Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Haziran '07

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
665
 

Unutturmak isteyenlere!

Unutturmak isteyenlere!
 

İhtiyat Zabiti Hattatoğlu Mustafa Efendi anlatıyor:

Bir gün bizim birliğe “ Takviye Balıkesir gönüllüleri geldi” denildi. Gittim 120 kişiydiler. Hemen hemen hepsi tanıdıktı. Sarıldık hasret giderdik. Başlarında da o zamanlar Balıkesir’in ünlü kabadayısı Üçpınarlı Ali vardı. Ali, sancaktar olmuş. Tüfeği çapraz asmış, sancağın üzerine de sırma ile “ Karesi Gönüllüleri” yazdırmıştı. Kabadayılığı yine elden bırakmamış, askerlikte pek hoş olmamasına rağmen, bilene kamasını sallandırmıştı. Beni görür görmez yanıma geldi.

“ Kumandan efendi, biz buraya beklemeye gelmedik! Haydi, düşmanı basalım”

“ Burada her şey emirle olur. Hücuma sadece biz geçersek, kendimizi gereksiz kırdırırız. Her şeyin bir zamanı var.”

“ Peki öyleyse, hücuma geçmeden yarım saat önce bize söyle de, şu sırt çantalarını emniyetli bir yere koyalım. Şöyle rahat rahat dövüşelim!”

Ali haklıydı. Sırt çantaları, askerin en kıymetli şeylerini taşırdı. Çamaşırları, paraları, mektupları, usturası, sigarası, tütünü hep sırt çantalarında olurdu. Çantaları kaybolduğunda asker sıkıntı çekerdi.

Hücuma yarım saat kala Ali’ye haber verdim. Balıkesirlileri aldı. Siperlerin gerisinde bir vadide kayboldu. Hemen gelirler sandım. Beklerim gelmezler.... Beklerim gelmezler.... Bir çavuşa “ Şu bizim hemşehrilere bir bak bakalım ..” dedim. Gitti. Biraz sonra önde Üçpınarlı Ali, arkada arkadaşları çıkıp geldiler. Şaşırdım. Hepsi süslenmişler; hanımlarının, nişanlılarının verdiği ayrılık mendillerini kimi boynuna dolamış, kimi alnına çatmış, kimi bileğine sarmıştı. Çoğu yakalarına artık kurumuş gül veya karanfil takmıştı. Aliye sordum

“ Neden geç kaldınız”

“ Komutan bey, biraz sonra Cenab- ı Allahın huzuruna çıkacağız. Temiz çıkalım dedik. Ola ki bir pislik bulaşmıştır diye çamaşırlarımızı değiştirdik. Abdest aldık. Biz buraya oynamaya değil düğüne geldik; bayrama geldik. Bu gün bizim bayramımız onun için süslendik. Ayrılık hediyeleri taktık. Birazdan bayramımız var. Aman sen bize hücumdan beş dakika önce yine haber ver”

Âli’nin bu sözlerinden sonra büyük bir sessizlik oldu.

Saatime baktım Aliye beş dakika kaldığını bildirdim. Birden bire ortalık kaynayıverdi. Hepsi birbirlerine sarılıyor, öpüşüyor helalleşiyorlardı

“Utandırmayın ha!...İyi dövüşün ha! Gün bugündür. Anamız bizi bugün için doğurdu..Hakkınızı helal edin...”

Kısa bir süre sonra dişler kenetli, süngülerini takmış, tüfeklerinin dipçiklerine parmaklarını geçirircesine yapışmış bölük hücuma hazırdı. Herkes ölüme hazırdı.

“Hücuuuum !” deyince sanki siperler sarsılıverdi, Hepsi “ Allah Allah” diye düşmanın içine hançer gibi daldılar .Dövüştük.....Dövüştük....Dövüştük...Akşama doğru savaş durdu. Yanıma birisi geldi “ Komutanım, “Üçpınarlı Ali sancağı vermiyor” dedi. Gittim, baktım. O yüz yirmi kişiden, o gün onüç kişi sağ kalmış. Ali de Şehitler arasında idi

Ama sancağı öyle bir kavramış ki parmakları kenetlenmişti çekeyim dedim olmadı.

Orada Anafartalar’da üç top çam ağacı vardır. O gün şehit olanları o ağaçların arasına gömdük. Gömülen şehitlerin en üzerine de .Ali’yi sancağına sararak yatırdım..

Hulki Cevizoğlu’nun “İşgal ve Direniş” adlı kitabından alınmıştır..

Aliler biter mi?

Foto:http://www.canakkalesehitlerimiz.com/

METİN ÜSKES bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ali'ler biter mi, elbette bitmez, o Ali'ler sayesinde şu an varız... Gözlerim doldu okurken, dedem ve iki kardeşi Rus harbinde, diğer dört kardeşi de Çanakkale'de şehit olmuşlar... İyi ki yazmışsınız bu yazıyı, arada hatırlanmaları gerekir... Kaleminize sağlık.. Sevgilerimle...

Sema Sener 
 26.06.2007 15:24
Cevap :
Hepsini Allah nur içinde yatırsın. Kitabı okurken, “Üçpınarlı Ali” ve arkadaşlarından ben de çok etkilendim. Kurumuş Karanfil ve Gül bölümünde koptum.  26.06.2007 18:10
 

yurdunu gerçekten seven insandır bu..dünyanın her yerinde vardır eminim benzer hayranlık uyandıran yaşanmışlıklar,onurlu yurt savunmaları..herkes ,her alanda o onurlu duruşu sergilerse,tabii ki Aliler bitmez..

basak mengü 
 26.06.2007 15:02
Cevap :
Kendimizi ifade edip, Atalarımızın Kahramanlıklarını her nedense, filmleştirip dosta düşmana izlettiremiyoruz. Amerikalıların yaptığını biz yapamıyoruz... Biz hiçbir şey yapmıyorken birde “ Gece yarısı Expresleriyle uğraşıyoruz” Size kel alaka gibi gelebilir ama “Kurtlar Vadisindeki” Polat Alemdar karakteri neden bu kadar seviliyor hiç düşündünüz mü?  26.06.2007 18:18
 

Ağlayarak okudum bu anlatıyı. Bu tarihler unutulmamalı. Unutmaya yüz tutanlar da dürtülmeli unutmasınlar diye. Bir Ali ölür bin Ali doğar. Böyledir bizim sevdamız, Vatan aşkımız. Dün oğlum bana: "Anne ben şimdi okumuyor olsaydım ve sen beni askere terör var diye göndermeyecek olsaydın bile ben gizlice gider yine giderdim biliyormusun" Dedi. Oğlum bir Ali, yiğenim bir Mehmetçik. Gurur duyuyorum Ali'lerimizle ve Mehmetçik'lerimizle. Elinize sağlık bu yazı için size çok teşekkür ediyorum. Sevgilerimle

Abla 
 26.06.2007 14:33
Cevap :
Bizim Misyonlarımızdan bir tanesi de bu, hatırlatmak, tarihe not düşmek. Bu yüzden bu platform da yazar sayısının çok, giden sayısının az olmasını istiyorum. Yazıyı okurken benimde gözlerimden iki damla yaş kitabın üzerine düştü. Onları mendilleriyle, eşlerinin, nişanlılarının verdiği işlemeli yazmalarla gördüm, yakalarındaki, kurumuş gülleri ve karanfilleri kokladım. Onlarla beraber fırladım siperden onlarla beraber düştüm yere.  26.06.2007 18:23
 

Yazının sonunu okuyunca, İçimden "kurban olayım ben bu Alilere" diye geçirdim.Tüm olanaksızlıklara rağmen, üstünde çadır bezinden yapılmış üniforma,ayaklarında paramparça olmuş çarıklarla,makinalı tüfeğe kaşı süngü hucumuna kalkan,canını bu vatan uğruna gözükapalı veren, bu inançla vatanımızı emperyalist işgalci güçlerden temizleyen, tüm dünyaya türkün ne demek olduğunu birdaha gösteren alilere,mehmetlere,mustafalara hepsine kurban olayım..

Kenan Soyalp 
 26.06.2007 13:59
Cevap :
Allah hepsini Nur içinde yatırsın. Savaşlar o dönemlerde “Erkekçe” yapılıyormuş. Karşısındakinin düşman olduğunu biliyormuş Mehmetçik. Şimdi kim dost? Kim düşman belli değil bütün kavramlar o kadar iç içe geçmiş ki iyiyi kötüden kötüyü iyiden ayırana aşk olsun.  26.06.2007 18:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1270
Toplam yorum
: 7729
Toplam mesaj
: 187
Ort. okunma sayısı
: 1086
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Deniz tutkunu.Amatör kıyı balıkçısı. Aynı Şarkı ve Ilık Havada Hoşça Kal adlı kitapların yazarı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster