Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ağustos '18

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
45
 

Üniver-market

Üniver-market
 

Artık üniversite demesek de olur…

Ünivermarket yakışır.

Çünkü üniversiteler öğrenci kapma yarışında iyice abarttılar.
Üniversite mi öğrenci arıyor, öğrenci mi üniversite peşinde belli değil.

Gazeteler çarşaf çarşaf özel üniversite reklamlarıyla dolu.

İş, ticarete dönerse olacağı bu tabi.

Üniversitelerin özelleri arttıkça iş ticarete döndü, rekabet başladı, reklamlar arttı.

“Gel öğrenci gel, bana gel, ne olursan ol gel bana burs vereyim sana” tarzı ekran ve gazete reklamları arasında reklamı yapılanın üniversite olduğunun farkında mıyız?..

Market mi oldu üniversiteler?

İşte elimize aldık bir ulusal gazete, çeviriyoruz sayfaları…

Tam sayfaya yakın bir reklam: “Geleceği değiştiren gençlik hareketi” diyor reklamın başlığında.

Yüzde 100 burs imkanı ve yüzde 25 ile yüzde 50 oranlarında indirim diyor spotlarda.

Çeviriyoruz sayfayı, bir başka ilan:

“….Üniversitesi öğrencilerimizin yanında… %20-15-10 indirim…”

Hangi gazeteyi elinize alsanız bu ve benzeri ilanlar…

Sanırsınız tatil köyü reklamı bunlar…

Spordan tutun, yurtlardaki odaların görüntülerine, aktivitelerden tutun dil farklılıklarına, yabancı ülkelerdeki üniversitelerden ikinci diploma ayrıcalıklarından tutun, uluslararası üniversiteler birliklerine üye olanlarına, staj imkanlarının genişliğinden tutun erasmusa kadar…

Cazip göstermek için ne varsa sunuluyor.

Bu sunumun gösterdiği çıplak gerçek şu:

Özel vakıf üniversiteleri ticari şirket olmuş durumda.

Peki neden çoğaldı böylesine özel üniversiteler? İhtiyaçtan mı gerçekten?

İlk yıllarda burunlarından kıl aldırmaz ve burs imkanlarını bile çok sınırlı tutarlardı.

Şimdilerde ise neredeyse liselerin önüne ofis açacaklar.

Peki bunca vakıf üniversitesi gerekli mi ülkemiz için?

Aynı bunca devlet üniversiteleri gibi?..

Şu an Türkiye’de üniversite sayısının takibi bile mümkün değil.

200’e yaklaşıyordu geçen yıl, şimdi geçti mi ki 200’ü?..

Peki bu üniversitelerin kaçında yeterli öğretim üyesi var?

Hadi özel vakıf üniversiteleri bu açıdan rahat, peki devlettekiler ne durumda?..

Öğretim üyesi nitelikli olmazsa öğrenci ne düzeyde yetişecek?

Peki diplomalı işsizlik çığ gibi büyüyor buna ne diyeceğiz?..

Özel vakıf üniversiteleri özel ve paralı olduğu için ne kadar “üniversite disiplini ve ciddiyeti” içindeler?..

Öğrenciyi müşteri olarak görüyorlar mı, görmüyorlar mı misal?..

Peki dünyada bu kadar hızlı ve çok sayıda üniversite açan başka ülke var mı?..

Bu kadarına ihtiyaç var mı?..

Apartmandan bozma yapılarla bile vakıf üniversiteleri faaliyet gösteriyor ve reklamında diyor ki: “İstanbul’un en merkezi yerinde…..”

Sanki ev alıyorsunuz!

Apartmansal kılıkta üniversite olur mu?..

İşin vahametini gören, yaşayan, endişe duyan akademisyenlerin sesine ne kadar kulak veriliyor?..

Yükseköğrenimin hep gündemde olduğu ülkemizde ne tuhaf çelişki ki, hem öğrenci sayısı artıyor, hem başarı oranı düşüyor, hem üniversite sayısı artıyor, hem işsizlik oranı yükseliyor.

Buyrun buna bir bakın…

Çarşaf çarşaf reklamlarla dolu gazeteler ve dakikalarca reklam izliyoruz ekranlardan.

Peki bilimin, bilimsel yayının, üretimin, ülkenin menfaatlerinin, yol göstericiliğin, akılcılığın ve eleştirel düşüncenin neresinde üniversiteler?

Üniversitelerimiz?..

Üniver-marketlerimiz?..

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 70
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 72
Kayıt tarihi
: 07.02.18
 
 

1971 Balıkesir doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimimi Balıkesir'de tamamladıktan sonra Ankara Ü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster