Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mart '15

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
360
 

Umut ışığı (Gerçek bir hikaye...)

Umut ışığı (Gerçek bir hikaye...)
 

2009 senesinin Ağustos ayı ...Çalıştığım kurumun, komşu ilçelerden birinde düzenlediği toplantıya katılmak üzere, görevli personelimizi taşıyan araç, gidiş yolunda trafik kazası yapar. Kaza sonrası, özellikle en arka koltukta oturan çalışma arkadaşlarımız, sıkışarak ağır yaralanır .

Olaya müteakip, kazazedelere yardım için bölgeye giden, ilçe teşkilatında görevli bir arkadaşımız, kaza anının hemen sonrasını şöyle anlatır :

"-Kurum çalışanlarımızın başına gelen bu üzücü olayı duyar duymaz olay yerine geldim. Aracın en arka bölümünde sıkışan, ağır yaralı bayanlardan birine yardım etmek için enkaza yaklaştım. Manzara korkunçtu ! Kazazede başından aldığı darbe nedeniyle eli yüzü kana bulanmış, saçlı deri neredeyse kafasından sıyrılmış ve baygın halde, araç içinde sıkışmış vaziyette yatıyordu...doğrusu yaşayıp yaşamadığından bile emin değildim, çünkü nabzı neredeyse hissedilmiyordu... Birkaç denemenin ardından, onu sıkıştığı yerden tek başıma çıkaramayacağımı anlayınca, yardım ekiplerini beklemeye karar verdim. Bu sırada kazazedenin gözleri kapalı olduğundan, bilincini açık tutabilmek için onunla konuşmamın faydası olabileceğini düşünerek, elimi omzuna koyup, arada bir :

"-Korkma , yanındayız, seni kurtaracağız, lütfen dayan ! " dedim.

Bir süre sonra yardım ekipleri olay yerine geldiler, bütün kazazedeleri sıkıştıkları yerden çıkarıp, hastaneye ulaştırdılar. Uzun bir tedavi sürecinin ardından, hepsinin de taburcu olduğunu öğrendiğimde çok sevindim. Hastanede kaldığı dönemde, özellikle kaza sonrası konuşarak bilincini açık tutmaya çalıştığım bayan arkadaşımızı birkaç kez ziyarete gittim. Kaza öncesinde kendisiyle bir tanışıklığımız yoktu.İ lginçtir ki; olay sonrası baygın olması nedeni ile yüzümü hiç görmemesine rağmen, ilk ziyaretimde kendisiyle konuşmaya başlar başlamaz, bana:

"-Sesinizden tanıdım, siz kaza sırasında benimle konuşmaya çalışan kişisiniz " dedi.

Böylesine elim bir olay vesilesi ile yaşadıklarımızın, kendisinde derin izler bıraktığını dile getirerek:

"-Kazadan hemen sonra gözlerimi açacak gücüm olmasa da, ölümle -yaşam arasındaki o ince çizginin neresinde bulunduğumu anlamaya çalıştığım sırada korku içindeydim .Bir yandan da duyduğum acı, yalnızlık ve unutulmuş olabileceğim ihtimali ile kendimi kapkara, derin bir kuyuda hapsolmuş gibi hissediyordum. Hayatta kalma mücadelemde, tabiri caizse sesiniz benim için ; kör karanlıkta, yolumu aydınlatan bir umut ışığı oldu... sizi işittiğim andan itibaren benim için inanın herşey değişti. Bilinç dışı bir gayretle, sayenizde kurtarılacağıma inanarak, dayanmak , güçlü olmak için kendi kendime telkinde bulundum ." diyerek bana defalarca teşekkür etti.

 Nihayetinde, bugün her ikimiz de sağlıklı ve mutluyuz.O, hayatta kalabildiği ve ailesine kavuştuğu için, ben de yaşam mücadelesinde ona destek olabildiğim için...

Kıssadan Hisse ;Değerli okur, gerçekten yaşanmış bu olayı tanık olanlardan, birebir ilk dinlediğimde çok etkiledim, hikayeleştirmeye çalışarak sizlerle paylaştım .Kanımca, hayatın karşımıza çıkardığı sıkıntılar ne olursa olsun belki de faniliğimizi unutmadan yaşamla yüzleşmeliyiz.... Varlıklar aleminde, aynı havayı soluduğumuz her insan evladı! zamanını ve şartlarını kestiremediğimiz bir dönemeçte, bize umut ışığı olmak için sırasını bekliyorsa eğer; çaresi olmayan tek gerçekliğin ölüm olduğu bu dünyada, birbirimize bu kadar tahammülsüzlük göstermeye, kin tutmaya, bunca çekişmeye gerek var mı dersiniz?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 136
Kayıt tarihi
: 28.01.15
 
 

Yazmak... Ya da yazmamak... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster