Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Temmuz '19

 
Kategori
Psikoloji
 

Üniversite Tercih Dönemi

Üniversite giriş sınav stresi bitti. Şimdi sıra tercihlerde... Peki, kendinizi en doğru şekilde ifade edeceğiniz, gerçekten mutlu olacağınız bölümü nasıl seçeceksiniz? Bu noktada ailelere nasıl görevler düşüyor. Gelin tüm bu soruların cevaplarını Psikolog Yaren Karaca'dan öğrenelim.


Yaren hanım sizi tanıyabilir miyiz?
Merhaba, öncelikle başarılı çalışmalarınızdan dolayı sizi kutlarım. Yakından takip etmekteyim. Ben Psikolog Yaren KARACA. Psikoloji lisans eğitimini tamamladım, uzmanlık eğitimim devam etmektedir. Lisans eğitimim devam ederken birçok alansal çalışmanın yanında Çapa Tıp Fakültesinde 2,5 yıl asistanlık yaptım. Dönüm noktalarımdan biri oldu diyebilirim. Daha sonra bir vakıf üniversitesine bağlı bulunan Türkiye’deki tüm kolejlerin Türkiye Rehberlik ve Psikoloji yapılanmasını oluşturma ve yürütme aşamalarının yönetiminde koordinatör olarak çalıştım.
Bilişsel Davranışçı Terapi, Şema Terapi ve Cinsel Terapi çerçevesinde; çocuk, ergen ve yetişkinlerle; üniversite kariyer planlaması, meslekler, stres, kaygı bozuklukları, davranış ve kişilik bozuklukları, depresyon, panik bozukluğu, obsesyon, cinsel işlev bozuklukları, öz güven, dikkat eksikliği, fobiler ve ilişkiler üzerinde yoğun çalışmaktayım.
Bu süreçte tabii ki en yoğun çalıştığım alan, öğrencilerin ilgili oldukları alanları ve meslekleri saptayara; kariyer planlaması dâhilinde, aile ile iş birliğini sağlamak ve öğrencilerin doğru tercih yapmasına yardımcı olmaktır.

Üniversite tercih dönemlerde en çok dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir?
Öncelikle dikkat edilmesi gereken şey, öğrencilerin ilgi ve yeteneklerine uygun tercih listesi oluşturmaktır. Öğrencinin yatkın olduğu alanları birtakım envanterlerimizle belirlemekteyiz. Fakat bu süreçte tabi ki öğrenci görüşmeleri aile işbirliği önemli bir yer tutmaktadır. Peki, bu temel basamaktan sonra dikkat edilmesi gereken diğer önemli adımlar nelerdir?
-23-29 Temmuz arasındaki tercih dilimine dikkat edilmeli, tercihler son güne bırakılmamalıdır.
-Başarı sıralamasına uygun tercih yapılmalıdır çünkü puanlar her yıl değişmektedir.
-Tercih listesinde %10 alt ve %10 üst sınır temel alınarak sağlıklı bir liste çıkarmak gerekmektedir.
-Hangi üniversitelerin tercih listesinde yer alacağı belirlenmelidir.
-Yakın ulaşım yerlerinde olan üniversiteler mutlaka gezilmelidir.
-Vakıf üniversitelerinin yıllık eğitim ücreti mutlaka araştırılmalı ve ilgili birimlerle burs olanakları görüşülmelidir.
-Üniversitelerin sosyal olanakları ve imkânları hakkında bilgi alınmalıdır.
-Tercih edilecek meslekteki yetkin kişilerle görüşülmeli ve çalışma ortamları gözlemlenmelidir.
-Ulaşım olarak okulun, eve ve yurda ulaşılabilirliğine mutlaka dikkat edilmelidir.
-İl dışındaki okulların yurt ve barınma tüm olanakları incelenmelidir.
-Gidilmeyecek bölüme ve üniversiteye tercih listesinde kesinlikle yer verilmemelidir.             
Peki, Öğrenci beklediği puanı alamadı istemediği bir alanda olsa tercih yapmalı mı, yoksa bekleyip tekrar sınavlara hazırlanmalı mı?
Tercih edilecek meslek, bireyin yaşamında mutluluk, yaşam kalitesi, sosyoekonomik düzey, sosyal yaşantı, evlilik ve aile, öz güven, benlik saygısı gibi birçok bireysel ve toplumsal faktörü etkileyeceği için, çok dikkat edilmesi gereken önemli bir süreçtir. Ortalama gelecek 50 yılın inşa edildiği farz edilirse,1 sene ya da 2 sene herhangi bir kayıp olarak görülmemelidir. Sağlıksız gerçekleştirilecek üniversite tercihlerinin aksine, tercih yapılmamalı verimli ve daha istikrarlı çalışmalarla hedef odaklı çalışmalar, yıl gözetmeden mutlaka yapılmalıdır.

Siz kariyer anlamında öğrencilerin bu dönemlerinde onlara destek oluyorsunuz. Karşılaştığınız ilginç olaylardan bahsedebilir misiniz?  
Tabii (gülüyor). Genellikle ebeveyn ve gençler arasında yaşanan problemlerden bahsedebilirim. Sözel alanda okuyan ve yüksek bir başarı sıralaması elde eden bir öğrencimiz sözel alandan tercih yapmak isterken, ebeveyn ise gencin sayısal alanda yer alan bir bölümden tercih yapmasını beklemektedir. Böyle durumlarda yoğun bir bilgilendirme çalışması ve çatışmanın durdurulması için işbirliği çalışmaları yapmaktayız.
Diğer sık yaşanan bir ilginç durum ise öğrencinin zihninde herhangi bir meslek ya da bölüm belirlememiş olmasıdır. Bu sürecin 7. ve 8. sınıfta yapılanması, lise döneminde de son sınıfa gelmeden hedefin belirlenmesi gerekmektedir. Hedef belirlenmemiş tercih süreci, hem öğrenci hem aile hem de bizler açısından sağlıklı bir tercih dönemine ket vurmaktadır. Gelecek yıllarda tercih gerçekleştirecek adaylara ve ailelere de önemli bir not düşmek istiyorum; lise son sınıftan önce rehberlik birimi ve kariyer planlama alanında çalışan psikolog ve psikolojik danışmanlarla birlikte öğrencinin yatkın olduğu alanlar belirlenmelidir. İşbirliği içinde çalışmalar mutlaka gerçekleştirilmelidir.  

En çok bu dönemlerde aile ve çocuk arasında yaşanan çatışmalar nelerdir?
Ebeveyn ve çocuk arasında yaşanan genel çatışmalar, bahsettiğim gibi fikir işbirliği içinde olamamaktan kaynaklanmaktadır. Meslek ve üniversite tercihini ayrıntılı bir şekilde kendi aralarında planlamayan hatta konuşmayan ailelerle çok sık karşılaşmaktayız, bu tercih süreci için çok sağlıksız bir zemindir.
Ebeveynler elbette ki çocukları için en iyi meslekleri ve yaşamları istemektedir. Popülaritesi yüksek olan ve beğeni kazanan mesleklerin göz ardı edilmesi de elbette beklenmemektedir. Fakat anne babalardan şunu istiyoruz; lise son sınıfa gelmeden meslek hedefi doğrultusunda çocuğunuzla planlama yapın ve bu doğrultuda ilerleyin.  

Doğru bir kariyer planlaması lise döneminde nasıl yapılmalı?
Öncelikle bireye özel bir planlama gerçekleştirilmelidir. Rehberlik birimi bu planlama için en doğru birim olacaktır. Uygulanacak envanterlerle beyinde yer alan alanlardan (dilsel/sayısal.. gibi) baskın olanlar saptanmalı ve 10. Sınıfta buna uygun alan seçilmelidir. Buna bağlı olarak, sağlıklı bir şekilde anne babaların sürece destek olması ve öğrenciye hedef belirleme hususunda yardımcı olması beklenmektedir. Hatta öğrencinin; belirlenen mesleklerde çalışan yetkin kişilerle görüşmesi ve çalışma alanlarında gözlem yapması süreci destekleyecektir.   

Ailelerin en çok karşılaştığı sıkıntılardan biri öğrencilerin bu dönemde ders çalışmak istememesi. Ders çalışmak istemeyen öğrencilere aileler nasıl yaklaşmalı?
Öncelikle ders çalışmak çocuğa bir görev olarak algılatılmamalıdır. Ders çalışmak, öğrencinin gerçekleştirmesi gereken bir sorumluluktur. Ders çalışma süreci, planlama ve doğru noktalarla en yüksek verim düzeyine ulaştırılmalıdır. Çocukla çatışmadan, bir sorumluluk listesi oluşturulmalı ve bu belli zaman dilimleri şeklinde planlanmalıdır. Örneğin; 1 saat ders çalışması beklenen çocuk 20 dakika test çözmelidir. Aynı gün içinde 1 saatini de arkadaşlarıyla birlikte spor ve sosyal aktivite içinde değerlendirmelidir. Ders çalışmak için zorlanan, ebeveyni tarafından olumsuz sözlere, davranışlara maruz bırakılan ve tehdit edilen çocuklarda ders çalışmaya karşı inatçı bir tutum gelişebilmektedir. Bu süreç, çocuğun hobileri, sosyal faaliyetleri ve akran ilişkileri de temel alınarak ebeveynleri ve çocukları da memnun etmesi beklenen verimli bir sürece dönüştürülmelidir. 

Bu süreçte aile ve öğrencilere öneri ve görüşlerinizi aktarabilir misiniz?
Bu süreç için öncelikle anne-babaların çocuklarını iyi tanımalarını istiyoruz. Çocuklarını tanıyan; onların ilgi, yetenek ve alanlarını iyi bilen anne ve babalar, sınava hazırlık ve tercih süreçlerinde çok sağlıklı sonuçlara ulaşmaktadırlar. Çocuklarınızı, tüm yaş dönemlerinde “dinleyin”. Dinlendiğini, önemsendiğini ve koşulsuz sevgi ile sevildiğini hisseden çocukların öz güven gelişimleri her zaman üst düzeydedir. Ayrıca kendini kabul aşamasında ve benlik saygı oluşumlarında da en üst seviyeye ulaşmaktadırlar.

Sevgili Anne-Babalar,
Çocuklarınız her zaman yegâne varlıklardır. Fakat çocuklarınızın şimdiki zamanı ve geleceği ile ilgili planlamaları onunla birlikte yapmanız onların da kendilerini değerli hissetmeleri için gereklidir. Bunu yapmadığınızda “Ben burdayım”ı anlatmak için birçok olumsuz davranışlar karşımıza çıkacaktır. Çocuğunuzu koşulsuz sevgi ile sevin ve onları her süreçte destekleyin. Üniversite tercih süreçleri elbette ki çok önemli bir süreç fakat asıl önemli olan çocuğunuzun mutluluğudur. Bunu göz ardı etmeden sağlıklı bir tercih dönemi geçirmenizi temenni ediyor, her süreçte destek için bir adım uzağınızda olduğumu altını çizerek belirtmek istiyorum. Unutmayın! Son gün 29 Temmuz.
Verimli bir tercih dönemi olması dileğiyle.


Marka danışmanlıkları, eğitimler, öneri ve görüşleriniz için bana aşağıdaki adreslerden ulaşabilirsiniz.
Mail: tuvanaeroltu@hotmail.com
Instagram: @tuvanaeroltu

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 45
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 110
Kayıt tarihi
: 27.12.16
 
 

Bireysel ve kurumsal eğitimler - kabin memuru mülakat eğitimleri - zarafet eğitimleri - imaj eğit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster