Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ocak '09

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
1186
 

Ünlü manken Adrianna,akrabamız çıktı !..

Ünlü manken Adrianna,akrabamız çıktı !..
 

Anası, hemşehrimiz :)


Adrianna kızımız, artık ülkemize ayak basmıştı...Kader yine ağlarını örüyordu...

Muhlis'le birlikte yaptığımız plân gereği, yarışmanın yapılacağı stüdyoda,refüze olmamak için Şowt Tv'nin patronuyla randevulaşıp bir an önce,televizyonu satın almamız gerekiyordu.

Bu renkli dünya içinde, paranın açamayacağı kapı ve kutu yoktu !..

Helikopterimizi, sağda müsait bir yerde, parkededip en yakındaki kıraathaneye dalmıştık. Mis gibi tavşan kanı çayların yanında, taze simitle kaşar da iyi gidiyordu.

Muhlis, ani bir kararla cep telefonuna sarılmıştı....Ama heyhat hiç kontürü kalmamıştı !.. Hatta en kısa sürede kontör yüklemezse telefonunun kapatılacağı ikaz ediliyordu.

Muhlis,ani bir hamleyle kıraathanenin manyetolu telefonuna yöneldi...Çevirdi...çevirdi...Yarım saat gibi kısa bir sürede Şowt Tv 'nin meşhur patronuyla konuşmaya başlamıştı...

''Hello!..Mr. Maksoy!..Ben Mr.Muhlis !..Tanıdın mı beni ?..''

''Pardon tanıyamadım !..İş istiyorsan avcunu yalarsın !..Başka kapıya!..''

'' Giminle dans ettiğinin farkında mısın ?..Şowt Tv'yi elinden alacam leynn !..''

''Eeee şşşeeyy !...Yoksa TMSF'den misiniz ?..Muhlis Bey, etmeyin noooluuur !..Yakında borçları kapatırım !..Ühüüü !..''

'' TMSF de gimmiş leeynn !..Orayı da satın alırım bana Muhlis derler...Kısaca İsviçrede, adım Mr.Muhi'dir...kih..Kih!..''

''Neeee....şaka mı ?..Şimdi ben Mr.Mumi'yle mi konuşuyorum ?..Emret abi !..Dükkân senin !..''

''Şimdi beni eyi dinle ...Adresini vir...geliyom...Para peşin ...Kırmızı meşin !..''

''Aman Tanrım...seni Allah gönderdi...Hemen gelin bekliyorum...Hızır'ımsın benim...''

Çayımızın son ''fırtını '' da çekip ,helikopterimizi çizilmesin diye,park mafyasına teslim edip damalı taksiyle,kısa sürede hedefe ulaşmıştık...

Medya patronları ve TMSF yetkililerinin peşin parayı görünce,''Arabada beşşş..Evde yirmibeş!.. '' isimli oyun havasıyla,sevinçle kıvırtarak oynamalarına da tanık olmuştuk !..

Merol Maksoy Beyefendi ve TMSF ortaklarıyla,yaptığımız anlaşma gereği yarısı peşin diğer yarısı 1326 ay, ''ötelemeli ödemeli '' taksitlerle, kredi kartı ödemeli anlaşmamızı yapıp koca medyanın tamamını satın almıştık...

Böylece ''kriz bahanesiyle '' işten çıkarılacak olan binlerce kişiyi de kurtarmıştık...

Aylardır,kazanan yarışmacıların paralarının da verilmediğini duyuyorduk !..Muhlis'in yüreği böyle bir kandırmacaya hiç dayanamazdı !..

Hatta,Muhlis'in isteği üzerine eşek arabasıyla bankadan getirtilen ''para balyalarının'' ağırlığına dayanamayan tahta arabanın ,arkaya kaykılarak,önündeki eşeği havaya kaldırmasına da çok gülmüştük...(Resimde görülüyor )

Muhlis, anlaşma içerisine ,bir çırpıda, Manken Adrianna'yı da dahil ettirivermişti...Medya önemli değildi onun için...

O ünlü para babası ve entellektüel adam, Muhlis'in tek hedefi Adriaana'yı almak ve hatta bu gece yarışacak olan dünya güzelinin önündeki ''kutuyu '' da açmak olacaktı...

Nihayet beklenen an gelmişti...

Medyada özel olarak şahsıma döşenen genel müdür odasındaki Ses, Hayat, Akbaba, Fırt gibi dergilerde;Tercüman -Ahvâl, Cerîde-yi Havâdis gibi gazetelerin 5. baskılarında, Muhlis Bey'in boy boy resimleri yer alıyordu...

O'nu artık tanımayan yoktu...Macun Mılıcalı ve Adrianna ''Dar mısın ;Tok musun ?..'' isimli kumar gösterisinde, Muhlis Bey 'in ne sürprizler yapacağını da merak ediyorlardı...

Adrianna, kutusunun bizzat MR.Muhlis tarafından açılacağını duyunca da havalara uçmuş olduğu söyleniyordu ...

Hatta Muhlis'in resmini gördüğünde küçük dilini yutmuş ve en yakındaki KBB uzmanı,epey uğraşmalar sonucunda, o sevimli dilini yerine oturtmuştu...

Adrianna, sürekli Muhlis'in resmine bakıp şöyle sayıklıyormuş :

''Ohhh!.. Mr.Muhi!.. Türkişh lokkum...Kıllı ,dişlek baby 'm benim...My crazzy babyyy !..''

Buna yürek dayanmazdı...Bir an önce yarışma başlamalıydı..Ve başladı...

Macun Mılıcalı,önce dev ekranda yeni patronları,Mr. Muhi 'nin,bebeklik yıllarından İsviçre'ye kadar olan acıklı ve cacıklı öyküsünü ,tüm konuklara ve yarışmacılara acıklı kaval sesi eşliğinde görsel sunu yapıyordu...

Gözyaşları sel olmuş;stüdyonun kanallarından gürlüyerek akıyor ve İstanbul sokaklarına taşıyordu...Adrianna da kuliste sırasını beklerken, heyecandan sık sık altını ıslattığından sürekli mayosunu değiştiriyordu.

Gecenin en büyük sürprizi Muhlis'in geliş biçimi olacaktı...O'nun nasıl ortaya çıkacağını biz bile bilemiyorduk...

O gece yarışma iptal edilmişti ve tüm yarışmacıların kutularını açtırmadan 500 milyar verileceği de vaat edilmişti...

Salondakilere de poşette,yardım,yiyecek verilecek ve hatta evlerine kömür neyim gönderilecekti...

Aniden gök gürültüsüne benzer bir sesle sisler arasında kapı aralandı ve zenci kölelerin omuzlarında,ortaya kocaman bir sandık gemişti.

Sandık kapağı oryantal müziğin eşliğinde açılırken, Muhlis kucağında Adrianna ile ortaya çıkmıştı.

Adrianna kırmızı bikinisiyle harika görünüyordu...Ancak Muhlis'in üzerinde panter derisine benzer donumsu bir mayo vardı. Kıllı ve yamuk vücuduyla Adrianna'ya çok güzel yakışıyordu !..

Birlikte ''Teke zortlatması '' ezgilerinin eşliğinde dans ediyorlardı. Tüm salon da onlara eşlik ediyordu.

Adrianna 'nın boyu uzun olduğundan zavallı Muhlis, O'nu kavramak için sıksık zıplamak zorunda kalıyordu...

Nihayet beklenen an gelmişti...Muhlis kızı yavaşça koltuğuna uzatıverdi.

Şimdi, milyonların önünde,O'nun kutusunu açacaktı...Gerildi...Salyasını sildi...

Bir hamle ile kızı belinden kavrayıp kaldırdı ve kutusunun kırmızı mührünü koparıverdi !..

Kutuyu okşadı,yokladı;hatta kutunun kenarından içine bakıp sırıttı...

Adrianna kendinden geçmişti...Kutusu açılmak üzereydi...Sabrı kalmamıştı...

Tam o sırada Macun Mılıcalı,eski alışkanlıkla, ''Reklamlaaar!.. '' deyince Muhlis tarafından sille tokat kovulmuştu...

Ve...işte Adrianna'nın kutusu açılıyordu...Evet...kutunun içinden de bir kırmızı küçük kutu çıkmıştı...İçinde de kırmızı taşlı bir yüzük vardı. Onu da dün, ''Bir milyoncudan '' almıştı !..

Muhlis nişan yüzüğünü, kızın parmağına taktıktan sonra o'nu öpüvermişti...Ve ilân ı aşk eyledi...Hatta evliliğini ilanen tebliğ etti...

Adrianna, mutluluktan uçuyor ve bir taraftan bağırıyordu...

''Oh my God !..Muradımıza erdik!..Kıllı my darlingim benim...My vifeee !..''

Muhlis, nişanını ilân edip arkasından Adriannayla bu salonda yarın evleneceğini haykırınca, salonun sessizliğini yırtan bir yaşlı kadın sesiyle donup kalmıştık !..

''Nayııırr!.. Onlar evlenemezler...Çünkü onlar kardeştir !..''

Muhlis yaşlı kadını yakalayıp,havaya kaldırırken bir taftan da sormuştu :

''Kimsin sen be koca karı !..Nereden kardeş oluyormuşuz ?..''

''Yavrım, ben senin ananım...Yıllardır seni arıyordum...50 yıl önce bilinmeyen bir yöne gidip ayrılmıştım ya !..İşte o zaman yolum Berezilya'ya düşmüştü ve Adrianna'nın babasının çalıştığı inşaata topum kaçmıştı...

İşte o adamdan 21 çocuğum oldu...Adrianna ortancasıdır...Yani senin biricik bacındır !..''


Adrianna annesine sarılıp hüngürdeyerek ağlarken bir taraftan da kaybettiği paralara yanıyordu...

* * * * * * * * * * * * * *


Muhlis, vefasız annesinin elini öpüp oradan ayrıldı...

Mutluluk,yine, O'nu ''teğet geçmişti !..''

Bir gemicik alarak anasını ve Adrianna'yı,Berezilya'ya üvey bubasının köyüne yolcu etti...

Pâyitahtın yüksek rakımlı bir tepesinde, lüküs bir ofis tuttu...Üzüntüsünden hem kör; hem de sağır olmuştu.

Bu durumda yapacağı en iyi iş milletvekili olmaktı...Hemen yerel seçimlere hazırlanmaya başladı...

O hiç narsist değildi...Kader O'nu da narsist yapıvermişti...

(The END..)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yine çok güldüm :) Sualr seller gibi okuduk , hatta bir ara kör sağır milletvekili adayı Mr.Muhi'nin yermisin yemezmesin dediğini duyar gibi oldum :) Elinize sağlık... Huzurla

eLa_Ser 
 03.02.2009 0:28
Cevap :
Sizler beğenerek okuduktan sonra ve böyle güzel sözleri duydukça daha çok mizah yazma şevki geliyor bana...Mr.Muhi'nin (Muhlis'in )şimdi siyâsete soyunmasıyla birlikte, yaşayacağı serüvenlere daha da çok güleceksiniz...Seçim öncesi hareketli günlerde yayınlayacağım...Desteğiniz için teşekkürler...Günleriniz gönlünüzce olsun...  03.02.2009 12:39
 

Biz bu Muhlis beyi seçim zamanı da okuyacağız sanırım :)) İkinci bölüm de müthişti. Sevgiler

Nilgün Akad 
 01.02.2009 1:37
Cevap :
Önümüzde,seçim var :)Özellikle Mart Ayı'nda, çok ilginç Muhlis'lerimiz sahneye çıkacaklar...Bize de birçok mizah malzemesi çıkacak tabi...Yeni yazacağım tiyatro oyunuma malzeme topluyorum...''Vatandaş R ve Rüknettin bloglarımı oyunlaştırarak ekibim çalışmaya başladı bile...:)) Okumanızı öneririm...2 bölümlük Adrianna dekorlu,Muhlis öykümü beğendiğinize sevindim:))Teşekkürler...Emeğinize,gözünüze,yüreğinize sağlık...Sevgilerimle...  01.02.2009 14:37
 

Mesut Bey...Ne derseniz deyin, bence Adrianna çok tatlı bir kız. Bu akşam onu izledim. Ayrıca çok da iyi yürekli ve alçak gönüllü. Kazandığı 75 bin TL'yi de kanserli çocuklara bağışladı. Bunlar kurgu da olsa, bir işe yaradı. Diğer yorumlardan farklı oldu ama, benimki de böyle olsun. Eğer derseniz bizim kanserli çocuklarımız onun 75 bin lirasımna muhtaç mıydı diye, size bir yanıt vermem(veremem değil). Selamlar.

cdenizkent 
 26.01.2009 0:43
Cevap :
Adrianna'nın ne kadar güzel ve cici bir kız olduğunu yazımın birinci bölümünde sadece fotoğraflarından ''okuyarak ''anlatmıştım:)Proğramı izledikten sonra da O'na hayranlığım daha da arttı...Bize ne kadar benzediğini de yazımda vurgulamıştım...Nitekim sunucu da bunu zaman zaman doğruladı.Hatta, ayakkabısını çıkarıp oturması;mahcup ve stresli halleriyle de ''Bizden biriymiş '' gibiydi:) Adrianna bir tarafa,yarışma proğramının halka yarar yerine zarar verdiği;''terlemeden beleş para kazanma ve kumar hırsını aşıladığı'' bir gerçek.Bu gerçeği, devede kulak da olsa bazı maddi yardım gösterileriyle gizlemeye çalışıyorlar.Ben isterdim ki Hamdi Bey,karakteriyle TV patronunu temsil eden kişinin bu hadar hassas bir yardım gösterisinde cimri davranmayıp daha yüksek maddi bir sürpriz yapabilirdi.Aysbergin görünmeyen yüzünde ise,halkın cebinden çıkan paraların , ''Deve edildiği '' ve TMSF ile sürekli cebelleşen bu tür TV Kanallarının durumunu mizahî aktarmıştım.Teşekkürler Selâm ve saygılarımla  26.01.2009 13:51
 

öğretmenim, öyle çelişkiler yumağında yaşıyor ve öyle bir pasifize olmuş gençlik yetiştiriyoruz ki anlatmak ile anlamak oldukça zor. Kaldı ki bunlar bizlerin yarınları olacaklar. Yarınımız bunlarsa bu güne yapışmak ve işimizi yarına bırakmamak gerek. Babalarımız bizi uyarırlardı; '' Oğlum bu kadar siyasi kitap okuma bak başına bir iş gelir'' derlerdi. Bir yandan da üretir, onlara yük olmamanın olasıllıklarını arardık. Şimdilerde öğretmenin notu için olmazsa hiç bir öğrencinin kitaba yanaşacağı yok. Üretim desen hak getire, ver ki yesin. Kişilk o da yok, güven desen nerede ? Babası ile övünür ve caka satar. Bakalım bu tüketim çılgınlığı ve vurdumduymazlık ile aymazlık nereye kadar devam eder ? Yarınmız bizim için değil ama çocuklarımız için çok ama çok karanlık. BİZLER BABALARIMIZDAN DAHA İYİ OLDUK HER ALANDA AMA MALESEF ÇOCUKLARIMIZ BİZİM KADAR BİLE OLAMIYACAK DİYE KORKUYORUM. Selamlar...

Yalnıztürk 
 25.01.2009 23:09
Cevap :
Sevgili öğretmenim,Çok duyarlı yorumunuzun altına imzamı atıyorum... Fakat yine de fazla karamsar olmayalım.Öyle de başarılı gençlerimiz yetişiyor ki onlarla övünüyorum.Burada ta Almanya -Berlin 'den yazarak uğraş veren sevgili Okan Tınmaz Kardeşimizin Berlin'de Türk kültürünü yaşatmak için tiyatro kurma çabalarını ayakta alkışlıyorum... Buradan da destek vermeye hazırım :))En büyük sorunumuz,en az 20 yıllık bir eğitim politikamız yok.MEB Bakanımızın da umurunda değil.Hükümet,tüm politikasını dolara endekslemiş.Bu da geleceğimize çok zarar veriyor...Medya'nın ve okullarımızın denetimden ve eğitimden yoksun hali basiretsiz ve vizyonsuz yönetim anlayışından kaynaklanıyor.Halkımız uyanmalı...Partiye değil ;ADAMA oy vermeli .Sağ duyulu,gerçek vatansever yöneticilere çok ihtiyacımız var.Sizin gibi eğitimcilerin daha da çoğalması,çocuklarımız için umut ışığıdır...Bu cennet vatanın topraklarına yağan bereketli yağmurlar gibi sağlıklı günler,ATA'nın izinde,aydınlık günler dilerim.Saygılarımla.  25.01.2009 23:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1522
Toplam yorum
: 9157
Toplam mesaj
: 558
Ort. okunma sayısı
: 1593
Kayıt tarihi
: 23.06.07
 
 

İnsan yontmakla geçti ömr-ü baharı... Güzel ve canlı heykeller yaptı... Kimisinin içi çabuk boşal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster