Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Mart '15

 
Kategori
Çalışma Yaşamı
Okunma Sayısı
1010
 

Üniversite mezunu olmak ne demektir?

Üniversite mezunu olmak ne demektir?
 

Türkiye İstatistik Kurumu'nun 2013 Verilerine göre, lisans üstü ve doktora dahil üniversite mezunlarının toplam sayısı 6 milyon 452 bin 547 kişidir.Yani, yaklaşık 6,5 milyon insanımızı üniversite düzeyinde eğitebilmişiz (!)  Bu rakamın %24'üne tekabül eden 1,5 milyon üniversite mezununun hala iş bulamamış olması ise; bütün boyutlarıyla araştırılması ve irdelenmesi gereken çok ciddi bir toplumsal sorundur.

Üniversite ya da evrensel adıyla “universitas”; felsefi tartışma ortamında akıl sürecini, duygusal sürecin önünde tutan  ve farkındalığı sağlayan kurumlar olarak tarif edilir.

"Üniversite" olmanın bir diğer belirleyici vasfı ise; “ bilimsel özerkliğe ve kamu tüzel kişiliğine sahip, yüksek düzeyde eğitim, öğretim, bilimsel araştırma ve yayın yapan fakülte, enstitü, yüksekokul vb. kuruluş ve birimlerden oluşan öğretim kurumu” olabilmektir. YÖK, idari ve bilimsel özerklik sorunları bu yazının konusu olmadığı için değinilmemiştir.
 
Özetle; ilk kurulduğu günden bu güne kadar, "üniversite", akıl, bilim ve teknoloji imbiğinden geçmiş tartışmalar ve araştırmalar yaparak, bunların sonuçlarını insanlık alemiyle paylaşan kurumlar olarak tarif edilegelmiştir.
 
Üniversite mezunu olmak ise; nazariyatta, hayatı, akıl ve bilim süzgecinden geçirerek, sürekli ve tekrar tekrar sorgulayabilen insanlar topluluğudur. Kültür, sanat, edebiyat, felsefe, siyaset, bilim ve teknoloji dahil hayatın bütün alanlarında, içinde yaşadıkları toplumu ve insan uygarlığını ileriye taşıma misyonunu üstlenmiş modern zamanların azizleridir.
 
Yukarıdaki tarifler ışığında; evrensel düzeyde aydınlanmış ve üniversite eğitiminden geçmiş bir insanın, dünyanın her yerinde, aldığı eğitime uygun bir iş bulması,  iyi şartlarda çalışıyor olması gerekir. Çünkü, hem aile hem de toplum üniversite eğitimi almış bir bireye ciddi manada kaynak harcamış ve yatırım yapmıştır. Toplumun, bu insanlardan beklentisi diğer insanlara nazaran kat be kat yüksektir.
 
Oysa günümüzde, artık sayıları milyonlarla ifade edilen üniversite mezunu genç  işsizler ordusuyla karşı karşıya bulunmaktayız. Bu genç insanlar; bırakınız bütün dünyayı, kendi ülkelerinde dahi asgari ücretle iş bulamıyorlarsa; içi boşaltılmış “üniversite” ve “üniversite mezunu”  kavramlarının  sorgulama zamanı çoktan gelmiştir. Bu sorgulamayı, başta hükümetler, YÖK ve üniversitelerin bizatihi kendilerinin yapması gerekirken; bu konuda çok ciddi bir duyarsızlık ve vurdumduymazlık hakimdir.
 
Cevabının aranması gereken bir diğer soru ise; milyonlarca üniversite mezunu işsiz varken ve her yıl bu rakama on binlerce yeni işsiz eklenmekte iken, köklü üniversitelerin kalitesini artırmak yerine, yeni üniversiteler açılmasının mantığı nedir?
 
Türkiye’de,  küresel kriterlere göre “Tabela Üniversitesi” sayılabilecek  yeni üniversiteler, sırf siyasi amaçlarla göz boyamak için mi açılmaktadır?  Ya da “vakıf” maskesi arkasına gizlenerek kar amacı için mi? Bu konuda, üniversitelerin doyurucu bir araştırma yapmaması, şayet  yaptılar ise; bunu, kamuoyu ile paylaşmaması gerçekten düşündürücü bir durumdur.  
 
Üzerinde düşünülmesi ve araştırılması gereken ikinci önemli husus ise; kendisinin üniversite mezunu olduğunu zannedenlerin,  hem bilimsel,  hem mesleki yeterlilik, hem ahlaki hem de entelektüel düzeyde, üniversite  mezunu kriterlerine sahip olup olmadıklarıdır.  Yeterli eğitim kadrosu, laboratuvarı hatta sosyal imkanları olmayan bir üniversiteden mezun olmuş  “İnşaat ya da Makine Mühendisi”  gerçekten de mühendis midir?
 
Elbette yeni üniversiteler açmak, iktisadi ve siyasi hesapları olan hükümetlerin ve siyasi partilerin tercihidir. Birey olarak bu sürece müdahalede bulunmak gücümüzü aşar. Ama, üniversite mezunu olarak iş arayan gençlerin, hükümetlerin siyasi tercihlerini sorgulamadan önce kendi durumlarını sorgulaması ve kendilerini değişen koşullara göre yeniden inşa etmesi mümkündür.
 
İyi bir sıhhi tesisat ya da seramik ustası olabilecekken; makine ya da inşaat mühendisi olup işsiz kalmanın bedelini sadece bireyler değil toplum da ödemektedir. Çok uzun bir süredir devam etmekte olan siyasi tercihler, tutarsızlıklar ya da kaprisler nedeniyle Türk eğitim ve öğretim sistemi tam bir bataklığa saplanmıştır. Kısaca değindiğimiz bu husus da, bu yazının konusu değildir.
 
İrdelemeye çalıştığımız konu; evrensel boyutta üniversite mezunu olmak tam olarak neyi ifade etmektedir? Cevabını aradığımız soru ise; hayatında bir kere bile tiyatroya gitmemiş, tek bir şiir dahi ezberlememiş bir insan, doktora bile yapmış olsa üniversite mezunu sayılır mı?
 
Aşağıda gelişigüzel sıralanmış kriterler,  dünya ölçeğinde üniversite mezunu olma iddiasını taşıyan gençlerde  aranan olmazsa olmaz ortak özelliklerdir. Şayet, bu kriterlere sahip değilseniz ne kendinizi ne de çevrenizi boşu boşuna kandırmayınız. Diploma diye duvara astığınız kağıt, bulunduğunuz ülkenin dışında,  hatta bulunduğunuz ülkede  “ a piece of paper” dan başka bir anlam ifade etmeyecektir. O kağıdı almak için yıllarca okula gitmenize de gerek yok artık. Birkaç bin dolar karşılığında “üniversite diploması” veren çok sayıda tabela üniversitesi var dünyada…
 
Bu kriterler, elbette yazarın şahsi görüşüdür. Bunlara ilaveler yapmak ya da bir kaçını yok saymak mümkündür.  Ancak, modern iş dünyasında ciddi şirketler, diplomadan önce sizin  IQ ve EQ zeka seviyenize, problem çözme yeteneğinize, karakter özelliklerinize ve entelektüel kapasitenize bakarlar.
 
Suçu başkalarına atmadan önce, aşağıdaki listeye bir göz atmanızı naçizane önermek isterim. Bu kriterler iş ilanlarında yazmaz. CV’nizde, bunları açık açık belirtmenize de gerek yoktur. Önemli olan; bu özelliklerinizin, iş görüşmelerinde ya da hakkınızda araştırma yapanların karşısına dolaylı olarak çıkmasıdır.
 
ÜNİVERİSTE MEZUNU SAYILMAK NE DEMEKTİR?
 
En az 300 roman ve hikaye kitabı, binlerce makale, dergi ve gazete okumuş olmak demektir.
Merak eden, sürekli okuyan ve araştıran insan demektir.
Mizah gücü gelişmiş, bağnazlığa kapalı olmaktır.
Yemek yemesini, oturmasını, kalkmasını, düzgün konuşmasını, düzgün yazmasını, düzgün giyinmesini, düzgün davranmasını bilmek, temiz ve bakımlı olmak demektir.  
Dünya ülkelerini, başkentlerini, para birimlerini, yönetim şekillerini, dini inançlarını bilmektir.
Tevrat, İncil ve Kuran dahil kutsal sayılan metinleri birkaç kez okumuş olmak demektir.
En az 15-20  tane çok bilinen şiiri ezbere bilmektir.
Dünya klasiklerinin pek çoğunu  okumuş olmak demektir.
Yaşadığı ülkenin kültürünü, sanatını, edebiyatını, sosyal ve siyasi tarihini, arkeolojisini, folklorunu, inanışlarını farklı kaynaklardan okumuş, araştırmış iyi bilen insan demektir.
En az 100 kere tiyatroya, 250 kere sinemaya gitmiş olmaktır.
Birkaç kere de olsa; opera, bale ve klasik müzik konserine gitmiş olmak demektir.
Dünyanın  geleceği ve kendi ülkesinin geleceği hakkında fikir sahibi olan insan demektir.
Ana dilinde en az 5000 kelime ile okuyup yazan ve fikirlerini yazılı olarak diğer insanlarla paylaşan insan demektir.
Ana dilinin dışında dünya dillerinden en az bir tanesini okuyup yazma ve  akıcı bir şekilde konuşabilmek demektir.
En az 5-6 defa yurt dışını ziyaret etmiş olmak , başka ülkeleri ve kültürleri tanımış olmak demektir.
Okuduğunu anlayan, sentez, analiz ve yorum yapabilen; öğrendikleri ve bildikleriyle çevresini aydınlatan insan demektir.
Ön yargılardan, dogmalardan ve katı düşünce kalıplarından arınmış, bağımsız düşünen,  fikri hür, vicdanı hür insan demektir.
Yaşadığı çevreye duyarlı, topluma, doğaya, hayvanlara, diğer insanlara ve en nihayetinde kendisine saygısı olan insan demektir.
Bilime ve teknolojiye inanan, aklı ve vicdanı her şeyin önünde tutan insan demektir.
Hiç tartışmasız; dürüst ve güvenilir olmaktır.
Yalan, dolan ve sahtekarlık yapmaya tevessül etmeyen insan demektir.
Başka düşüncelere, başka inançlara ve başka ideolojilere saygı göstermektir.
Düşünen, araştıran, sürekli okuyan, yazan paylaşan ve yardımlaşan insan demektir.
En nihayetinde; uzmanlaştığı alanda dünya ölçeğinden son gelişmeleri sürekli takip eden ve bir ömür boyu kendini eğitmeyi ve bilgilerini tazelemeyi göze almış insan demektir.
Kısaca, dünya ölçeğinde üniversite mezunu demek  İYİ İNSAN olmak demektir.
 
 
 A.Mesut Tatlıpınar
 
  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

genel kültüre göre mi işe alıylar..kendini yetiştirmek başka bişey işinin uzmanı olmak başka bişey.. arge için bu yazdıklarınızzı arasınlar ama iş takibi için gereksiz...

savas barka 
 23.03.2015 15:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 47
Toplam yorum
: 66
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 3543
Kayıt tarihi
: 17.02.08
 
 

İstanbul'da doğdum. Şişli Lisesi'ni ve MÜ Siyasal Bilimler Fakültesi'ni bitirdim. Daha sonra, İ.Ü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster