Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Eylül '07

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
1189
 

Unutulmayanlara

Unutulmayanlara
 

Hayat yolunda vazgeçilmezlerimiz var. Bunlardan biri de arkadaştır. Arkadaş, su gibi, oksijen gibi, beslenme gibi ihtiyaçtır. Arkadaşlık çocuklukla başlar, ölüm anına dek sürer. İhtiyaç anında bir anda ortaya kendiliğinden çıkar. Kısa süren arkadaşlıklarımız olduğu gibi, uzun süren, dostluğa dönüşen ölümsüzleşen arkadaşlıklarımız olur. Sevgimizi, ekmeğimizi, sırrımızı, sevincimizi paylaşabildiğimiz kişidir arkadaş. Arkadaş, çekilmezliğimize katlanan, umurunda olduğumuzdur. Arkadaş, yeri gelir nedenimiz olur. Yeri gelir aşkımız, sevgimiz olur. En kolay iletişimin adıdır arkadaş. Büyüklerimizin çoğu gençler ve çocuklarla iletişimlerinde ‘Biz iki arkadaş gibiyiz’ derler.

Arkadaşlığın sırrını, gücünü tercih ederler. Arkadaşımız bir ölçüde kişiliğimizin de aynasıdır… Aristo arkadaşı şöyle tarif eder: ‘Arkadaş, iki bedeni mesken tutan tek bir ruh.’ Arkadaşı bu denli öz, anlatan güzel bir söz olur mu? O zaman kendinizi yalnız hissettiğinizde ne yaparsınız? Bir uğraş bulmaya çalışırsınız belki, ama yeterli midir yine yalnızsınız. Sizi çok mutlu eden bir haber aldığınızda ya da canınız çok sıkkın olduğunda, belki yeni aldığınız bir şeyi haber vermek için, belki de uyku tutmadığında aradığınız sizi gerçekten dinleyen bir arkadaşınız/dostunuz mutlaka vardır. İnsanoğlu yalnızlığı sevmez, etrafında birilerinin olması ona güven verir. Kalabalık bir arkadaş/dost çevresi olan bir insan çok mu mutludur peki? Ben sanmıyorum. Tabi mutlaka iyi etkileri vardır. Fakat öyle bir dünyada yaşıyoruz ki artık kimse kimseyi düşünmez olmuş, ilişkiler hep çıkara dayalı hale gelmiş; bencillikten kaynaklanıyor bu durum. İnsan önce kendini düşünmeli belki. Ama arkadaşını/dostunu unutmadan ve incitmeden. Gerçek bir arkadaş bulmak artık çağımızda öyle kolay değil. O yüzden edinilen arkadaşlıkların unutulmalarına nedeni ne olursa olsun, göz yummamalıyız. Arkadaşlarımıza hoyrat davranmamalıyız.

Bugüne kadar çok insanla tanıştım. Kimisi yıllardır hala benimle kimisi anılarda kaldı kimisi de yeniden canlanma alevinde. İlkokuldan başlarsak çocukluğun verdiği heyecanla oyunlarda tanıştık bir çoğuyla. Bugüne kim kaldı oradan? İşe ilk başladığım sıralarda ilkokuldan çok sevdiğim bir arkadaşımın babasıyla karşılaştım soyadından hatırladım, telefonlar alındı ama neden eskisi gibi olmuyor ki… Mesajlar, telefonlaşmalar sadece bir kez gördük birbirimizi, hayatlar değişti tabi herkes kendi yolunda… Ortaokulda paylaşımlar başlamıştır artık kendi aralarında.. Peki ya oradan kim var yanınızda? Yine şubede karşılaştım ortaokul arkadaşımla eskilerden bir gülümseme iyi geliyor insana. Görüşüyoruz hala fırsatımız oldukça. Liseye gelirsek artık büyüyorsunuz ve hayat değişiyor paylaştıklarınız daha da koyulaşıyor. Liseden görüştüğüm iki arkadaşım var ama mümkün olmuyor uzak şehirlerden eskisi gibi yakınlık. Dershane döneminde yaşanılanlar arasına birde sınav telaşı ekleniyor, paylaşımlar git gide çoğalıyor. Sevgili can dostumu orada tanıdım. Yıllar birbirimize daha da bağlanmamızı sağladı. Şu şarkı geldi aklıma şimdi:

“Bir sen kaldın bana, sakın bırakma

Al yollarına, hisset yanında

Dostum, can dostum

Burada her şey sahte dostum

Gülümsemeler bile

Burada her şey sahte dostum

Sevmeler bile”

Üniversite yıllarım yaşadığım şehirden, ailemden, alışkanlıklarımdan, arkadaşlarımdan uzak geçti. Ama yeni ufuklara yol alındı. O kadar çok şey yaşandı, o kadar çok şey paylaşıldı ki.. Ve hayata dair çok şey öğrenildi. Bu yıllarda arkadaşlığın önemini daha da bir anladım. İyi ki anlaşabildiğim dostlarım vardı yanımda. Her ne kadar içinde çıkar ilişkisi çok olsa da gerçek dostluklar edinildi o güzel ortamda. Yıllar geçti, kolay değil dostları geride bırakmak, elimizden geldiğince görüşmeye çalıştık. Ama herkesin yaşama telaşı işte eskisi gibi olmuyor. Elimizde olmadan zaman, mekan, iş, sosyal konumumuz, medeni durumumuz, yaşadığımız çevre, toplum ve devam eden hayata göre arkadaşlarımızda değişebiliyor. Ama arkadaşlık hep var oluyor.

Özel insanlar ve istisnaları hariç, her nedense, iş hayatında arkadaşlıklar yüzeysel oluyor.. Çağımızda hızla yayılan internet arkadaşlıkları ise çoğu yalana dayalı, ama gerçekten iyi insanlarla karşılaşmak mümkün hala. Bir anda çıkış yolunuz olabiliyorlar adeta. Şimdi nette tanıştığım, hayatıma gerçekten anlam katan çok arkadaşım var. Her geçen gün yeni arkadaşlıklar kurulabilir. Eskiler ise çok özeldir. Yüzünüzde gülümsemeyle hatırladığınız bir anının sebebi olan arkadaşınızı şimdi aramaya ne dersiniz?

Gerçek dostluklar, arkadaşlıklar kolay kurulmuyor. Sevginizi asla ertelemeyin…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Günümüz insanı tüm ilişkilerini çıkarlar üzerine oturtuyor.Ben, 40 yıllık arkadaşlarımla halen görüşüyorum.Siz gençlerde de bu duygunun halen yaşadığını duydukça karamsar duygularımdan arınıyorum.Sizi candan kutluyorum...Topluma ''fener''oluyorsunuz.Tebrikler...Sevgiler...Mesut.

Mesut Selek 
 05.09.2007 18:33
Cevap :
Mesut bey çok teşekkür ederim. İnanın fazlasıyla mutlu oldum yorumunuzu okuyunca. Ne güzel yıllardır birlikte olmak arkadaşlarla. Elimden geldiğince değerlerimizi yaşatmaya çalışıyorum, birilerini etkileyebiliyorsam ne ala.. Sevgilerimle..  06.09.2007 13:02
 

Kaybolup giden arkasından bakakaldığımız arkadaşlıklar...Hayatta her an arkadaş bulmak mümkün, ama candanını gerçeğini bulmak zor be...Bu güzel insanı anılara götüren yazı için teşekkürler.

sibel özçelik 
 03.09.2007 9:58
Cevap :
Ben teşekkür ederim yorum için. Arkadaşlarımızın kıymetini bilelim, onlar hayatımızın en anlamlı parçalarından..  03.09.2007 11:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1055
Kayıt tarihi
: 26.08.07
 
 

Kalninizden sevgiyi hiç eksik etmeyin, her şeyin anahtarı sevgidir. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster