Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mart '09

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
2870
 

Üniversitelerde 50D sorunu ve araştırma görevlileri

Üniversitelerde 50D sorunu ve araştırma görevlileri
 

Asistan Kıyımına Son


Üniversitelerimizin pek çok sorunu var. Ama ben medyada son zamanlarda gündeme gelen bir başka sorun hakkında yazmak istiyorum: 50D'li araştırma görevlileri ve iş güvencesi.

Akademik hiyerarşide en alt basamakta olan, üniversitelerde derslere giren, sınavlarda gözetmenlik yapan, sınav kağıtlarını değerlendiren ve araştırma faaliyetleri dışında daha pek çok işi yapan ve hep arka plana atılan araştırma görevlileri. Taşıdıkları iş yükü ile hem memur hem öğretmen hem de araştırma faaliyetlerini yerine getiren personel konumundalar. Peki yıllarca çalıştıkları üniversiteye hizmet etmelerinin karşılığını alabiliyorlar mı ? Hayır. Çünkü YÖK çıkarttığı yönetmelik ile doktora eğitimi sona eren araştırma görevlilerinin görevine son verilmesini gerektiriyor. Bu da üniversite mezunu işsizlere doyan ülkemizde artık yeni nesil doktora mezunu işsizlere karşılaşacağımız anlamına geliyor. Akademik kaliteyi arttırmayı amaçlayan YÖK, getirdiği bu kapitalist sistem ile üniversitelerin altına dinamit yerleştirdi. Çünkü doktora eğitimleri sonrasında nerede ve nasıl görevlendirilecekleri uygulanan yönetmelikte tanımlanmamış. Bu da görevlerine son verilmesi anlamına geliyor. Devletin zaman ve para harcayarak yetiştirdiği bu insanlar maalesef bu yanlış uygulama sonucunda işsiz kalıyorlar. Peki, üniversitelerimizde eğitim kalitesini arttırmanın yolu uygulanmak istenen bu sistemden mi geçiyor ? Hayır. Yaz-boz tahtasına dönen eğitim sistemimiz içersinde, kısa vadede bunun ilk kurbanları Araştırma görevlileri olacaklar ancak uzun vadede elimizde sadece kaliteden yoksun tabeladan ibaret üniversiteler kalacak.
Sevindirici olan ise son zamanlarda araştırma görevlilerinin ve üniversitelerin bu sorununun medyada da yer alması ve farklı platformlarda gündeme gelmesi. Araştırma görevlileri uygulanan bu sisteme karşı sessiz kalmayacaklarını yaptıkları gösterilerle gösterdiler.
Peki böyle bir uygulamanın nedenleri neler ? İlk olarak köklü üniversitelerde akademik personel ihtiyacının olmaması ve adete gazete promosyonlarını andıran hükümetin her ile bir üniversite kampanyası sonucunda açılan ve yüksek lise görünümlü üniversitelerin personel ihtiyaçlarını sağlamak. Doktorasını bitiren araştırma görevlilerine kendi üniversitelerinde kadro vermeyerek ve hatta onları suç işlemişcesine işlerine son vermek midir ? İşte tartışılması gereken de bu. Bu insanların görevlerine devam etmelerine izin verilerek, bir geçiş periyodu içerisinde onların yeni açılan üniversitelere sistemli bir şekilde yerleştirilmeleri hem araştırma görevlilerinin iş güvencelerini sağlamak hem de yeni açılan üniversitelerin daha kaliteli kadrolara sahip olması açısından en uygun olmaz mı ? Bu sorun kadar önemli olan bir başka önemli probleminde üniversitelerdeki kadro dağıtımlarıdır. Kaliteli olmayan, itleyerek çalışan sözde araştırma görevlilerinin doktora sonrasında eş-dost veya belirli gruplara dahil oldukları için yardımcı doçent olarak bölümlerine atanabilirken, diğerleri uygulanan 50D sistemi nedeniyle işsiz kalmaktadırlar. Yeni açılan üniversitelere de atanma sürecinin sıkıntılı olması nedeniyle, bu süreç daha da sıkınlıtı olmaktadır. Bir diğer nedende, üniversitelerde kaliteyi arttırmak, çalışan, araştırma yapan ve araştırmalarını yayına dönüştürebilen iş gücünü yerleştirebilmek. En azından iddia edilen bu. Ama nedense, 33A olarak nitelendirilen dekanlık kadrosunda sabah 8 akşam 17 mesailerini muhabbet ile geçiren araştırma görevlilerini veya döner sermaye için piyasada iş koşturan sözde öğretim üyelerini kimse görmüyor. Bu durumda da kalite uğruna kurban olanlar hayatlarının en verimli yıllarını (uygulanan bu sistem ile) yok yere üniversitelere harcayan 50D'li araştırma görevlilerine oluyor. Peki ya kalite !? Hayır, değişen hiçbir şey yok.
Umuyorumki YÖK, araştırma görevlilerinin kıyımına neden olan ve aslında akademik kaliteyi arttırmaktan çok uzan bu sistemi bir an evvel kaldırırki, araştırma görevlileri içlerinde biraz olsun huzur ile çalışabilecekleri ortama kavuşabilirler.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2338
Kayıt tarihi
: 17.03.09
 
 

Eğitim : Doktora (devam) Meslek : Çevre Mühendisi / Araştırma Görevlisi (2005'ten beri) Mesleki İl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster