Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

RMZSM Meliha Karaoğlu

http://blog.milliyet.com.tr/meliha63

03 Mart '08

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
422
 

Umudumu kaybetmek istemiyorum!

Umudumu kaybetmek istemiyorum!
 

Anlamayı çalışmak ya da çalışmamak işte bütün sorun bu! Günlerdir blog yazarı arkadaşların yazılarına cevap olabilecek ya da başka açılardan da görmeleri için pencere olabilecek yorumlarla cevap vermeye çalışıyorum. Ama bir yerde birşeyler oluyor! Sanki bir duvar! Ya da bir akıntı iletişim kurmama mani oluyor.
Ben m.b ailesiyle yeni tanıştım çokta memnun oldum. Bir ev hanımı olarak yaşamıma değişik bir renk ve heyecan kattı. Ama görüyorum ki benim memnuniyetim karşılıklı değil. Üzüntüm anlaşılamamak değil, daha derin, anlamamak için sanki çaba sarfedilmesi. Yazdığım blog yazarlarının
üzüntüsüne katılmak bile karşı tarafa hakaret gibi gelebiliyor!

Bizlerin toplum olarak bu kadar manasız önyargılara ve anlamamakta direniyor olmamıza ihtimal veremiyorum. Acaba bu durum, içinde fazla negatif duygular doldurmuş insanların biraraya gelmesinden mi kaynaklanıyor? Neticede ben de bazı tecrübe ve feryatlarımı yazabilmek için üye olmadım mı?

Gördüğüm kadarı ile yazarlarımız kendilerine hak veren alkışlayan insanlara güzel şık cevaplar bulabiliyor. Peki eleştiriden bile uzak başka bakış açılarına neden tahammül edemiyorlar. ( BEN PARANOYAKLAŞTIM mı? Acaba!)

Halbuki çevremde ki insanlar beni kimsenin tarafı olmadan, fanatiği olmadan doğruyu söyleyen, (dobra) objektif olabilen insan olarak anlatırlar. Yoksa blog yazarlarımız açık sözlü, hislerini hissettiği veya doğrularını, doğru olduğuna inandığı gibi savunan insanlar yerine sadece alkışlayan insanlarımı tecih ederler!
M.B. renkli ve çok şeker insanların da bulunduğu çok renkli bir dünya....Bunlar hani bembeyaz örtüye dökülen bir kaşık acılı sos gibi insanın gözüne takılıyor sadece! Bizler sadece bizim penceremizden dünyaya bakan ınsanların yazılarını okuyalım, onlara övgüler yağdıralım. ( Elbette eleştiriye bile gercekçi bir dille yorum yazıp, saygı çerçevesinde cevaplayanlar ve fikre saygı duyduyunuda ayrıca yazanlar var, onlara nezaketlerinden dolayı teşekkürler ediyorum.)

Ben blog yazarımıza başına gelen olaydan dolayı üzüldüğümü ama o kişinin yaptığı çirkinlikle beni bağdaştırmamasını rica ediyorum. O ise öfkeyle! "Eğer kızınızın başını kapattırıyorsanız ilim, irfan sahibi olamaz" cevabı veriyor. Yani "senin gibiler beni üzdü, onların nezdinde bende seni üzerim" Dercesine karşısındaki insanı tanımadan 2 cümleyle verilen öfkeli cevaplar!....

Meşhur kral ile babası hikayesi üniversitelerimiz ne üretiyor? Nasıl bir eğitim, öğretim veriliyor ki yetiştirdiğimiz gençler karşı fikre yada başka bakış açılarına tahammülsüz! Tahammülsüz olduğu kadar öfkeli!

Bilemiyorum hemde hiç! Bir insanı ve fikirlerini tanımadan kişiliği ve ahlakı hakkında, dünya görüşü hakkında bir bilgiye sahip olmadan, hatta hangi siyasi partiye sempati duyduğunu bile bilmaden sırf başörtü kullanıyor diye
bir önyargıyla yargılayıp infaz etmek (savunma hakkı bile vermeden) hangi fikri hür, vicdanı hür, ilim ve irfan sahibi insana ve siyasi görüşe yakışır? Tek tip duygular ve düşüncelere tanık oluyorum o satırlarda tek tip alkış yorumlarına... Artık fikirde mi üretemiyor, yorumda mı üretemiyor gençlik! Bu taklitçilikden sıyrılsalar ayağa kalksalar fikir üretseler, ilim ve bilimde yarışsak taklit etmeseler başka medeniyetleri! 55-60 yaşından sonrakilere kalmasa bazı yerler! Ben bu duygularla ve yetiştirmeye çalışıyorum çocuklarımı! Onlara diyorum ki
hiç bir zihniyete, partiye, arkadaşa, gruba hatta kardeşine bile köle olma her zaman üret bütün doğrular tek tip yerde olamaz. Sen onlar için de doğruyu, senin doğrunu ayıklayacaksın onu yaşayacaksın. O yüzden herkesin aklı var, var ki herkes kendi bulsun.

Ben çocuklarımın benden daha doğru olmasını isterim. Benim gibi olmasını istersem! İnsanlık adına kendimden utanmam lazım. Ben kusursuz muyum. İnsanlık nasıl kazanımlarını devam ettirecek? İLİM SAHİBİ, İRFAN SAHİBİ OLMAYI 90X90 ENGELLEMEZ ENGELLER DİYENLER İLİM VE ERFAN SAHİBİ OLMANIN NE DEMEK OLDUĞUNU BİLEMEYENLERDİR. Bir beynin ve zekanın işleyişini bilemeyenlerdir.

HERKESE BOL KIVRIMLI US LAR DİLİYORUM SAYGILARIMLA

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gençler arasında bir anket yapılsa ve sorulsa; Hayalinizde canlanan din adamı görüntüsü nasıldır? Herhalde şöyle demeyeceklerdir; "Kara cübbeli, kara sakallı, kafasının üzerinde örümcekler yuva yapmış, köyde yaşayan cahil kimselerdir. Bunlar ayrıca, Menemen'de insanların kafalarını kesmişlerdir." Eh böyle demeleri için yıllarca bilinçli propaganda yapılmadığına göre demeyeceklerdir! Buradan hareketle inancı temsil eden değerlere karşı da bir tepki olmamaktadır! Arife tarif, olmayana bunlar bile fazla gelecektir. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 04.03.2008 16:50
Cevap :
Yorumunuz için teşekkürler... Bloğunuzu okudum ve düşüncelerimi size iletebildim zannediyorum. Kimlerin, kimler kadar cesur olması gerektiğini söylemiş düşünür. O günlere...SAYGILARIMLA  04.03.2008 17:47
 

Yobazlık sadece başörtüsü ve sakalla olmaz.Heryerde örneklerini bol miktarda görüyoruz.İnsan halinden memnunsa gayri başka söze hacet yoktur,kendi halinde kalması evladır.

shalimar 
 04.03.2008 15:23
Cevap :
Yorumunuz için teşekkür ederim başlık içinse ayrıca.... Evet önemli olanın karşılıklı saygı ve anlayabilmeye çalışmada bittiğini biliyorum ama işte ne yaparsınız üzülmemek eldemi bu yapılanların sonuçları çocuklarımıza miras kalacak... Saygılar SEVGİLER  04.03.2008 15:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 41
Toplam yorum
: 71
Toplam mesaj
: 27
Ort. okunma sayısı
: 1127
Kayıt tarihi
: 28.12.07
 
 

1963 Doğumlu  ununu elemiş eleğini asmak üzere...3 (kimine göre pırlanta) çocuk yetiştirmiş denil..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster