Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Kasım '07

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
531
 

Umuda yolculuk

Umuda yolculuk
 

Bir söz vardır ''Hayatı kendine zehir etme, hep senden bir mendil ister.' 'Hayatın iniş çıkışları oldukça fazladır, çoğumuz bu oyuna kapılır, öyle yaşamaya çalışırız. Herşey yolundayken kendimizi mutlu hissederiz, eğer değilse tamamen üzülür ve depresyona gireriz. Oysa sadece yaşamalıyız hiçbir şey için, o güzelim gözyaşlarımıza değmeyeceğini bilmemiz gerekiyor ama kaç kişi başarabiliyoruz ki bunu. Herkesin kendine göre sorunları vardır. Kimimizin emek verdiği, saygı duyduğu aşkı biter, kimimiz ise ihanete uğrar, kimimiz aldatılır, hayatın acı tarafını genelde kadınlarımız çeker, erkeklerden daha hassas, daha duygu yüklü yaratıldığımız için genelde biz daha çok gözyaşı dökeriz. Biz kadınlar tıpkı dalgalarla sürüklenen bir dal parçası gibi akıntıya doğru gideriz. Keşke olaya şu taraftan bakabilsek, aslında yaşadığımız herşey güzeldir.Bizlere bir ders neticesindedir. Tabiki üzüntü, ağlamak, gülmek, hatta öfkeye kapılmak gibi önemli duygularımız vardır bunları yaşamamız gerekli. Beynimizi geçmişe, silinmeyen hatıralara götürürsek hayatı kendimize zindan etmekten başka hiç birşey yapamayız.

Büyük şehirler insana hayatın her çeşit yüzünü gösteriyor, huzursuzluk, stres, trafik, ilişkiler de kopmalar, aldatmalar, aldatılmalar, aşkı bu şehirlerde yaşamak o kadar güç, o kadar imkansız oldu ki artık. Kime güveneceğini, kimi seveceğine dair hep bocalamak durumundasın. Mutlu olmak için hep mücadele etmek durumundasın. Ben artık bu metropolde yaşamak istemiyorum, öyle bir kumsalda olmalıyım ki denizi pırıl pırıl, bir turkuaz, güneş çok güçlü, sıcacık vücudumu okşayan, içimi huzurla dolduran türden olmalı. Kaygılanacak hiçbir şeyimin, beni rahatsız edecek hiç kimsenin olmadığı yüreğimi gümbürdetip duran dalgaların yanında olmalıyım.Her sabah yüreğimde derin bir sevinçle uyunacağım, yüzeceğim ve dans edebileceğim. Güneş batarken duygularımı kağıda dökebileceğim. Şiirler yazacağım, uyumak üzere yattığımda yıldızları seyredebileceğim bir yerde olmalıyım. İhanetin olmadığı tertemiz insanların yaşadığı bir yerde olmak istiyorum artık. Sanki küçüldü bu kocaman şehir, tüm caddeleri, sokakları dar geliyor, nefes alamıyorum, yüreğim daralıyor kasvet üstüme çöküyor. Yok olmak istiyorum bu şehirden bir an önce, paranın adı geçmeyeceği, sevginin etrafı saracağı, insanlara güvenebileceğim. Aşkı gerçekten çıkarsız yaşayabileceğim, bir yerlere gitmek ve dönmemek. Çok sevdiğim Esra da bu şehirde yaşamak istemiyor, tıpkı benim gibi bana bununla ilgili duygularını yazmıştı, sizinle bu yazısını paylaşmak istiyorum

Aslında ne istiyorum biliyormusun ey dünya... Bize, zaman ilerledikçe daha da artarak bahşettiğin tüm bu teknolojik ve sosyal olanakların hiç birinden nasibimi almak istemiyorum... Ben, insanların birbirlerine günaydın dediği, taze çiçek kokularıyla uyanacağım sabahlara kavuşmak istiyorum. Çok mu erken bunun için? Soru bu mu? Yaş mı önemli? Nedir? Hayır... Ben bunu hissediyorum ve istiyorum. Kapımın önünde papatyalar açacak, gelincikler baharda coşacak, yan bahçemde domates, nane, biber, maydanoz yetiştirebileceğim. Her gün aynı inanılmaz şekilde bana göre ilk defa yüzünü gösteren güneşle onları sularken bir şeyler ürettiğimi hissedebileceğim. Mis gibi çam kokusuna kızarmış ekmek kokusunu katabileceğim. Olmazsa olmaz deniz manzarasınıa karşı çayımın sıcacık dumanını bardağımda görebildeceğim sabahlara uyanmak istiyorum... Ve sen hayat yoldaşım, istersen bu seremoniye daha sonra katıl ama bil ki bunlar seninle güzel e yeter bana. Sen istersen benim kadar derinden, içinden hissetme evrenin bu olağaüstü rutinini, Ama kızarmış ekmeği peynire katık ederken gözlerimin içine sevgi dolu bak yeter güzelim... Kurban olurum yoluna, yeter ki anla beni ve esirge can kuşum. İstemem makine falan, yıkarım ben bulaşıklarıı ellerimle şarkı söylerken, Akşam, eve gelirken sıcacık bir ekmekle yüreğini getir yeter Allah ne verdiyse biz ona sevgimizi bin katar yeriz Ey Allahım, nedir istediğin benden? Daha ne kadar sınanmam gerek? Senelerdir ettiğim duaları yazıya döktüm işte... İstediğim ne para ne pul, İşim olmaz kompleksle, hırsla, anlamsız arzularla, İstediğim sadece huzur ve sevgi.... Ama zor değil mi yarattığın bu dünyanın kurallarına göre oynamak varken en erişilmeze ulaşmaya çalışmak? Hayır! Reddediyorum bu savaş meydanında benim gibi hissetmeyenlerle çarpışmayı, Cesaretleri varsa gelsinler de benim kurallarıma göre oynasınlar.

Ne güzel yazmışsın tıpkı benim ve benim gibi düşünen bir çok insanın, arzuladığı şeyleri dökmüşsün kağıda. Unutmayalım ki, bir insan hangi limana ulaşmak istediğini biliyorsa, onun için her rüzgar uygundur. Umuda yolcuğu sadece düşlemek yeterlidir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

keşke herşeyi düşlesek ve oluverse. nerdeeeeee. kim istemezki bunları yaşamayı? biraz cesaret lazım galiba, birazda sevgi,azcıkda huzur.aslında ne çok şey var bunları yapmamıza yardımcı elemanlar.bunların hepsini bulmuş olsak zaten ne metropol nede yaşadığın yeri önemi kalacak

*Seçil 
 04.11.2007 23:22
 

kent yaşamı insanı bozuyor bunu şimdi daha iyi anladım nairobinin kırsalında çok mutlu hissettim kendimi çok güzel di eline sağlık..sevgiler..zadig

Zadig 
 01.11.2007 11:02
Cevap :
Kent yaşamı artık yaşanmaz hal aldı.Bunun artık herkes bilincinde teşekkür ederim  01.11.2007 18:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 53
Toplam yorum
: 215
Toplam mesaj
: 32
Ort. okunma sayısı
: 2290
Kayıt tarihi
: 30.01.07
 
 

Hayat herşeye rağmen o kadar güzel ve sevgi doludur ki. Benim için hayat kimi sevdiğim ve kimi in..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster