Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Sonsuzluk (Osman Özeker)

http://blog.milliyet.com.tr/yasev

28 Kasım '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
26970
 

UNESCO'nun Atatürk'le ilgili kararı

UNESCO'nun Atatürk'le ilgili kararı
 

Türk milletinin kurtarıcısı Atatürk emperyalist güçlere karşı milletiyle birlikte verdiği kurtuluş mücadelesi esaret altında olan milletlere ileride büyük bir “özgürlük ışığı” olarak yanmıştır.

Mustafa Kemal Kurtuluş mücadelesini “Ya İstiklal, Ya Ölüm” sloganı ile başlatmış, sonucunda da işgal güçlerini tüm Anadolu’dan söküp atmayı başarmış bir liderdir.

Anadolu’nun düşmanlardan temizlenmesi sonrası Genç Cumhuriyetin sağlıklı bir şekilde yürümesi için çağdaş adımlar atmış, bilime, sanata dayalı modern bir Türkiye’nin gelişmesi ve ilelebet var olması içinde ömrünün sonuna kadar mücadele vermiştir.

Gerçekten Atatürk’ün yıllar içersinde edindiği kültür birikimi, fikir yapısı O’nun devrimlerine damgasını vurmuştur.

Bugün Atatürk’le hesaplaşmak isteyenler, Atatürk’e dil uzatanlar ve O’nun milletine bıraktığı emanetleri yok etmek isteyenler neyle dans etmeye kalkıştıklarını iyi etüt etmeliler.

Atatürk’e dil uzatanlar, Atatürk’ün değerini hala kavramamakta inat edenler bilmelidirler ki;

Atatürk’ün ne büyük bir lider olduğunu, icraatlarının, Devrimlerinin değerini UNESCO’DA kavramış olacak ki, 1981 yılını dünyada “Atatürk Yılı” olarak kutlanmasına karar vermiştir.

UNESCO’nun, Atatürk’ün 1981 yılındaki 100. Doğum Yıldönümü dolayısıyla aldığı kararların dayandığı gerekçeler, Atatürk’ün “Ulusal Mücadele ve Çağdaşlaşma Lideri” olmak evrensel niteliklerini ortaya koymakta ve dayandığı gerekçelerle, Atatürk’ü yetiştirmiş bir ulusun mensubu olarak, hepimize kıvanç vermektedir.

UNESCO 1945 yılında kurulmuş ve bu kuruluşa 193 ülke üye olmuştur.

UNESCO’nun açılımı ise Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyinin bir kolu olup, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütüdür.

UNESCO 27 Kasım 1978 Yılında Paris'de yaptığı bir toplantıda,1981 yılının “Dünya Atatürk Yılı” olarak kabul ve ilan etmiştir.

Bu kararın önemi ise; UNESCO tarafından doğum günü kutlanan başka bir lider yoktur, şu ana kadar da başka bir lider için kutlama kararı verilmemiştir. UNESCO’nun Atatürk’ü değerlendirmesi ise başta bizim içimizdeki Atatürk düşmanlarına ve ayrıca tüm insanlığa bir ders niteliğindedir.

27 Kasım 1978 Tarihli UNESCO Genel Kurulu’nun kararında:

“UNESCO Genel Konferansı; Uluslararası anlayış işbirliği ve barış yolunda çalışmış üstün kişilerin gelecek kuşaklar için örnek olacakları inancıyla, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün doğumunun 100. Yıldönümü’nde, 1981 yılında anılacağını hatırlatarak, UNESCO’nun ilgilendiği tüm alanlarda olağanüstü bir reformcu olduğunu göz önünde tutarak, özellikle sömürgecilik ve emperyalizme karşı en önce açılan savaşların ilk liderlerinden biri olduğunu kabul ederek, dünya ulusları arasında karşılıklı anlayışın, sürekli barışın kurulması için çalışmalarının olağanüstü bir örnek olduğunu ve tüm yaşamı boyunca insanlar arasında hiçbir renk, din ve ırk ayrımını gözetmeden, bir uyum ve işbirliği çağının doğacağına olan inancını anımsatarak, eylemlerini her zaman barış, uluslar arası anlayış ve insan haklarına saygı yönünden yapmış olan Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Atatürk’ün kişiliğini ve eserinin çeşitli yönlerini ortaya çıkarmak üzere, 1980 yılında yapılacak sempozyum hazırlıkları için Türk Hükümeti ile UNESCO’nun işbirliği yapmasına karar verilmiştir.”

UNESCO’nun aldığı bu karar gereği dünya tarihinde bir ilk olarak Atatürk’ün 100 doğum yıldönümü olan 1981 yılı “Atatürk Yılı” olarak kutlanmış dünya bu büyük lideri fikirlerini bir kez daha tanıma ve anlama şansı bulmuştur.

Türk milletinin yabancıların “100 yılda bir böyle bir lider gelir”  gelir dediği Ulu Önderine, Atatürk’üne dünden daha çok bügün sahip çıkması gerekmektedir.

Dünyanın gıptayla baktığı bu lideri iyi anlamalı, O’nun emanetlerine hıyanet değil, sahip çıkılmalıdır.

UNESCO’nun bu önemli kararı Atatürk’ün değerini, Atatürk’ün eserlerini kimsenin “göz ardı” edemeyeceği, Atatürk’le hesaplaşmak yerine Atatürk’ün bütün dünyanın da kabul ettiği fikirlerini, devrimlerini korumak ve kollamak herkesin hedefi olmalıdır.

Bu ülkede “yeni sahte Atatürkler” aramaya, yaratmaya gerek yoktur. Tüm dünyanın da hakkını teslim ettiği Atatürk halen dimdik fikirleriyle, eserleriyle ayakta durmaktadır ve ilelebet de duracaktır.

Osman Özeker 28.11.2011

Caner Övet, Ayrıntıda gezinmek bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Allahtan Nelson Mandela hapisteydi 1981 de :))Sn osman ÖZEKER bey e çok teşekkür ediyorum,Atatürk gibi yıllar geçtikçe değeri çok daha fazla anlaşılacak bir dünya lideri hakkında sunduğu bilgilerden dolayı.

soner erden 
 01.12.2011 20:07
Cevap :
Katkılarınıza sonsuz teşekkürler.  03.12.2011 19:50
 

Evet simdi AKP bence kendi sonunu hazirliyor dünyada hic bir millet yokturki katliam yapmamis olsun hepsinin tarihinde vardir ufakli büyüklü bence Kürtlerin 20 yildir ve hatta o ayaklanmadan beri yaptiklari katliamdan baska bir sey degildir bunun hesabini Atatürk sormustur ve gelecektede bunun hesabi mutlaka onlardan TÜRK milleti soracaktir cünki ozaman ölen Kürt sayisi onlarin son 30 yildir öldürdüklerinin 3 de biridir bu ikilik farkin hesabi zaten yazildi bile onlarin hasabina,bir gün bizde dagda militanliga baslarsak bu onlarin sonu ola´caktir hic kimse bir seylerin arkasina siginip insanligi yok etmeye calismasin. Allah bizi insanligimizdan cikarmasin.Not.Hangi savasi kazanmis olarak bu Ülkeden toprak ve hak talep ediyorsunuz önce bunun cevabini bi verin bu millete.benim ecdadim milyonlarca sehit vermis ve hakkiyla bu topraklara hakim olmustur ve sunu iyi bilinki son Türkü devirmeden zirnik alamazsiniz savas sa savas katliamsa katliam bundan sonra böyle.

engin akcaali 
 01.12.2011 1:46
 

Sayin bay ve bayanlar, sizlere onemli bir konuyu hatirlatmakta yarar buluyorum. Ataturke diyecegim bir sey yok, o kendi doneminin gerekliliklerini kendisince yerine getirmis ve o donemin sartlarina gore uluslasma hareketi altinda bu gunku Turkiye Cumhuriyetinin kurulmasinda buyuk rol oynamistir. Yani kurtulus savasi verilmemistir cunku Turkiye Cumhuriyeti hic bir zaman klasik isgalci ve somurgeci bir devletin somurgesi olmamistir. Zira Osmanlida hic bir zaman somurge olmamistir ancak isgal edilen Turkyenin degil Osmanlinin topraklari olmustur.Zaten o donem verilen bu kurtulus savasi diye imaa edilen sey Osmanlinin topraklarinin paylasimi olmustur. Saygilarimla.

Martin de Boer 
 30.11.2011 21:16
Cevap :
Martin Bey, sizin yorumunuz da geniş çerçeveden bakılınca belli bir gerçek payı taşıyor olabilir. Ancak Genç cumhuriyet Osmanlının küllerinden yoktan var edilerek, mücadele verilerek kurulmuştur.  01.12.2011 12:59
 

Elinize sağlık Osman Bey. Öenmli bir ayrıntıydı Gazi hakkında. Selam ve saygılar.

Ayrıntıda gezinmek 
 29.11.2011 10:09
Cevap :
Dersim bahane edilerek perde gerisinde Cumhuriyete ve Atatürk'e doğru uzanmaya çalışan kirli eller ve kirli dillere bir uyarı...  29.11.2011 12:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 280
Toplam yorum
: 232
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 2891
Kayıt tarihi
: 11.07.08
 
 

1949 Konya Ereğli doğumlu olup, halen İzmir'de oturmaktayım. A.Ü. Eğitim Fakûltesi mezunuyum  Ata..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster