Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Aralık '07

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
222
 

Üniversitelere “özgür” lük mü, “öz”gürlük mü?

Üniversitelere “özgür” lük mü, “öz”gürlük mü?
 

Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir.[1] Kişiler bu haklarını kullanırken, Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünü bozacak ve insan haklarına dayanan demokratik ve laik Cumhuriyeti ortadan kaldıracak girişimlerde bulunamaz.

Özgürlük, her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumudur.[2] İnsanlar özgürlüklerini kullanırken, uyruğunda bulundukları devletin kurallarına uymak zorundadırlar. Yani insanlar, kendi elleriyle gün yüzüne çıkardıkları devlet ile birlikte kendilerini sınırlarlar. Günümüzde devlet, insanların birçok bakımdan sınırlarını belirler.

Bu bakımdan ülkemiz insanlarının da, devletin yönetim şeklimiz, toplumsal ve kültürel yapımız, Atatürk’ün belirlediği ilke ve inkılâplar ve daha sayabileceğimiz birçok sebepten dolayı özgürlük alanları belirli bir sınırla çerçevelenmiştir. Özgürlük alanlarımızdan, kamuoyunu en çok meşgul edeni ise üniversitelerdeki kılık-kıyafet ile ilgili olanıdır. Üniversitelerin özerk yapısının en üst birimi olan Yükseköğretim Kurulu’nda (YÖK), özellikle türbana karşı bir duruş vardı. Bunun nedeni ise, türbanın Demokratik ve Laik Cumhuriyet ilkelerine zarar vereceği korkusuydu.


Prof. Dr. Erdoğan TEZİÇ’in YÖK Başkanlığında görev süresinin dolamasıyla gözler Cumhurbaşkanı Abdullah GÜL’e çevrilmişti. Abdullah GÜL de, YÖK Başkanlığına Prof. Dr. Yusuf Ziya ÖZCAN’ı atadı. Mevcut Anayasamızın 104. maddesine göre YÖK üyelerini seçmek Cumhurbaşkanı’nın görev ve yetkileri arasındadır. Yalnız, burada bir noktaya dikkat etmemiz gerekmektedir: Anayasamızın 105. maddesine göre; Cumhurbaşkanı’nın resen imzaladığı kararlar ve emirler aleyhine Anayasa Mahkemesi dahil, yargı mercilerine başvurulamaz. Yani Cumhurbaşkanı’nın YÖK Başkanını atamasına karşı, yargı yolu kapalıdır.

Sayın ÖZCAN ise YÖK Başkanlığı’na getirildiği daha ilk günde, iki vizyonu olduğunu ve bunlardan bir tanesinin de üniversitelerdeki bütün yasakları kaldırmak olduğunu söyledi. Bunun anlamı; üniversitelerde herhangi bir kural olmayacağı ve üniversitelerde tam bir özgürlük havası yaşanacağı mı, yoksa türbanın artık üniversitelerde serbest olacağı mı? Zaman her şeyi gösterecek; ama bu açıklamanın anlamı, türbanın üniversitelerde artık serbest olacağı şeklinde görülmektedir.

Peki türban, üniversitelerde serbest olursa ne olur? Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, özgürlükler, devletler tarafından asgari olarak sınırlandırılmalıdır. Yani özgürlükler, özgürce yaşanmalıdır. Fakat türbanın üniversitede serbest olmasıyla, bilim yuvası olması gereken üniversiteler, siyaset yuvası olabilir. Kısacası, türban politik bir malzeme olarak üniversitelerde boy gösterebilir. Bu açıdan, sakıncalı sonuçlarla karşı karşıya kalabiliriz.

Öte yandan, demokrasi kendi içinde özgürlüğü barındırır ve bu özgürlük, azami düzeyde kullanılan bir alandır. Demokrasiyi benimsemiş olan ülkemiz(!), artık “düşünce”yi sınırlamaktan vazgeçmelidir. Düşünceden zarar gelmez, yeter ki zararlı faaliyetlerle sonuçlanmasın. Zararlı faaliyetleri önlemek içinse, devlet yeterince yetkiye sahiptir.

Burada en önemli olan nokta; yeni YÖK Başkanı’nın görev anlayışının, gerçek manasıyla üniversitelerdeki özgürlük ortamını geliştirmek mi olacağı, yoksa İktidar Partisinin istekleri doğrultusunda hareketlerde mi bulunacağıdır. Bundan dolayı da üniversiteler, öğrenciler ve öğretim görevlilerinin mi “özgür”lük alanı olacak, yoksa İktidar Partisinin mi “öz”gürlük alanı?

[1] T.C. 1982 Anayasası, Madde 12

[2] http://www.tdk.gov.tr/TR/SozBul.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA, 11.12.2007

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 49
Toplam yorum
: 31
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 1009
Kayıt tarihi
: 10.12.07
 
 

Karadeniz Teknik Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümü 4. sınıf öğrencisiyim. Kitap okumayı, yazı yazmay..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster