Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Şubat '13

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
365
 

Urfa Dağlarında Köroğlu, Esemoğlu, Kuloğlu

Urfa Dağlarında Köroğlu, Esemoğlu, Kuloğlu
 

Urfa Dağlarında Köroğlu, Esemoğlu, Kuloğlu


Süleyman ÖZEROL/Araştırmacı-Gazeteci

1972-1975 yıları arasında Urfa Merkez Yetiştirme Yurdunda öğretmen olarak görev yaptım. 1975 yılı Eylülünde merkeze bağlı Kısas köyüne atandım. Burada altı yıla yakın bir süre görev yaptım.

1975 yılı Eylülünde evi götürmeden önce köyün doğusunda bir köy evini hazırladım. Önce tuvalet yaptırdım. Sonra bir gözlük evde oturdum bir yıl kadar. 2006 sonbaharında lojmanda boşalma olunca oraya taşındım.

Lojmanların güneyinden geçen yol köyün içine girerken Kayabaşıların evlerinin önünden geçer. Orada bulunan musluk bizim çeşmemiz sayılırdı. Çünkü lojmanların yanındaki musluktan su akmazdı.

Kayabaşılardan Nakı Kayabaşı yaşça benden büyük ve hareketli, renkli bir kişiliğe sahipti. Bir zamanlar geçici olarak sıtma savaş memurluğu yapmış, özellikle bu dönemlerde yaşadığı bazı olaylar gülmece öykü olarak anlatılırdı. Hatta bazılarını kendisinden de dinledim. Onu öyküleri aslında bir kitap oluşturacak kadar çoktu. Sık sık bir araya gelir, sohbet ederdik. “Hocam, elimde olanaklarım olacak, senaryoyu ben yazacağım, ben oynayacağım, ben yöneteceğim; bak nasıl bir film ortaya çıkacak” derdi. Hep hayıflanırdı ekonomik güçsüzlükten ve bazı şeyleri yapamadığına…

Nakı evinin meydana bakan odasını kahve olarak düzenlemişti. Bazen gider, kâğıt oynar, sohbet ederdik. Kahvenin karşısında bulunan su birikintisine bir gün çınar dalarlını dikmiş olduğunu gördüm. Kahveye yağlı boya ile levha yazdım. Adına da bu çınar dalanlına izafeten “Çınarlıgöl Kıraathanesi” dedim.

Nakı’nın evinin yanında oturan Aşir Kayabaşı, 500 hanelik köyde üniversiteye giden birkaç gençten biriydi. Nakı’nin tersine, sessiz, ağırbaşlı kişiliğiyle kendini gösteriyordu.

Aşir Kayabaşı o yıllarda halk kültürü ile ilgileniyor, bazı öyküler anlatıyordu. Bunarlı ileride derlemeyi düşündüğünü de söylüyordu. 1981 yılında Kısas’tan ayrılmama karşın oğlu Hüseyin Malatya’da İnönü Üniversitesinde okuduğu sıralarda iletişimi yeniden kurmuştuk. Hatta bana yayınlamam için bazı yazılar göndermişti, ancak gazetemizin çıkmaması nedeniyle yayınlayamamıştım. Geçen yaz aradığında da bir kitap yayınlayacağından söz etmişti. Bir ara oğlu Hüseyin’in internete babasının kitabını kapağını yüklediğini gördüm ve not yazdım. Babam adresinizi istiyor, kitap yollayacak dedi. Adresimi verdim, 9 Ocak 2013 günü kargo ile gelen paketten iki adet kitap çıktı.

 “Urfa Dağlarında Köroğlu, Esemoğlu, Kuloğlu” adını taşıyan kitapta basım tarihi yazılı değil, ancak Aşir Kayabaşı’nın önsözü 2012 Ağustosunda yazdığını görüyoruz.

Kitabın üçüncü sayfasına Aşir el yazısı ile şunları yazmış;

Yazarından Süleyman’a ufak bir hediye

Ne altın, ne gümüş, ne de bir yakut

Söz var ki, daha kıymetli cevherden

Bir sen oku hocam, bir dosta okut

06.01. 2013

Aşir Kayabaşı

İçindekiler bu sayfada…

Önsöz

Koçyiğit Köroğlu ve Urfa

Esemoğlu

Urfalı Kuloğlu Mustafa

Kuloğlu Mustafa’nın Şiirlerinin Tahlili

Kuloğlu Mustafa’nın Askeri ve siyasi Yaşamı

Kuloğlu Mustafa Urfalı mı?

Urfa’da Kuloğlu Hamamı

“Kul” ve “Kuloğlu” Mustafa Mahlaslı Nefesler

Alevi Bektaşi Şairlerinin Turna Semahı dizeleri

Önsöz

Urfa’da Köroğlu’ndan söz etmeyi söylence, rivayet ya da düzmece destan olarak nitelendirilebileceğini belirten Aşir Kayabaşı Köroğlu Hanı, Köroğlu Kahvesi, Köroğlu Mağarası, Köroğlu’nun Atının yemliği ve binek taşının varlığına dikkat çekmiş. Dolayısıyla önsözde Köroğlu ağırlıklı söylemler var. Oysa kitabın yarı bütünlüğünü Kuloğlu oluşturuyor.

Köroğlu

Köroğlu ile birlikte Karayazıcı ve Nur Ali Baba’dan söz ediliyor ve Celalilere değiniliyor. Urfa’daki Köroğluzadeler, Ayvaz’ın Urfa’dan gitmesi, Kırat Semahının Köroğlu ile ilgisi, Köroğlu’nun Alevi Bektaşi kimliği ile ilgili konular bu bölümde yer almış.

Urfa’dan bir mani örneği:

Köroğlu ayvaz

Kabire Sığmaz

Namaz kılmaz

Oruç tutmaz

Canı Cebinde

Kellesi Koltuğunda

Her ne kadar manide baş harfleri küçük yazılsa da Canı Cebinde ve Kellesi Koltuğunda, Ayvaz ve Kabire Sığmaz gibi Köroğlu’nun yoldaşlarının adıdır. Başka bir konu; askere gidenlere, “Her şeyinizi Köroğlu’nun atını yemliğini orada bırakın gidin” denilmesi geleneği. Bu gelenek üzerinde çalışma yapılarak daha ayrıntılı biçimde kamuoyuna tanıtılabilir.

Esemoğlu

Girişte de sözünü ettiğim gibi Aşir’in kırk yıla yakın bir süre önce halk öykülerinden söz ederken değindiği anlatılardan biri…

Uraf-Bozova arasında, Urfa’ya 18 kilometre uzaklıkta, tarihinin MÖ 400 yıllarına kadar uzandığı söylenen Esemkulu köyünün adını Esemoğlu anlatısından aldığı halk tarafından dile getirilmiş.

Bozova ile Halfeti arasındaki bölgenin ve Esemkulu halkının Beğdili Türkmenlerinde olduğu, bunlar arasında Rüstem adında bir bey olduğu da anlatılır. Beğdililerin ünlü beyi Firuz Beyin Kısas’tan biraz ileride bulunan Culap Çayı yöresinde oturduğu ve “Firuz Beğ Acem’e gitti turnalar” deyişinin de o yıllarda Kısas’ın doksan yaş civarındaki büyüklerinin söylendiğini de belirmeliyim. Faruk Sümer’in “Oğuzlar” ve “Savefi Devletinin Kuruluşunda Anadolu Türklerinin Rolü” adlı kitaplarında söz konusu edilen bu konunun anlatımlarla örtüştüğünü de gördüm.

Diğer yandan Kısas’ta sözü edilen bir konu da Bozova’ın birkaç Türkmen köyü olduğu ve bunların Alevi kökenli olduğunun yaşlılarca dile getirilmesiydi… Esemoğlu anlatısının Kısas’ta destan-şiir olarak Âşık Sefayi (Mehmet Acet) tarafından çalınıp söylenerek yaşatılması rastlantı olmasa gerek…

Kuloğlu

IV. Murat’a yakınlığı ile bilinen şair Kul Mustafa’nın Osmanlının çalkantılı döneminde dört padişahla yaşananlara tanık olduğu da bilinir.

IV. Murat Bağdat seferinden dönerken Urfa’da Halil İbrahim Tekkesinde Şazeli Ali Babanın konuğu olur. Kul Mustafa davet edilir, gelmez, zorla getirilir. Burada, “İşit avazımı ben de varayım/uçup gitme bunda konadur bülbül” sözbaşlı deyişini doğaçlama olarak çalıp söyler.

Alevi Bektaşilikte Kahveciler Postunun piri Şazeli Ali Baba, Kurbancı Postunun piri de İbrahim peygamber olarak kabul edilir. Bektaşilikte bulunan 12 posttan ikisinin pirinin Urfa’da bulunmasının önemine değinen Kayabaşı, sıra gecelerinin ve halen Sipahiler Çarşısında Türkçe dua edilmesinin Ahi geleneğinden kaynaklandığını, Kuloğlu Mustafa’nın piri Teslim Abdal’ın Bedreddinli bir Bektaşi oluşunun Urfa’daki Alevi Bektaşi varlığının göstergeleri olarak belirtir.

Urfa’da Kuloğlu Hamamı, “Kul” ve “Kuloğlu” Mustafa Mahlaslı Nefesler, Alevi Bektaşi Şairlerinin Turna Semahı Deyişleri örnekleri ile anlatılan Kul Mustafa için bakınız Aşir Kayabaşı ne diyor:

“ Şair Nabi ne kadar Urfalıysa, Kuloğlu Mustafa da o kadar Urfalıdır.”

Bu kadar konu ortaya çıktıysa bu savı güçlendirecek bilgi ve belgelerin de zamanla ortaya çıkacağını düşünüyorum.

Fotoğraflar

Kitabın 224-225. sayfalarında

Aşir Kayabaşı’nın oğlu Hüseyin Kayabaşı tarafından çekilmiş olan fotoğraflar var.

* Köroğlu Kahvesi

* Köroğlu Hanı

* Köroğlu’nun Atının Yemliği

* Tektek Dağlarında Rüstem Mağarası

* Tektek Dağlarında Rüstem Deresi

* Esemkulu Sitikale Arasında Din Gecik Mezar Taşları

Kitap zengin bir kaynakça ve 240 sayfa ile tamamlanıyor.

Aşir Kayabaşı Kimdir?

Aşir Kayabaşı, 1956 yılında Şanlıurfa merkeze bağlı Kısas Köyünde doğdu. İlk ve Orta öğrenimini Siverek’te tamamladı.

Hacettepe Üniversitesi Sosyal ve İdari Bilimler Sosyal Çalışma ve Sosyal Hizmetler bölümünde okudu. 1977 yılında “Kısas Köyünün Toplumsal Yapısı ve Nüfus Hareketleri” tezi ile Sosyal Hizmet Bölümünü Yüksek Lisans derecesiyle bitirdi.

Adalet Bakanlığına bağlı Samsun ve Isparta cezaevlerinde Sosyal Hizmet Uzmanı olarak çalıştı. Halen Şanlıurfa Cezaevinde görevini sürdürmektedir.

Öğrencilik yıllarından buyana yerel halk kültürü derlemeleri ve şiir çalışmaları vardır. Doğa şiirleri ağırlıklı serbest vezinle yazılmış şiirleri henüz kitap olarak yayınlanmamıştır. Şiirleri Cem dergisinde, makale ve araştırmaları Hizmet, Güneydoğu gibi Şanlıurfa yerel gazetelerinde yayımlanmaktadır.

Evli ve beş çocuk babası olup Urfa’da yaşamaktadır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 37
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 604
Kayıt tarihi
: 03.12.12
 
 

1953 yılında Hekimhan-Ballıkaya (Mezirme) köyünde doğdu. Akçadağ İlköğretmen Okulunu 1972'de biti..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster