Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ekim '06

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
1270
 

Unutamıyor musunuz, doktora gidip onu hafızanızdan sildirin...

Unutamıyor musunuz, doktora gidip onu hafızanızdan sildirin...
 

Çok sevdik; ama ayrılık çanları ruhumuzu örseleyerek çalmaya başladı. Direnemedik ve sevgimize rağmen ayrıldık. Hayat eskisi gibi olabilir mi artık? Mutsuzsak yaşamdan, en kötüsü de kendimizden tat alamıyorsak artık, yapacak tek bir şey kalıyor geriye. Doktora gidip hafızamızda onunla ilgili tüm anıları sildirebiliriz.

Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) filmini izledim dün. Joel (Jim Carrey) ve saçlarının rengini sürekli değiştiren Clementine (Kate Winslet) iki yıllık beraberlikten sonra ayrılırlar ve birbirlerini unutamazlar. Hayat artık boğazlarına düğümlenen acı bir kahve tadındadır. Clementine’in bir doktora gidip hafızasında Joel ile ilgili tüm anılarını sildirdiğini öğrenen Joel de aynı yolu takip etmeye karar verir.

Her şey göründüğü kadar kolay değildir; çünkü işlem başladığında sevilenle ilgili anılar bir bir terkederken Joel’i, bitmiş güzel bir ilişkinin olmasının hiç varolmamış olmasından çok daha iyi olduğunu görür. Donmuş Charles nehrinin üzerine uzanmış el ele yattıkları anda ‘Şu an hayatımın en mutlu anı.’ dediğini anımsar Joel. Bu anı da diğerleri gibi onu terkedecektir. Bu kadar yalnızlığa dayanamayan Joel, göz göre göre seven kalbindeki güzelliklerin silinmesine izin vermemeye karar verir. Pişmandır; ama silme işlemi çoktan başlamıştır.

En önemlisi filmde, karşımızdaki insanda başta sevdiğimiz onu o yapan özellikler zaman geçtikçe ve tekdüzelik arttıkça nasıl da gözümüze batar, olumsuz olarak karşımıza çıkar onu görürüz. Nasıl sevgilerden sıkıntı ve sevgisizlik yaratırız onu anlarız; nasıl kendi ellerimizle aşkımızı boğduğumuzu. İyisiyle kötüsüyle yaşanan sevgiler aslında bizi biz yapan şeylerdir, bizi ruhumuz acılar dolu olsa da ayakta tutan.

“Masum ahlaklı kadınlar nasıl da mutlu!
Dünyayı unutmuş ve dünyanın unuttuğu.
Pırıl pırıl zihnin sonsuz günışığı!
Tüm kullar kabullendi ve hepsi boyun eğmek istiyor.”

Filmde Alexander Pope’un ‘Eloisa to Abelard’ şiirindeki işte bu mısrasından esinlenilmiş. Ne de güzel olmuş. Sevgilinizi, eşinizi yanınıza alıp bu filmi izleyin ve onunla yaşanan tüm anlar için şükran duyun. Bırakın ilişkiniz nefes alsın. Ya da sonu olamayan bir ilişkiye mi başlıyorsunuz, durmayın. Acısıyla tatlısıyla yaşanacak o tılsımlı anlar kaçırılmayacak kadar kıymetli.

Son olarak, filmin Charlie Kaufman ve Michel Gondry tarafından yazılan senaryosunun daha taslak aşamasındayken oldukça ilgi çektiğini ve En İyi Özgün Senaryo dalında Oskar’ı kucakladığını hatırlatayım. Gerçekten muhteşem, sıcacık bir film...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Pınar, Ellerine sağlık. Ne güzel, ne dokunaklı filmdi değil mi? Küçük büyük bütün çektiklerime, çekeceklerime rağmen bana bu filmdeki bir seçenek sunulsa ben de hiçbir şeyi unutmamayı seçerdim...Sevgiyle.

ni 
 21.10.2006 23:42
Cevap :
Bence de unutmamalı. Belki de hayatımızdaki en önemli kazanımlar bunlar, en hatırlanası. Nereden nereye dedirtip ilişkilerimizi daha iyi sorgulayabilmemizi sağlıyor çünkü. Sevgiye dair olunca acı bile güzel, değil mi? Sevgiler...  25.10.2006 17:50
 

bende bir bloğumda beynimi resetlemek istiyorum diye yazmıştım...Ama bu yazıyı okuyunca korkunç birşey olduğunu hissetim.Geçmişimizle alakalı güzel veya kötü hiçbir anının artık hatırlanmayacak olması...Kurtulmak unutmak istemediğim güzel anılarımı kimseye yokettirmem :) sevgiler....

Sema CURUK 
 17.10.2006 16:09
Cevap :
İyi ya da kötü, bizi biz yapan, hayatın yaşanmışlığını gösteren şeylerdir anılar, reset'lemek ara sıra yine de iyiymiş gibi görünse de yok ettirmemeli kimseye gerçekten:)) Sevgiyle...  17.10.2006 19:31
 

iyi ki yazdın hayal dünyaları nasıl geniş insanların konu çokta güzel işlenmiş teşekkürler

Ahmet Fuat EREN 
 17.10.2006 9:37
Cevap :
Teşekkürler Ahmet Fuat Bey... Gerçekten hayal gücü müthiş bir şey.  17.10.2006 15:03
 

Sadece aşk için değil ama zaman zaman düşünürdüm, ''unutmak istediklerimizi hafızadan silecek bir yöntem olsa ve tamamen yok edilse olumsuzluklar'' diyerek. Hem iyi hem de kötü bir durum. Filmi, sabırsızlıkla bekliyorum. Paylaşımınız için teşekkürler.

Tuğba 
 16.10.2006 21:24
Cevap :
Lütfen izleyin, gerçekten duygularımızı nasıl kötüye harcadığımızı ve sevgimize yaptığımız haksızlığı çok iyi gösteriyor. Sıcacık bir film. Unutmak konusunda size katılıyorum, sanırım hem iyi olurdu hem kötü...  16.10.2006 22:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 132
Toplam yorum
: 409
Toplam mesaj
: 82
Ort. okunma sayısı
: 2986
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Odtü mezunu; edebiyat ve sinema düşkünü biriyim. AFSAD’ta fotoğraf, Sinematek’te film yapımı üzer..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster