Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ekim '09

 
Kategori
Üniversiteler
Okunma Sayısı
448
 

Üniversiteler açılırken

Üniversiteler açılırken
 

Üniversitelerde yeni öğretim yılının başladığı bu günlerde, şimdiye kadar giderilememiş sorunlara yenilerin eklenmesi öğrencilerin geleceğe dair kaygılarının artmasına sebep olmaktadır. Başta yurt ve barınma sorunları olmak üzere, birikmiş birçok sorun özellikle üniversiteye yeni başlayan öğrenci ve ailelerini zor duruma düşürmektedir. Üniversitelerdeki temel alt yapı eksiklikleri ve yetersiz fiziki koşullar yanında, yeni açılan fakülte ve bölümlerdeki öğretim elemanı ve yardımcı personel sayısının azlığı ise verilecek eğitimin kalitesi ve buralardan mezun olacak öğrenci niteliği hakkında haklı kaygılara yol açmaktadır. Özellikle yeni açılan üniversitelerde söz konusu sorunların daha fazla yaşanıyor olması ise yeterli fiziki altyapı ve eğitsel donanıma sahip olmadan açılan ve öğrenci kabul eden üniversitelerin varlığını tartışılır hale getirmektedir.

Üniversitelerin sadece birer eğitim merkezi olmayıp aynı zamanda yüklendiği ekonomik, sosyal kültürel ve teknolojik gelişme misyonu bakımından topluma öncülük eden, ürettikleri ile de toplumsal kalkınma ve gelişmeyi sağlayan kurumlar olarak kabul edilir. Sürekli tekrarladığımız gibi üniversiteler, özgür düşünce ışığında gerçeğin arandığı, sorgulama, tartışma ve eleştirisel bakışlarla fikirlerin olgunlaştığı ortamlardır. Uzun vadeli düşünüldüğünde geri dönüşü en etkin ve kalıcı olan yatırımın kuşkusuz insana yapılan olduğu görülür. Bu yüzden de “irfan ve bilim yuvası” olarak tanımlanan üniversitelerin bir görevi de insanı bütün değerlerin merkezine koyarak nitelikli meslek insanı yetiştirmektir.

Ülkemizde 94’ü devlet ve 45’i vakıf üniversitesi olmak üzere toplam 139 üniversite bulunmaktadır. Bu üniversitelerdeki öğrenci sayısı bu yıl (2009-2010 öğretim yılı) ilk kez kayıt yaptıran yaklaşık bin öğrenci ile birlikte yaklaşık 3 milyon civarındadır. Üniversitelerimizde yine yaklaşık olarak 100 bin kadar öğretim elemanı görev yapmaktadır.

Geçen haftalarda gazetemizde yayımlanan “Üniversiteler ve Yurt Sorunu” başlıklı yazımda ayrıntılı bir şekilde değindiğim gibi Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu (YURTKUR) bünyesinde bulunan yurtlarının kapasitesi sadece yeni kayıt yaptıran öğrencilerin ¼ veya 1/5’ ne barınma imkânı sağlamaktadır. Bu durum özellikle yeni kayıt yaptıran öğrencilerin okuma heyecanlarını azaltmakta ailelerini de zor duruma düşürmektedir.

İhtiyaç duyulan kaynakların yeterince ve zamanında aktarılmaması üniversitelerin kendilerini yenileme ve geliştirme imkânlarını sınırlandırmaktadır. Liyakat esaslı olmayan yönetici ve bilimsel ölçütlere göre yapılmayan öğretim elemanı atamaları ise bunları kısır bir döngüye sürükleyerek gelişmiş ülkelerdeki üniversitelerin gerisinde kalmasına neden olmaktadır. Yine bilimsel kriterlere göre yapılmayan öğretim elemanı atamaları üniversite eğitiminde kaliteyi ciddi anlamda düşürmektedir. Bu koşullar altında eğitimlerini tamamlayarak mezun olan öğrencilerin büyük çoğunluğunun mesleğini ve kendilerini ifade edemeyecek duruma gelmeleri bunun tipik bir sonucudur. Öğretim elemanı atamalarındaki subjektif ölçütler aynı zamanda gelişmiş ülkelerle yaraşılabilecek bilimsel araştırmaların yapılmasını imkânsız hale getirerek üniversiteleri araştırmacı kimliklerinden uzaklaştırmaktadır. Bu da bilim ve teknolojide dışa bağımlılığın artırmasına neden olmaktadır.

Sonuç olarak, mevcut üniversitelerin yukarıda sırlanan sorunlardan kurtulması için ihtiyaç duyulan kaynakların zamanında aktarılması ve bunların doğru bir şekilde kullandırılması ile mümkün olacaktır. Üniversite yöneticilerinin bu kaynakları üniversitenin menfaatlerini dikkate alarak kullanması ise bilinçli bir gelişme yanında eğitimde kaliteyi ve bilimsel çıtayı yükseltecektir. Yönetici ve öğretim elemanı atamalarında liyakatin esas alınması söz konusu sorunların çözümünü kolaylaştıracağı gibi eğitimde kaliteyi ve bilimsel çalışmalarda başarıyı getirecektir. Mevcut üniversiteler yurt, barınma ve kaynak sorunu yanında yetersiz öğretim elemanı ve yardımcı personel gibi sıkıntılar yaşarken, her ne sebeple olursa olsun yeni üniversite, fakülte, bölüm vs. açılması yukarıda sıraladığımız sorunların artmasına ve devlet kaynaklarının ülke çıkarları gözetmeden kullanılmasına sebep olacaktır.

Not: Adıyamanda Bugün Gazetesi (30.09.2009)

http://www.adiyamanhaber.com/

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 87
Toplam yorum
: 30
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 2571
Kayıt tarihi
: 02.07.09
 
 

Çukurova Üniversitesi, Ziraat Fakültesi’nden 1997’de mezun oldum. Aynı Üniversitede yüksek lisans ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster