Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ağustos '13

 
Kategori
Ruh Sağlığı
Okunma Sayısı
1150
 

Ümitsizlik

Ümitsizlik
 

Yerine koyamadığımız bir çok şey eksilip gidiyor hayatımızdan; her boşluğu yeni korkular, yeni endişeler dolduruyor. Bir sürü yolunda gitmeyen şey, ayağımıza takılan bir sürü şey. Tuhaf bi kehanetin parçasıymışız gibi aksi gidiyor birden bire. Ne yapsak debelendikçe, bir batak gibi içine çekiyor ümitsizlik. Böyle zamanlarda olumlu düşünmek elbette zor. Kendimizi yorgun, bitkin, çaresiz hatta şansızlık timsali gibi hissedip, bütün iyi zamanlarımızı tümüyle unutabiliyoruz. Gülmek, neşelenmek, yaptığın işlerden keyif almak bir o kadar manasız, bir o kadar lüzumsuz görünüyor. Bu tıkanmışlık duygusuyla baş etmek pek de kolay değil, olumsuzluğu değiştirmek o kadar imkansız ki, artık hiç bir şeyin kontrolümüzde olduğuna inanmıyoruz. Tıka basa fazlasıyla yemek yemenin verdiği sıkıntı gibi bir iç daralması, verimli nefes alamadığınızı çağrıştıran bir boğulma hali, sırtında tonlarca yük varmış gibi bi ağrı, bizi hayata bağlayan arzularda ki fakirlik... Hiç bir şey ama hiç bir şey istediğimiz gibi değil. Hatta  istemek bile anlamsız. Gölgesiyle kavga eden ruh hali, biraz melankoli, biraz tembellik...

Sizi daha fazla bunaltmadan söyleyebilirim ki, yaşam olumsuz düşüncelerle kendimizi hırpalamak için çok kısa. Yaşadıklarımız karşısındaki duygusal tepkilerimizi belirleyen onlara yüklediğimiz anlamlar. Hissettiğimiz her duyguyu kendimiz yaratıyorsak; karamsar ve kötümser bakış açısının da bizi ümitsizliğe düşürdüğünü söyleyebiliriz. Yani güvensizlikten kaynaklanan negatif düşüncelerimizin bir çeşit yanılsamadan ibaret olduğunu, bu durumu dış etkenlere bağlı olarak şekillendirdiğimizi, asabi davranmanın bize bir yararı olmadığını, iyi şeyler düşünmemizi ya da iyi şeyler düşünmemize neden olacak şeyleri yapmamız gerektiğini söylüyorum. Yürüyüş yapmak,  arkadaşlarla sohbet, yemek yapmak, kitap okumak, seyahat etmek, kurslara katılmak, yeni şeyler öğrenmek, spor yapmak, hobi edinmek, evcil hayvan beslemek gibi gibi gibi... Çare bulamadığımız şeylere üzülmektense kabullenmeyi, olumsuz düşüncelerin canımızı sıkmasından sa, olumlu düşüncelerin ruhumuzda yaratacağı canlılık hissini . Ne kadar kötü hissedersek hissedelim her şeyin yoluna gireceğine olan inancımızı asla kaybetmemeyi öneriyorum. Bu gün neler yaşayacağımızı önceden bilemediğimiz gibi geleceğin  neler getireceğini de bilemeyiz. Sahip olduğumuz tüm güzel şeylerin farkına varabilmeli ve hep görebilmek için onları kör noktada bırakmamalıyız. Ve evet hayatın iyi yanları, kötü yanları olduğunu biliyoruz sadece bunların sürekli aynı şekilde devam edeceğini düşünmek gerçek dışı.

Hayat sizin; yönetmen, yapımcı, izleyici sizsiniz. Zihninizde yarattığınız her şey sizin eseriniz, çözümü olmayan problemleriniz olduğuna inanıp ümitsizliğe kapılıyorsanız düşünceleriniz arızalanmıştır. Hayat güzel, çirkin her ne olursa olsun yaşamaya değerdir. Hem ümitsizlik sınırlı, umut ise sınırsızdır.

' Sen kaya ve mermer taşı olsan, gönül sahibine varınca mücevher olursun. Temiz kişilerin sevgisini canına yerleştir. Sadece hoş gönüllüleri sev. Ümitsizlik mahallesine gitme, ümitler vardır. Karanlığa doğru gitme, güneşler vardır. Gönül seni gönül ehlinin mahallesine çeker. Beden seni su ve topraktan ibaret olan dünya hapishanesine çeker. Dikkat et! Gönlün gıdasına, bir gönül ehlinden var. Var git; ikbali, bir ikbal sahibinden iste '' Mevlana-Mesnevi

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 374
Kayıt tarihi
: 10.12.09
 
 

Yazmak sadece bir fiil değil, benim için yaşam şeklidir.. 5 yılı aşkın süredir çeşitli dergilerde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster