Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ağustos '19

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
13
 

Üretici Olmak

Yaz aylarında çoğunluk uyku moduna geçiyor.
 
Biz dursak da dünya dönmeye, değişmeye, üretmeye devam ediyor.
 
Dün bir iş adamı ile telefonda konuştuk. "265 personel istihdam ediyoruk. Şu anda 67 kişi kaldık. Çin patent, emek, zaman tanımadan çok ucuza üretim yaptığı için biz mal satamaz olduk. Elektronik sektörünü tümden ele geçiriyorlar" dedi.
 
Sürekli tatil yapa yapa, uyuya uyuya, TV izleye izleye uçurumdan yuvarlandık.
 
Bu yazıda siyaset yok. Taş atma yok. Güncel siyaset sadece laf salatasıdır. Sorunlara 300 yıllık pencereden bakalım.
300 yıldır tarımdan, bilimden, fenden, teknikten, projeden, patentten, icattan uzak kaldık mı kalmadık mı?
 
Sosyal medyaya giriniz. Biliminsanlarının ortalama 500 takipçisi varken popüler şempanzeleri ortalama 2-5 milyon kişi takip ediyor.
 
Evinde 1000 kitap olan sadece 100 bin ailemiz var. 100 gram telefona 10 bin TL verenler 20 TL'lik kitaba pahalı diyor.
 
20 milyon ailemiz var. Sadece 2 milyon eve gazete giriyor. Japonya'da 50 milyon...
 
Bilim dergileri zar zor ayakta duruyor.
 
Senenin yarısı tatildeyiz. Üretimi kim yapacak? 
 
Evlerimizdeki 50 kadar cihazın, işlerimizde kullandığımız yazılımların yüzde 95'ini Uzakdoğulular imal ediyor.
 
300 yıldır neden uykudan uyanmıyoruz. Neden herkesin elinde faydalı bir kitap yok. 82 milyonluk kitlenin yetişkin 60 milyonu haftada bir kitap okuyamaz mı? 
 
Okumayan milletler hep ezilir, aldatılır, soyulur, aç kalır.
 
Okumak deyince aklınıza fal, burç, ot-çöp, rüya tabirleri, aşk-meşk çar-çurları gelmesin. Bilim, proje, tarım, hayvancılık, yazılım kitapları çok satıldığı gün biz de uçak, füze, radar, uydu, ilaç, tohum, tank vb. imal edebiliriz.
 
Yeryüzü her sabah yeniden inşa ediliyor. Endüstri 4.0 denilen kavram bir çok pencereyi değiştirmekte. Biz uyurken kod yüklü, zeki makineler fabrikaları teslim almakta.
 
Futbol, tatil, Acun, laylaylom derken 3. dünya ligine yuvarlanıyoruz.
 
Lise ve üniversite giriş sınavlarında yöneltilen soruların doğru cevaplanma ortalaması yüzde 5 ila 30 arasında. Bu dramatik facianın yazılı, sesli, görüntülü ciddi bir medyada ele alındığını gördünüz mü?
 
Günlük zırvaların dışında kalabilen, referans niteliğinde, rafine bir tek gazetemiz, televizyonumuz bile yok. BBC formatında bir yayın mecrası olabilemiyor. Zira çoğunluk dizi denizinde yüzüyor.
 
Herkes ekonomik kriz var diye yakınıyor ama kendisinin lüks, müsrif, görgüsüz, abartılı yaşantısına bir sınır koymuyor.
1 dolara da saat var. 1 milyon dolara da var. Neden hep en pahalısının peşinde olalım?
 
Entelektüel (münevver, aydın) seviyeye yükselen insanlara yakından bakın. Onların sade bir dünyası vardır. Sadece 100 parça kadar eşya ile yaşarlar. Hayatlarımızı sadeleştirmemiz doğru olan yoldur.
 
Bir insanın 30 gömleği, 20 ayakkabısı, 10 ceketi, 5 evi, 2 arabası olamaz. Bu mal-mülk sevdası bizi modern köle haline sokuyor.
 
Maalesef endüstri 4.0 çağını anlayamadık. Üretmiyoruz. Bu kafa değişmedikçe Edison, Aristo, Bill Gates, Fatih Sultan Mehmet bile başa gelse başarılı olamaz.
 
Bilgi güçtür. Bilgi sahibi olmadan bilim, proje, ürün yapılamaz. Bilgili toplumlar yenilemez, mağlup edilemez.
 
 
Ali Özdemir
0505 220 83 85

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 247
Toplam yorum
: 152
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1833
Kayıt tarihi
: 24.04.11
 
 

Eğitimci - Yazar - Yayıncı. 1968'de doğdu. Marmara Üniversitesi, Teknik Eğitim Fakültesini bitird..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster