Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Mayıs '10

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
6872
 

Unutma, hatırlama ilişkisi ve hatırlama teknikleri ...

Unutma, hatırlama ilişkisi ve hatırlama teknikleri ...
 

Günümüz insanının, ciddi problemlerinden biridir hatırlayamamak…

Birçok insan herhangi bir şeyi unuttuğu zaman, beyin fonksiyonlarının iyi çalışmadığını ya da yeteri kadar zeki olmadığını düşünür.

Unutulan şeylerin hatırlanması için, çok zeki olmaya gerek yok.

Sadece hatırlama tekniklerini bilmek yeterli..

Peki, nedir hatırlama teknikleri?

* Öncelikle, öğrenilen bilginin hafızaya yerleştirilmesine karar vermek gerekiyor. Zira bunu yapmazsanız, hedeflerinize ulaşmada başarılı olmanız mümkün değil.

* İkinci ve en önemli nokta, hayal gücünüzü devreye sokmak, öğrenilecek malzemeyi anlamlandırmak. Çünkü öğrenilecek malzemenin anlamlı olması, önceden öğrenilenlerle bağlantı kurulması hatırlamayı kolaylaştırır.

*Beyni çok fazla, gelişigüzel bilgiyle doldurmak, hatırlamayı zorlaştırır.

* Öğrenilen konular arasında benzerlik kurmak, zaman mekan ilişkilerinden hareketle göz önünde canlandırma, unutmayı en aza indirip hatırlamayı kolaylaştırır.

*Bellek üzerinde yapılan araştırmalar, tekrarın unutmayı azalttığını göstermiştir. Buna göre öğrenilenlerin tekrarlanması öğrenmeyi pekiştirmekte, dolayısıyla unutmayı azaltmaktadır. Lakin gereğinden fazla tekrar yapmak, kişiyi usandıracağı gibi zaman kaybına da neden olur.

* Bir şeyle uzun süre ilgilenmemek gerekiyor. Çalışmalarda birer saat arayla mola verip, beyin dinlendirmeli.

* Bilinçaltına itilen olayların hatırlanması güçtür. Birey kendini rahatsız eden konuları bilinçaltına iterek bu kaygıdan kurtulmak ister ki bu olumlu yönde unutmadır. Hatırlanması, zihni boş yere meşgul etmekten başka bir işe yaramaz

* Aynı anda iki işi birlikte yapmaya çalışmamalı. Mesela hem televizyon izleyip, hem de ders çalışmak gibi… Sadece tek bir şeye konsantre olunmalı..

* Bilgilerin mutlaka kodlanması gerekiyor. Bilgiler ne kadar fazla uyaran alırsa hatırlanırken de o kadar çok ipucu olacak demektir. Bu nedenle kodlarken konuyu çok yönlü kodlamak hatırlamayı kolaylaştırır.

* Hatırlayamamanın en önemli nedenlerinden biri de; depresyondur. Dikkat ederseniz depresyondaki kişiler sık sık unuttuklarından yakınırlar. Bunun sebebi zihnin hatırlama ve kavrama fonksiyonlarının bu dönemlerde yavaşlamasıdır. Örneğin gazetedeki bir haberi, her zaman bir kere okuyup anlarken, böyle zamanlarda birkaç kez okumakla anlaması, ya da sürekli konuştuğu telefon numarasını hatırlayamaması, depresyondaki kişilerde çok sık görülen durumlardır. Böyle durumlarda, uzmandan yardım almak sanırım en akıllı çözüm oluyor.

Öğrenilenlerin kodlanması, saklanması ve hatırlanması belleğin üç temel işlevidir.

Kodlama; Belleğe giren bilginin zihinde kaydedilmesidir. Nasıl ki evdeki eşyaların bir yeri varsa, zihindeki bilgilerinde yeri vardır. Alınan bir kitabı kütüphaneye koyduğunuz gibi, yeni bilgilerde uygun biçimde yeni yerlere yerleştirilir. İşte bu işlem zihnin kodlama işlemidir.

Saklama; Belleğin ikinci temel işlevidir. Nasıl kodlanmış olursa olsun, bu bilgilerin gerektiği zaman yeniden bilinç düzeyine çıkarılması için saklanması gerekir. Saklama sırasında olay; kodlama sırasındaki zihinsel, duygusal ve toplumsal özelliklerini taşıyacak şekilde korunur. Çünkü bilgilerimizin önemli bir bölümünü yaşantımızla ediniriz. Yaşantılarımız birer anı olarak belleğimizde yerini alır.

Hatırlama; Belleğin en önemli işlevlerinden biridir. Daha önce kodlanan, saklanan bilgilerin yeniden bilinç düzeyine çıkarılması hatırlamayla olur.

Özetle;

Çalışmak ve öğrenmek, kişinin değer yargıları arasında ‘’angarya’’ olarak değil de bir erdem olarak yer almalıdır.

Her çağda, çalışmanın ve öğrenmenin önemliliğine inanmalı, her türlü amaca ulaşmak için gerekli araç olarak değerlendirilmeli, öğrenmenin uygarlık simgesi olduğu benimsenip, akıldan çıkarılmaması gerekiyor.

Kişi öğrenmeye ne denli istekli olursa, öğrenilecek malzemenin unutulması o kadar zor, hatırlanması da bir o kadar kolay olur..

Sevgi ve ışıkla.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili öğretmenim, bunlar elbette ki önemli bilgiler ve tekniklerdir. Fakat ben insan beynini bir bilgisayarın hard diskine benzetiyorum. İlk zamanlar bilgisayar çok hızlı çalışırken, istediğin bilileri hemen hatırlarken, uzun bir süre sonra, formatlana formallana artık iyice yavaş çalışmaya başlıyor. İstediğiniz bilgiler kolay kolay ekrana gelemiyor. Fakat çok kaliteli bir bilgisayar olunca bu sorunu kolay kolay yaşamıyorsunuz. Demem o ki; bu olay kişinin yaratılışından gelem bir durum olduğudur. Belki de çocukluğundaki beslenişinden de olabilir; anne sütünün yeterince yenebilmesi gibi…çevremdeki kişilerin üzerinde yaptığım takipte bunu gördüm…ben de çok unutuyorum…sevgi ve selamlar…

FİKİRCİ 
 23.05.2010 23:08
Cevap :
Sn Fikirci, ne güzel bir benzetmede bulunmuşsunuz. Doğru söylüyorsunuz ayrıca insan beyni tıpkı bir bilgisayar gibi.. Tespistleriniz yerinde, insan zekasında kalıtım faktörünün önemi var elbette. Ancak unutmayı en aza indirgemek için, beyni gereksiz biliglerden arındırmak ve öğrenilecek şeye istekli olmak yeterli oluyor. Katkınız için teşekkür ederim efendim, selam ve saygılarımla.  24.05.2010 13:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 296
Toplam yorum
: 627
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 5448
Kayıt tarihi
: 22.11.08
 
 

Öğretmenlik yapıyorum ve anneyim. Çocukları çok seviyorum. Yüreği sevgi dolu olan insanlara, sela..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster