Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ocak '20

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
183
 

Ürün ve hedef kitle ilişkisi

Ürün, sunum ve hedef kitle ilişkisi
 
Gazanfer ERYÜKSEL
 
 I
Vakko mağazalarının kurucusu Vitali Hakko (1913-2007) bir söyleşisinde Türkiye’de %2’lik bir kesime hitap ettiklerini ve mümkün olsa daha küçük bir kitleye hitap etmek istediğini söylemişti. Bu ifadenin özü ürün, sunum ve hedef kitle ilişkisinin önem ve değerinin altını çizmektedir. 
 
Hep söylüyorum ya çağrışım otuz iki kısım tekmili birden sahnededir ve yazının ellerinden tutup kendi istediği yere götürecektir. 
 
İhtimal 1990’lı yılların sonları belki de 2000’li yılların başları. Çorum’da hazır giyim işi yapan biriyle sohbet ediyorum. Bu anlatacaklarımı o mu yaşamıştı, yoksa birinden mi dinlemişti? Ama hikâye çok ilginç. 
 
1970’li yıllarda Ankara’da gezen Çorumlu işadamının gözü Vakko’nun vitrinine takılır. O yıllarda ben de İstanbul İstiklâl Caddesi’ndeki mağazanın vitrinine bir sanat galerisi gibi bakardım. Vitrinde mankene girdirilmiş bir takım elbise, bir ayakkabı, bir deri kemer ve cüzdan. Mevsim sonbahar ise birkaç çınar yaprağı…
 
Hazır giyim işi yapan Çorumlu işadamı, mağazaya girerek bu vitrini kimin yaptığını sorar. Bilen bilir orta direğe hitap eden dükkân vitrinleri çoğunlukla o işyerinde çalışan tezgâhtar tarafından düzenlenir. 
 
Meraklı işadamı aldığı cevapla şaşırır. Bu düzenlemeyi Levent Beşkardeş adlı bir sanatçının yaptığını söylerler. Levent Beşkardeş, Vakko’dan ayrıldığı 1981 yılına kadar sekiz sene vitrin dekoratörlüğü yapan sanatçıdır.  
 
Kendi dükkânında da benzer bir vitrin yaptırmak için telefon numarası alır. Uzun sözün kısası Levent Beşkardeş Çorum’a gelerek vitrin düzenlemesi yapar. Aldığı ücret de tahmin edildiği gibi bu işleri tezgâhtara yaptıran bir anlayış için hayli fahiştir. 
 
Sıra yeni vitrinin getireceği müşteri cazibesindedir. Ancak, sonuç hiç de umulan gibi olmaz. Cazibe ne kelime dükkânın günlük cirosu dibe vurur. İşadamı şaşkındır. Verdiği paraya mı yansın, yoksa düşen satışlara mı? Bir gün dükkânın önünden geçen bir tanıdığa sitem eder, “Yahu Vakko’nun vitrincisine yaptırdım bunu. Yüzüne bile bakmıyorsunuz” der. Tanış vatandaş vitrine göz ucuyla baktıktan sonra “Yahu der, şu vitrine bak…” der,  Sanki dükkânda çeşit yok. Bomboş…”  
 
Hazır giyim satan esnaf, var gücüyle tezgâhtara seslenir. “Oğlum, yık şu vitrini, bildiğin gibi yap…”
 
Gelelim kıssadan hisseye… Portakallı ördek yememiş müşteriye nasıl sunarsanız sunun, satış yapmak zordur, hatta imkânsız. 
 
Hoşgörünüze sığınıp klasik vitrin düzenini hatırlatmak isterim. Gömleklerden ve kazaklardan her renkten bir yelpaze… Gerisini siz tasarlayın lütfen. Vitrinde mendil koyacak yer bırakılmaz. 
 
Büyük fotoğrafın okumasına gelirsek… Her toplumsal yapı, kendi iç dinamikleriyle dış dinamiklerin etkileşiminde devinerek dönüşür. Kendi sentezlerini yapabilenler için bir üst aşamaya geçmek olasıdır. 
Eskiler, “Dinleyen söyleyenden arif gerek” derlerdi. Biz de ustalardan el alıp, “Okuyan yazandan arif gerek” diyelim. 
 
 II
"Benim fikrimce bir şeyi fotoğraflayan kadar onu gerçekten gördüğünüzü iddia edemezsiniz."
Emile Zola
 
Meraklısı için ek: Levent Beşkardeş
İşitme ve konuşma engelli Levent Beşkardeş Fransa’da yaşıyor. “International Visual Theatre” üyesidir. Tiyatro oyunculuğu, yönetmenlik, şair, ressam, rejisör kimliğinin yanı sıra tiyatro, sanat ve terapi kurslarında da eğitmenlik yapmaktadır. Şiirleriyle, “Yabancı İşitme Engelliler Festivaline” katılmaktadır. 2004 yılında Bilgi Üniversitesinde SESSİZ - SÖZSÜZ İLETİŞİM adlı atölye çalışmasını gerçekleştirdi. Tek başına yönetmenliğini, oyunculuğunu, kurgusunu ve montajını yaptığı kısa metraj filmleri ve ödülleri:
Yönetmenliğini Yaptığı Belgesel Filmler
Palyaço’nun Rüyası - 2000
 
Kuş – 2000, Artist – 2001 Brüksel Film Festivali, Sağırlar Kültürü’nün Zenginliğini Yansıtan En İyi Belgesel Film Ödülü
 
7 Temel Günah – 2002, Brüksel Film Festivali, Sağırlar Kültürü’nün Zenginliğini Yansıtan En İyi Belgesel Film Ödülü
 
Oto - Film – 2003, Brüksel Film Festivali, Sağırlar Kültürü’nün Zenginliğini Yansıtan En İyi Belgesel Film Ödülü
 
7 Temel Günah – 2003, Deaf Film Award, Büyük Ödülü, Amsterdam. 2003
Altın Eller, En İyi Kısa Metraj Ödülü, Paris. 2004
 
Oyuncu Filmografisi
Oyunculuk Yaptığı 19 Tiyatro Eserinden Birkaçı ve Ödülleri
 
1999 - 2003 “Parole” dansçı Pascale HOUBIN ile koreografi, Fransa ve Kanada Turneleri
1995 - 1997 “Antigone” yönetmen Thierry ROISIN, In Avignon Festivali, Güney-Kuzey Avrupa ve Asya Turneleri
1994 “Üç Erderham” yönetmen Stanislas Nordey, In Avignon Festivali
1993 ve 2002 Yazar ve yönetmenliğini yaptığı “Hanna”, oyunu ile Washington Deaf Way2 Festivali
1992 - 1997 “Başka Tanrı’nın Çocukları” adlı eserle 507 oyun sergiledi…
Yönetmenliğini Jean DALRIC ile ortak yaptığı “Başka Tanrı’nın Çocukları” oyunuyla, En İyi Oyun Çevirisi dalında, Moliere Ödülü…
1988 “Cimri”, yönetmen Alfredo CORRADO, Harpagon rolü, Fransa ve İsviçre
1989 - 1992 “Taşlar”, yönetmen Thierry ROISIN, Avrupa, Asya Turneleri ve In Avignon Festivali
1981 “Sessizliğin Sesi”, yönetmen Ali TAYGUN, Avni Dilligil Tiyatrolar Jüri Özel Ödülü, Türkiye
 
Ayrıca 7 kısa filmde oyunculuk yaptı.
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 86
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 210
Kayıt tarihi
: 16.12.15
 
 

1952 Yılında İstanbul'da doğdu. Pertevniyal Lisesi'ni ve İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akad..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster