Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Temmuz '07

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
473
 

Umut...

Umut...
 

Çinli düşünür Lao Tzu'nun zamanında geçen bir hikayeyi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bir köyde yaşlı bir adam varmış. Çok fakirmiş. Fakat kral bile onu kıskanırmış. Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, kral ihtiyarın bu atı için hazinesinin tamamını teklif etmiş, fakat ihtiyar adam atını satmaya razı olmamış.
İhtiyar adam:

- Bu at, benim için sadece bir at değil, bir dost.İnsan hiç dostunu satarmı? dermiş.

Bir sabah tüm köy halkı uyanmış ve bakmışlardı at yok. Köylüler hemen atını satmaya yanaşmayan ihtiyar adamı suçlayarak, böyle olacağı belliydi, kaçırmışlar işte atını, hemde beş kuruş para ödemeden demişler.

İhtiyar adam:

- Karar vermek için acele etmeyin. Sadece at kayıp deyin. Çünkü bu sizin yorumunuz. Atımın kaybolması şans mı yoksa şanssızlık mı, bunu henüz kimse bilmiyor. Çünkü bu olay bir başlangış, arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez demiş.

Köylüler ihtiyarın bu sözlerine kahkahalarla gülmüşler.Aradan 15 gün geçmiş ihtiyarın atı geri dönmüş.Geri dönerkende, vadideki 12 vahşi atı peşinden getirmiş.Durumu gören köylüler ihtiyar adamdan özür dileyerek, şöyle demişler:
- Atının kaybolması, senin için şanssızlık değil, adeta bir piyango olmuş, şimdi bir değil, tam 13 tane atın var...Sen haklıymışsın ihtiyar, demişler.

Aradan günler geçmiş, ihtiyarın oğlu 12 vahşi atı terbiye etmeye başlamış.Bu sırada oğlu atlardan birinin üzerinden düşmüş ve bacağını kırmış.Bu defa köylüler hemen ihtiyarın yanına koşup:
- Bak gördünmü bu defada oğlunun bacağı kırıldı iş göremez hale geldi, şimdi sana kim bakacak? demişler.
İhtiyar adam bu defa şöyle karşılık vermiş:
- Yine erken karar veriyorsunuz.Oğlum sadece bacağını kırdı ve bir süre iş göremeyecek gelecekte bu durum bize ne getirir bunu hiçbirimiz şimdiden bilemeyiz, demiş.

Birkaç hafta sonra, düşmanlar büyük ordular eşliğinde saldırıya geçmişler.Köye gelen görevliler, ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dışında, bütün gençleri askere almışlar.Köyü bir matem havası sarmış çünkü savaşın kazanılmasına olanak yokmuş.

Bunun üzerine ihtiyar şöyle demiş:
- Şu an için bilinen tek bir gerçek var.O da, oğlum benim yanımda sizinkilerde askerde, oğlumun bacağının kırılması şanssızlık değil, aksine büyük bir şansmış meğer, demiş.

Lao Tzu bu hikayesini şu öğütle tamamlamış:
- "Acele karar vermeyin.O zaman sizin diğerlerinden bir farkınız kalmaz.Hayatın küçük bir parçasına bakarak tamamına dair karar vermeyin.Karar aklın durma halidir.Bir kez karar verdiniz mi akıl düşünme olayını durdurur.
Halbuki akıl kişiyi daima karar almaya zorlar.Bu durum insanın sürekli gelişme halinde olmasını sağlar.Bir kez karar alındıktan sonra, gelişmede durur.Halbuki gelişme sırasında bir kapı kapanırsa, diğerinin açılacağı umudu vardır.Her zaman için arayış devam eder.Hedefe ulaştığımız an, daha yüksek bir hedefin varlığı sözkonusudur".

Yarınlarımıza dair, umutlarımız ne kadar fazlaysa, yaşama o kadar fazla tutunabiliriz.Geleceğe dair hiçbir hayalin ve umudun kalmamışsa, yaşamın çoktan sona ermiş demektir.Geçmişte yaşadığın olaylar belki sana hayal kırıklığı yaşatmış, yarınlara dair beklentilerini törpülemiş olabilir.Ama madem hala aklın çalışıyor ve bedenine hükmedebiliyorsun, o halde geleceğe dair yaşanacak bir şeyler kalmış demektir.Ve bunun hayalini kurarak, yarınlara umutla bakabilirsin.

Hiçbirimiz pembe bulutlar üzerinde yaşamıyoruz.Hepimizin, gerek iş hayatında, gerekse özel hayatında karşılaştığı sıkıntılar, başarısızlık yaşadığı konular mutlaka vardır.Hemen ilk seferde ani kararlar verip, ümitlerimizi bir çırpıda tüketip, olumsuz sonuçlara varırsak, İlerisi için, içinde bulunduğumuz durumu kurtarabilmek adına, gerekli enerjiyi kendimizde bulamayız.

Yaşadığımız hiçbir şey tesadüf değildir.Her şeyin bir nedeni vardır.Olumlu veya olumsuz başımıza gelen her olayın arkasında, zihnimizi geliştirmemizi sağlayacak fırsatlar gizlidir.Olayların arkasındaki bu gizli fırsatları görüp, aceleci kararlar almadan önce, zihnin gelişimini sürdürmeye devam etmek ve sabırlı bir bekleyiş içine girebilmek, insanoğlunun ulaşabileceği en büyük erdemdir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 60
Toplam yorum
: 255
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 1922
Kayıt tarihi
: 14.06.07
 
 

22.06.1970, İstanbul doğumluyum. Finans sektöründe çalışıyorum. Sanata ve edebiyata büyük ilgi duyuy..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster