Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Kasım '07

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
2920
 

Ünlülerin aşk mektupları

Ünlülerin aşk mektupları
 

Ünlüler, sevgililerine yazdıkları aşk mektuplarıyla da tarihin duygu yüklü sayfalarında iz bıraktılar. "Aşkoğrafya-Ünlülerden Seçme Aşk Mektupları" adlı kitapta, aşklarını mektuplar ile anlatmaya çalışanlar arasında kimler yok ki...

Dahi bilim adamı Einstein'den, Churchill'e kadar tarihte iz bırakmış birçok ünlünün mektupları yer alıyor bu kitapta.

Ölümsüz sevgiliye

Einstein, büyük aşkı Mileva' ya bir mektubunda "Sevgili Pisiciğim" diye hitap ediyor, başka bir mektupta ise aşkını şöyle anlatıyor: "Sen yanımda olmadığında sanki ben tam olarak kendim değilmişim gibi geliyor bana..."

Müzik dehası Beethoven' ın, kime yazıldığı bilinmeyen "Ölümsüz Sevgiliye" başlıklı mektubunda ise; aşkına şöyle hitap ediyor: "Sakin olun; beni sevin. Ne göz yaşartıcı bir özlem size duyduğum."

Özlemle beklenen mektup

Bir başka müzik dehası Mozart da, karısı Constanze'den aldığı mektuba karşılık gönderdiği cevabî mektupta, "Ve en mutlu anım geldi; uzun süredir büyük bir özlemle beklediğim, mektubunu aldım... " ifadelerini kullanıyor.

Yaşamı boyunca birçok askerî başarı kazanan Napoleon Bonaparte de, Josephine'ye yazdığı mektupta, "Tatlı ve eşsiz Josephine, yüreğimde ne tuhaf bir etki yaratıyorsunuz siz... " diyor.

İngiliz devlet adamı Winston Churchill'ün, karısı Clementine'e yazdığı mektubun son bölümü ise şöyle: "Milyonlarca insan için trajik geçen yıllar boyunca fırtınalar ve çalkantılar arasında birlikte oluşturduğumuz hazinenin ne kadar büyük olduğunu görmek sevindirici değil mi?"

Varlığınızla onurlandırın

Fransa Kralı 4. Henry'nin sevgilisi Gabrielle'ye yazdığı aşk mektubunda, "Gelin ve imkanları elverse binlerce mili aşıp ayaklarınıza kapanacak ve oradan bir daha hiç kalkmayacak bu erkeği varlığınızla onurlandırın.

Goethe’ den F. Von Stein’ e:

“Neden sana acı çektiriyorum sevgilim? Neden hep ya sana acı çektirmek, y da kendimi aldatmakla geçiuor günler. Biz birbirimizin hibir şeyi olmayacaktık ama her şeyi olduk. İyi uy meleğim ve uyan. Seni artık görmeyeceğim, yalnız biliyorsun ya ah, hepsi saçma, ne söylesem hepsi boş. Yıldızları nasıl seyrediyorsan bundan sonra da sana öyle bakacağım.

Aşk ve mektup sıcacık duyguların, kelimelerdeki samimi yansımasıydı bir zamanlar. Şimdi yok oldu kelimelerin gizemi, aşkların sahiciliği. Çağın gerçekleri, beyaz sayfaları ağların içine hapsetti. Artık mektup yok. Kalem ve kağıdın dansı uzak bize. Ne acı!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Olsun klavye var. Yine yazar duygularını isterse, her ahval ve şeraitte. Yazmak böyle bir şey herhalde. Sen de biliyorsun. Sevgiyle.

vakayinüvis 
 06.11.2007 1:00
Cevap :
Yazmak nasıl bir tutku bilirim, sen de bilirsin. Yoldan çıkarıyoruz bazen birbirimizi, ama olsun. Zevk alıyorum ya bu yeter. Ahval ve şerait ise, vız gelir. Her şey gönlünce olsun Rosa.  07.11.2007 11:53
 

Aşksız insan tam insan değildir,eksiktir; eksiklik insana yakışmaz, o zaman hangi çağ olursa olsun, hep aşk, daima aşk!

Şahin Yamaner 
 05.11.2007 23:36
Cevap :
Teşekkekkür ederim. İyi günler dilerim.  07.11.2007 11:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 432
Toplam yorum
: 2300
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 6057
Kayıt tarihi
: 08.10.06
 
 

Med cezir içinde kafasına estiği gibi yaşayan bir havva kızı birazcık kağıt kalem aşinalığı olmas..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster