Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mayıs '12

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
153
 

Üniversite Öğrencisini kurtarmayan ne?

Üniversite Öğrencisini kurtarmayan ne?
 

Yazıma Üzeyir Garih’in bir anısıyla başlamak istedim.

1951 yılının Temmuz ayında 17 arkadaşımla birlikte İTÜ Makine Fakültesi 'nden basarili bir öğrenci olarak mezun olan Üzeyir Garih, “ O gün hayatimin en mutlu günlerinden biriydi. Sınavlara hazırlanmaktan para getirebilecek isleri altı aydır ihmal etmiştim. Parasızdım. Ancak Yüksek Mühendis diplomasini kazanmış olmaktan dolayı mutluydum. O sabah motor dersi hocalarımız, ikisi de asistan olarak çalışan Prof. Necmettin Erbakan ve Prof. Hakki Of'un karsısında basarili bir motor sınavı ve mezuniyete hak kazanmıştım. Bu olayı kutlamak için bir arkadaşımla Moda'da yazın ilk deniz banyosunu yapmayı ve kendimize bir ziyafet çekmeyi kararlaştırdık.

Mayolarımızı yanımıza almıştık. Arkadaşım Moda'ya gitmeden önce yeni inşa edilen Levent Mahallesi'nde otobüsle bir tur atıp Türkiye'de o gün için yepyeni bir olay olan bir uydu villa kenti gezip görmeyi teklif etti. Merakla kabul ettim. Levent, alt yapısı tamamlanmış villaları toparlar görünümdeydi. Yolları o zamanlar pek ender rastlanan bir şekilde tamamen asfalttı

Otobüsten inip merakla yürürken bir villanın kapısının önünde villa sahibi ile bir amelenin yüksek sesle tartışmalarına tanık olduk. Merakla yaklaştık. Bizi gören villa sahibi sanki içini dökmek ister gibi bize dönerek:
- Burada temizlenecek bir su deposu var. Tam yevmiye veriyorum yapmıyor. Ne ister bilmem ki, diyordu. Amele ise;
- Bu is geceye kadar sürer, kurtarmaz! Kahveye gidip yarına kadar uygun is ayarlarım, diyordu. Arkadaşımla ayni şeyi duşunmuş gibi bakıştık. ikimiz de parasız sayılırdık. Amele yevmiyesi ise 6 lira idi. Bizim o günkü ihtiyacımızın hemen hemen iki misli. Villa sahibine bu isi yapmaya hazır olduğumuzu söyleyince, amele homurdanarak
- Caniniz çıksın da anlayın halimizi, diyerek uzaklaştı.
Mayolarımızı giydik. Deponun pırıl pırıl temizlenmesi bir saat sürmemişti. O sıcak yaz gününde bahçede hortumla duşlandık. Havlu fabrikası sahibi olduğunu sonradan öğrendiğimiz ev sahibi, kim olduğumuzu anladıktan sonra altışar lira ile birer havlu hediye ederek ve birer gazoz ikram ederek uğurladı.

Bu iste kanımca tek kaybeden "Kurtarmaz!" diyen amele olsa gerek.
Iş mi çoktu? İnsanlar mi tembeldi? Neyi "kurtarmaz" idi? Bugüne kadar da anlamış değilim.” Diye bahseder Deneyimlerim adlı kitabında. Çok etkilemiştir bu hikaye beni, ve o günden sonra bende sormaya başladım bugün bizi kurtarmayan ne diye!
Genç nesilimiz artık üniversite sıralarını doldurup taşırıyor. Hatta bir çok kişi üniversiteye girebilmek için sıra bekliyor, birbirleriyle yarışıyorlar amansızca bir mücadele var, dershaneler, özel ders, etüt merkezi, kolej vs. Üniversiteye yerleşebilmek için tüm mücadele veriliyor. Peki üniversiteye yerleştikten sonra... Karanlık çağ başlıyor bir çoğunda lise yıllarında verdiği emekten, özveriden kariyeri için eser kalmıyor. Üniversiteye kapağı at gerisi önemli değil yalanının kurbanı oldukları için olabilir mi ? Çoktan seçmeli bir hayattan geldikleri için önlerine seçim verilmeyince nereye gideceklerini bilmedikleri için mi ? Üniversiteli ne oldum delisi oldukları için mi ?
Hangi sebeptendir bilmem ama iki ya da dört yıllık bir fakülte öğrencisinin lise yıllarında verdiği üniversite mücadelesini, üniversite yıllarında da kariyer mücadelesi olarak vermesi gerekiyor.
Zaman tüm varlıkların içinden geçer ama sadece insan bu durumdan etkilenir. Herkesin eşit zamanı var, herkes 24 saati kullanıyor, kimisi değerlendiriyor kimisi ise zamanı harcıyor! Geçmişi sadece izlersiniz ama geleceğinizi şekillendirebilirsiniz.(kurtarabilirsiniz)

Geçenlerde bir gruba  eğitim vermemi istediler. Eğitmene (bana) ayıp olmasın diye zorlamayla gelen öğrenciler katıldı. Eğitimin ismini, içeriğini bilen var mı diye sorduğumda kimsenin bir bilgisi haberi yoktu ve hepsi pasif direnişte idi, neden buraya getirildim diye! Tanışma faslına geçtiğimde ismini söylemek istemeyen, kurtarın beni bu bilgi ceheneminden! der gibi bakanlar. Eğitim notları dağıtıldığında yok ben almayayım bende bunların alası var tavırlarında kişiler vardı. Ve daha eğitim başlamadan tekrar sordum kendime üniversite öğrencisini kurtarmayan ne diye, Bilgileri mi çoktu, hazırlanmış gelecekleri mi vardı, insanlar üzerinde iz mi bırak istemiyorlardı ?
İki türlü insan var bir bilim insanı diğeri ise ne bilim insanı. Hayatta tercihler ve sonuçlar vardır. Tercihleriniz “Kurtarır” yönde olsun. Evet hayat sizin hayatınız ama unutmayın gelecek hepimizin geleceği.
Saygılarımla
  Kaynak : izbriakin.blogspot.com                                                                                                                                                        

Mustafa ŞAHİN
Kişisel Marka Uzmanı

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1810
Kayıt tarihi
: 03.05.12
 
 

PUGEM Kurucu Ortak ve PUGEM Bünyesinde kişisel gelişim eğitimleri veriyorum. Çeşitli mecralarda k..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster