Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Eylül '13

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
124
 

Umurumda mı dünya?

Umurumda mı dünya?
 

"Çıkıştan önceki son düzlük."

 Bir aya yakındır beynime asılmış bu cümlenin bende ne gibi bir çağrışımın sonucu olduğunu bilemiyorum. Uzun zamandır bir başıma konuşuyorum.  İletişim edimlerimi  yitirdim.  Ara sıra bazı cümleler zihnime takılıyor, anlamsızca tekrar ediyor. Dilime dolanıyor.  Şarkılar da bazen böyle dile dolanır ya! Hatta hiç dinlemediğin bir şarkı bile olabilir. Bir parçasını duymuşsundur sadece ve o parça  zihninde  durmadan yayın yapar. Sen de  olur olmadık zamanlarda dayanamaz söylersin.

Sırf bu sebepten “Yine de şahlanıyor aman..” diye uykundan uyandığın zamanlar olmamış mıdır? Benim olmuştur.  Hatta bir keresinde, aman neyse…Konuyu dağıtmayalım. Zihnim yeterince dağınık zaten. Evraklar kayıp bulamıyorum. İşlerim sarpa sardı. Ölümler  yine üst üste geldi.

Doğal hayatımın bir parçası haline geldi sürekli yakınlarımından birilerinin vefat etmesi. Ben de doğala mı dönüyorum, bilincimi mi yitirmekteyim bilemiyorum? Son aldığım vefat haberiyle ağzımdan çıkan kelime “Hoppalaa!” oldu. “Yok artık” diye tamamladım. Neden ve kime karşı bilmem ama sinirlendim.

Kafana takma dedikleri bir çok aksilik, üzüntü verici durumla boğuşmaktayım zaten. Takma diyenlere de sinirleniyorum. O bana takma diyenler var ya!  Saatlerce az mı dinledim onları. Tek bir konu üzerinde durmadan dinlenmeden üstelik aynı şeyleri  defalarca tekrar ederek konuşurlardı. Of! Dedim mi  hiç? O yaşadıkları ve ellerini ayaklarını birbirine dolaştıran sıkıntılar da benim  hep yaşadığım münferit durumlardı. Hatta daha beterlerini bile yaşarken tek kelime etmemişimdir.

Telefon bu her an çalabilir canın sıkılmış, sinirli de olabilirsin. Beni  aradıklarında ben hep iyiydim. Biliyor musun, hiçbir sıkıntılı anımı fark etmediler? Bazen söyleyecek olurdum nasıl beceriyorlarsa laf ağzımdan çıkarken geri tıkılırdı. Sonra bir başlarlardı tirada. Aman derdim benim ki de dert mi? Adamın ki dram dram!

İyi bir anlatıcı olamadım ama iyi bir dinleyiciyim sanırım. Millette sorun bitmiyor. Dinlemekle kalsa iyi bir de seferber oluyoruz. Haydiii! Araştır bakalım bu dava nasıl hallolur. Ne bileyim ben hukukçu muyum? Avukat tanıdığım mı?!!!

Aşk acısı, kaynana zırıltısı, patron dırıltısı, eş takıntısı hepsine nane şekeri. Ben çocukken Bakırköy’de oturuyoruz. Sokaktan geçen bir nane şekercimiz vardı. Sevimli mi sevimli bir amca”Kaynana zırıltısına, böbrek ağrısına, ağız kokusuna, aşk acısına naneee şekeriii” diyerek geçerdi kapımızın önünden. Ben de artık nane şekeri tavsiye ediyorum herkese. Telefonum sustu sırf bu yüzden, ne gam…

Kahve soğumuş. Türk kahvesi , diğerlerini pek sevmiyorum. Bir fincan da sana yapsaydım?..Peki  sen bilirsin. Çok sağlıklı duruyordu aslında, hepimizi gömersin diyorduk. Pişkin pişkin gülüyordu. Bedava  mezar bulsam girerim diyordu ya! Hakikaten her şeyi bedavaya  getirmeye bayılırdı. Son gün herkese kola ısmarlamış, ilginç.

Onca insan gidişiyle içimi yaktı hiç birini kaleme alamadım ama şimdi ondan bahsediyorum. Cenaze törenleri, evlilik törenleri, nişan törenleri …törenlerin hepsi sıkıcı.

Hijyen önemli tabi, görünen ve görünmeyen kirlerden arınmak. Peh! Steril karşılamalar, gülüşler...Nasılsın? diye sorarken bile cevabını can kulağıyla dinliyor muyuz? Nasılsa iyiyim diyecek, hep adetten. Orada bulunmak da adetten değil mi zaten? Adet hatırına.

İletişim bilgilerimi istiyorlarmış. Yok kardeşim ben iletişmiyorum dedim onlara. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 75
Toplam yorum
: 257
Toplam mesaj
: 51
Ort. okunma sayısı
: 680
Kayıt tarihi
: 30.04.07
 
 

1973 İstanbul doğumluyum. Lise mezunuyum. Evliyim. Bir reklam ajansında çalışmaktayım. Laf o..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster