Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Kasım '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
607
 

Umut ışığı kırıntılarını görebilmek

Umut ışığı kırıntılarını görebilmek
 

Bulutların gölgelediği kasvetli günlerde, o mutsuz bulutların arasından süzülen ve gökyüzünde çizgiler oluşturan güneş ışınlarını seyre dalmak çok hoşuma gidiyor...

Her tarafın bulutlarla kaplı olduğu o iç karartıcı günlerde; güneşin, inadına süzülebileceği bir veya birkaç delik bulabilmesi sonucunda o ışık çizgilerini görebilmek, kasvetli havaya rağmen bana umut veriyor.

Bu manzara bana dolaylı yoldan da olsa çok önemli bir şeyi anımsatıyor: İçinde bulunduğum durum ne kadar umutsuz ve iç karartıcı olursa olsun, bir yerlerde mutlaka bir umut ışığı vardır. Ve önemli olan ise, o minik umut ışığı kırıntılarını görebilmektir...

Bir arkadaşım var, her daim mutsuz olduğunu dile getirir. Ona göre her şey berbattır; ama her şey. Örneğin, gün içinde en çabuk yorulan odur, bu hafta hiç bitmeyecek ve tatil hiç gelmeyecek gibidir, ona bir günlük tatil asla yetmez, nişanlısı hep onu üzer (aslında o kendini üzer), hiçbir şey yolunda gitmiyordur; daha neler neler... Annesi ise bu yüzden onu hep eleştirir durur. Ama o bu huyundan asla vazgeçmez.

Bir gün annesi dayanamayıp, "Kızım, mutlu olabileceğin hiç mi bir şey yok hayatında? Hep şikayet, hep mutsuzluk... Yorulmadın mı artık, bir kerecik de memnun olsan?" şeklinde bir eleştiride daha bulunmuş. O da şu yanıtı vermiş: "Ya anne ya, belki ben böyle mutlu oluyorum!?!"

İlginç ve içerisinde pek çok mesaj barındıran bir cevap bu, değil mi?

Samuel Becket*, "Sizi temin ederim ki mutsuzluktan daha komik bir şey yoktur. Evet, dünyadaki en komik şey budur." derken neyi kastetmiş olabilir sizce? Bilmem ki!

Eğer hayatımızdaki her şey güllük gülistanlık olsaydı ve sürekli mutlu olsaydık çok mu güzel olurdu hayat? O zaman mutlulukların ne kadar değerli ve ne kadar zor elde edilebilir olduğunun farkında olmazdık (çünkü zor elde edilebilir olmazlardı) ve hiçbir güzel şeyin kıymetini bilemezdik bence. Hayat bu şekliyle, yani her tür iniş-çıkışlarıyla güzel belki de...

Aslolan, sahip olduklarımızın değerini bilmek, ve onlarla yetinebilmek. Ve elbette, çaresiz kaldığımız her kötü durum için bir umut ışığı olabilme ihtimaline karşı gözümüzü dört açmak...

(Mutlu olmak senin elinde, unutma!)**

Not: Bazı durumlar umut ışığı barındırmayabilir. Böyle durumlarda fazla hayalperest davranmamalı ve her gördüğümüzü bir ışık kırıntısı olarak algılamamalıyız, yoksa sonuç hayal kırıklığı olabilir!

_______________________________________________________________________

*Samuel Beckett: Unutulmaz oyun "Godot'yu Beklemek"in yazarı
**Mutlu olmak senin elinde, unutma: "Gripin" adlı müzik grubunun "Elalem" adlı şarkısında geçen bir cümle


<özlem boral="">

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir iki dakika oldu düzeldi bu int. iki üç saattir başındayım, bazı böyle şeylerde geçici stres yapıyor işte. Blog yazısı çok olumlu ve anlamlı olmuş, gençler neden dir bilinmez anlaşılmaz bir stres mutsuzluğu yaşıyorlar sanki, herşeye daha olumlu bakmak varken,neden bilmiyorum, elinize sağlık. sevgiler.

Nariçi 
 24.12.2007 0:21
Cevap :
Aslında ben de o anlamsız stresi yaşayanlardanım. Zaman zaman son derece kötümser olabiliyor ruh halim. Ama bu bloğu yazarken belli ki iyi günümdeymişim, yoksa kolay kolay çıkmaz benden böyle şeyler :) Keşke elimizdeki değerlerin kıymetini bilip onlarla yetinmeyi başarabilsek, değil mi?  24.12.2007 8:21
 

Aslında böyle bir yazıyı okumak bile umut ışığını paralatabiliyor yüreğimde. İnsanlar kendilerine yapabildikleri oranda minik umutlar yaratabilirler. Umut ve pozitif enerji kardeş gibidir aslında. Teşekkürler bu güzel ışık için. Sevgilerimle

Metin Özkaya 
 02.12.2007 16:33
Cevap :
Her zaman vurguluyorum, biraz Polyannacılıktan kimseye zarar gelmez. Aşıeıya kaçmamak koşuluyla :) Yarım bardak su önümüzdeyken ona "yarısı boş" değil de "yarısı dolu" diyebiilmek umuduyla...  02.12.2007 21:06
 

umarım herkes mutlu olur. :))

Canan Öz 
 26.11.2007 20:49
Cevap :
Amin, cümlemize...  26.11.2007 22:02
 

Yazın gölge yaptığında iyiydi!!

Ahmet Balcı 
 26.11.2007 19:58
Cevap :
Yazın da sevmezdim, üşütürdü beni. Ben dört mevsim üşüyen tuhaf tiplerdenim de :)  26.11.2007 22:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 152
Toplam yorum
: 964
Toplam mesaj
: 60
Ort. okunma sayısı
: 1896
Kayıt tarihi
: 19.08.06
 
 

Ortada bir problem görüyorsak bu bizim de problemimizdir. Ve eğer 'birisi'nin bu konuda bir şeyle..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster