiyet eleştiri ve kafein. aa Bir dakika ya ke..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster