Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ekim '15

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
33
 

Umut Kuşu

Benim kendime ait bir aşkım olmamıştı hiç. Hep, başkalarına yazılan şarkıların başrolü olmayı istemiştim. Alın yazıma yazılan yalnızlıktan korkarak sevilmek ihtiyacı duymuştum. Bir bir gidiyordu bana ait olmayanlar; kiminin parmağında nişan yüzüğü, kiminin esaslı bir evlilik yüzüğü; kiminde de bensiz Mutlu olduğunu ifade eden yakışıklı bir tebessümü vardı. Kanamıştım; yine en çok kendime. Dirilmek ihtiyacı doğmuyordu ömrümde yeniden, her gün yeni bir yalnızlığa doğuyordum Nasıl olsa. Gözlerimle suladım yalnızlığımı, yağmurlar da eşlik ettiler. Kanıyordum kendime; ağlıyordum bu hâlime. Kimi sevdiysem yalnızlık kavalyem oluyordu; evcilik oyunlarının bile yalnızca yalnızlıkla soluduğu havaydım ben. İzim kalmıyordu birinin kalbinde, ömürlük arzularının telaşsız sevda çiçeği olmuyordum. Çok canım acıyordu; mürvetimi kuşlar mı görecekti yalnızca ıslıklı yalnızlığıma kaldığımda? Çok acıyordu.   Kalbimden sevda teğetleri geçti; yine yalnızca acı dolu bir şarkının nakaratındaki son kelime oldum. Notamdan çalmadı hayat büyüsüne kanmış sevda yeminlileri; her yeni güne yalnızca yalnızlığa doğmak için geliyordum sanki. İçimden içime akan gözyaşlarım sel oldukça içimdeki umut kuşları sele kapılıyordu.   Şimdi bir kez daha kendime kaldım; sevilmeye layık değil miydim, çabucak mı unutulurdum? Bir sokak lambası, bir sokak tabelası, kimsesiz bir şarkı da mı beni hatırlatmazdı? Öyleyse ben ölmeye gidiyorum; yarın yeni bir yalnızlığa doğmak Hakkım varsa eğer. Kalbimde acılarıma bastığınız o yerler çok acıyor şimdi. İzninizle ölebilir miyim? Bugünler de geçer diyor son nefesini veren umut kuşum; geçer elbet, bugünleri de atlatır kader, o vakit doğdukça ben; kabrimde ötüşüverir sözümü bile etmeyen yalnız kuşlar...   Dilara AKSOY  http://www.twitter.com/yazarprensesi

SİZ ve ben bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Derken Atilla İLHAN... Açılmış sarmaşık gülleri kokularıyla baygın, En görkemli saatinde yıldız alacasının, Gizli bir yılan gibi yuvalanmış içimde keder; Uzak bir telefonda ağlayan yağmurlu Genç Kadın…. Ve devamıyla! Özgürlüğümüz, yoksa yalnızlığımız mıdır? eflatuna çalar puslu lacivert bir sis kuşattı ormanı karanlık çöktü denize Yalnızlık, çakmak taşı gibi sert, elmas gibi keskin, ne yanına dönsen bir yerin kesilir. fena kan kaybedersin... kapını bir çalan olmadı mı hele elini bir tutan bilekleri bembeyaz kuğu boynu parmakları uzun ve ince, sımsıcak bakışları suç ortağı kaçamak gülüşleri gizlice... Yalnızların en büyük sorunu tek başına özgürlük ne işe yarayacak, bir türlü çözemedikleri bu! Ölü bir gezegenin soğuk tenhalığına benzemesin diye... Özgürlük mutlaka paylaşılacak, suç ortağı bir sevgiliyle! En kısa Zamanda, ''Bir Suç Ortağı'' bulabilmeniz dileğimle! Saygı, sevgi ve muhabbetle..!

SİZ ve ben 
 25.01.2021 0:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 172
Toplam yorum
: 55
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 232
Kayıt tarihi
: 03.01.13
 
 

1989 doğumlu, İstanbul Üniversitesi Felsefe mezunu. İlk şiirini 10 yaşındayken kaleme aldı. Ortaoku..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster