Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Aralık '07

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
1466
 

Üretken gençlik nasıl yetiştirilmeli?

Üretken gençlik nasıl yetiştirilmeli?
 

Amacımız gençlerimizin yeteneklerini,zekalarını daha fazla kullanabilmelerini sağlamak.Ülkemizin,dünyanın ihtiyaç duyduğu ,cevap aradığı sorunları ortadan kaldıran gençler yetiştirmek. Sorunları farklı açılardan ele almalarını sağlamak. Ülkemizde yetiştirilen gençler verilen bilgileri eleştirmeden almaları beklenir,düşünme aralığı bırakılmadan bilgiler akılsallaştırılarak benimsemeleri ve kabul etmeleri. Ancak, bilimsel anlamda akılsallık iyi ve doğrudur ama akılsallaştırma doğru değildir.Çocuklarımıza verdiğimiz bilgilerde daima bir aralık bırakıp oaralığın çocuğumuzun düşünce ve duygularıyla doldrmasını beklemeliyiz. Cevaplar ve sorular mantıksız olsa bile .
En büyük tehlikenin körü körüne dinlemek ve kabullenmek olduğunu unutmamalıyız. Çocuklarımızın zekaları kullanılarak geliştiğini unutmamak gerekir.
Yeni sistemde orta okul öğrencilerimize proje ödevleri yapma zorunlluğu getirilmesininde sebebi çocuklarımızın hayal ve proje üretebilme kabiliyetlerini ortaya çıkarabilmektir.
Artık aldığımız oyuncaklarında hayal ve zeka geliştirme özelliklerinide hesaba katarak almalıyız.Zekanın ,üretkenliğin kullanılarak ortaya çıktığını unutmamak gereklidir.Üretken olabilmek sorunlara kimsenin bakmadığı açıdan bakabilmektir. Çözüm getirebilmek için düşünebilmektir,düşünmeyi öğrenebilmektir. Çocuklarımızın bu yeteneklerini geliştirirsek çözüm bulma yollarında kendi sorunlarına da çare bulabileceklerdir. Sorunları olduğunda kolyca çözüm getirebileceklerdir.
Üretkenliğin temel mantığı çocuğumuzun bir aileye ait olduğu, bir millete tabi olduğu,dünyanın bir vatandaşı olduğu ve bu unsurların tümüzün sorumluluğunun kendine ait olduğu ve çözüm bulmak için çaba harcaması gerektiği fikrini benimsemesidir.
Öğrettiğimiz kuralların,bilgilerin deüişebileceğini,insanoğlunun hata yapabilecek paylara sahip olduğunu unutmamak gerektiğini çocuklarımızla paylaşmaktır.
En büyük tehlike UNESCO tarafından akılsallaştırma olarak görülmektedir. Eğer akılsallaştırısanız çocuğa eleştirme,düşünme,üretme payı bırakmamış olusunuz.
Dünyanın ihtiyaç duyduğu nesil yenileri,yanlışları,bulabilen ve üretebilen nesildir. Üreten nesil için en önemli ihtiyaç kendine güvenen nesil yetiştirmektir. Başarabileceğine inanan ve kendini tanıma imkanı olan çocuklardır.
Çocuklarımızın bir odasının olması bu başarıda çok öemli bir yer alıyor. Ayrıca ,eleştirmesine izin verilen nesil düşünmeyi öğrenebiliyor. Eleştimeyi blmekte eğitimden geçiyor.
Çocuklarımızın yapılan araştırmaya göre %80 i evde şiddet görmekte,aile kavgaları sorunları çocukların gözleri önünde yapılıyor. Düşünceler ve fikirler ezberletilerek düşünme payı ne yazık ki çocuğa bırakılmıyor.
Çocuklarımızla güven verici bir ortam oluşturmak için çocuk tutarlı ve kendini bilen anne babaya sahip olduğunu bilmesi gerekmektedir.Anne ve babaların çocuğu birey olarak kabullenmeleri gerekmektidir.
Çocukarımızın üretken olmaları bizim için ,Ülkemiz için çok büyük gelir kaynağıdır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Toplum mimarlarından,filozoflardan mahrum ülkeler sahipsiz kalıyor.Ülkemiz bu konuda sıkıntıda...Finlandiya'yı ''Bataklıklar ülkesi '' olmaktan ''Zambaklar ülkesi'' haline getiren bir filozof olmuş...Çocuklar, düşünürlere,eğiticilere muhtaçtır.Bendeniz, her yıl ''Beceriksizler '' diye dışlanmış öğrencilerden ''Yaratıcı Drama ''ekipleri kurup...Şahane eserler sunuyoruz.O ekipler içinden çıkan milli basketbolcularım,tiyatro sanatçılarım var...Yeter ki birbirimizi karalamadan,sevgiyle yardımlaşarak çocuklrımızın yaratıcı güçlerini ortaya koyalım...Eğitici yazınız çok güzel.İyi bayramlar...Saygılar...

Mesut Selek 
 22.12.2007 13:40
Cevap :
Teşekkür ederim. Her çocuğun muhakkak bir yeteneği vardır,ortaya çıkarmayı bilmek ve öğrenmemiz lazım.İyi bayramlar.  22.12.2007 15:17
 

Kavak ağacından (eğitilmemişten) kaliteli mobilya (üretken insan) yapma imkânı yoktur. Kaliteli mobilya ancak (eğitilmişlerden) Ceviz ağacından ve iyi ustaların (hocaların) elinden çıkmaktadır. İnsanı harekete geçiren iki ana değer vardır; inandıkları ve (beklentileri) çıkarları. Haçlı seferleri, İstanbul’un fethi, Irak’ın işgalinde, hem din olgusu, hem de maddi çıkarlar vardır. Türkler askerlerini sevmektedir. Nedeni; kültüründen kaynaklanan inancı vardır. Bu nedenle Davulla, zurna ile askere koşmaktadır. Ya Okula bu coşku ile mi gitmektedir. Hayır! Özet; Kişinin başarılı ve üretken olabilmesi; ailede iyi eğitilmiş olmasının yanında, doğru inanç ve beklentilere sahip olabilmesinde yatar. Maalesef ailelerimizin durumu ortada. Milletler ancak kendi karakterine uygun yönetildiklerinde başarılı olabilmektedir. (İsrail, Japon, Çin) Sorunumuz buradadır. Türk gençliği neden üretmeli ve başarılı olmalıdır? Buna cevap verildiğinde de, gençler bundan etkilenmekte midir? Saygılarımla.

Canmehmet 
 22.12.2007 11:33
Cevap :
Teşekkür ederim.Eğitilen kişi farklılığını daha net ortaya koyarsa eğitim ve öğretim o kadar fazla ilgi ve talep görür.Eğitilen gençrimizin farklılığını ortaya çıkarmak ve artılarını göstermeliyiz.Eğitilmeyenler eksiklerini anlamalılar.  22.12.2007 15:21
 

Saygıdeğer Yasemin SÜRMEN, Ülkemizde genellikle iki kavram birbirine karıştırılmaktadır. "Eğitim ve Öğretim." Bilindiği gibi eğitim; davranış, öğretim; öğrenme faaliyetidir. Davranışlar; aile ve çevre (erken yaşlarda) örnek alınarak, öğrenme (bilgi); okuldan veya kişisel istekle ömür boyu sürer. Akıl; (Et) kıyma makinesi, Zeka; (Et) yaşam boyunca edinilenlerdir. Bireyin (Eti) zekası varsa, akıl (Kıyma makinesinde) yolu ile verileni düzgün kullanabilmektedir. Özetle bilginin (Zekânın) olmaması halinde akıl üretememektedir. Bununla birlikte birey (ailede) eğitilmemişse, öğrenememekte ve aile-çevrede eğitilmeyen (Çocuk-genç-yetişkin) kaybedilmektedir. Zekâ; (Üçte birer ölçüde) Aile, çevre ve edinilenlerin (bilgi) toplamıdır. Çocuk, örnek bir aile ve çevrede büyümemişse %60 seviyesinde (en azından insani değerleri) kaybedilmiştir. Bu kişiye ne öğretirseniz öğretin çok çok üreteceği (atom bombasıdır.) Silah olacaktır. Eğitilmemiş kişi Kavak, eğitilmiş kişi ise Ceviz ağacı özelliğindedir.

Canmehmet 
 22.12.2007 10:36
Cevap :
Teşekkür ederim. İyi bayramlar  22.12.2007 15:23
 

İyi başlamışsınız ama kötü bitirmişsiniz bence. Çok büyük gelir kaynağı demişsiniz ya.. onu diyorum. Kar, dünyanın tutulduğu hastalıktır. Marks demiş ki, kapitalizm kendi mezarını da kazacaktır diye, ama bu anlayış, dünyanın mezarını kazıyor. Bunu size ilişkin söylemiyorum... İnsanların iyi yetişmesini gelire bağladığımız zaman, şu an olduğu gibi, adı üniversite olan bir gereksiz okul kurulur. Bu kurulan ünilerin, bölümlerine bir bakın bakalın, ne demek istediğim anlaşılır. 5-10 tane güya gelir getiren bölüm açmışlar, öğrencilere parayı dayamışlar, adını da üni koymuşlar. ülkemiz kalkınsın bakalım, ne ilericiyiz ya.

Erdal Aydın 
 21.12.2007 20:38
Cevap :
Üretken ,çözüm getiren gençlik her zaman kar getirir..Çözüm bulan ve sorunları çözebilecek düşünce gücüne sahip olmak kardır.Teşekkür ederim.  22.12.2007 0:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 285
Toplam yorum
: 189
Toplam mesaj
: 66
Ort. okunma sayısı
: 3966
Kayıt tarihi
: 17.07.06
 
 

      Üniversiteyi Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesinde Fizik öğretmenliği bölümünden..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster