Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Eylül '18

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
202
 

Uşaklık İdeolojisi Başlıklı Blogu Okudunuz mu?

Uşaklık İdeolojisi Başlıklı Blogu Okudunuz mu?
 

Dün Milliyet Blog’da bir blog yazısı yayınlandı. Başlık; “Uşaklık İdeolojisi”. Yazan Nizamettin Biber[1]

Başlık, MB sayfasında daha gözüme çarptığı ilk anda, kafamda “İdeolojik Uşaklık” gibi bir çağrışım yaptı.

İşte budur insanlığın gelişiminin ve nihayetinde vardığı aşamanın en özet tanımlaması, başka söze gerek yok, dedim…

“Uşaklık İdeolojisi” ve türevi ”İdeolojik Uşaklık”.

Biz, yani “ben” de tanımlamaya uyanlardan mıyım sorusunun çengeli kafama takılıverdi…

Yücel Evren “İnsanca Bilenler” arıyordu.

Sahafça; “Toplum olarak neden böyleyiz” diye soruyordu.

Fisun Gökdüman, “İnsanlık ölüp gitmiş” diyordu… 

Adil Bozkurt, “sığınacak liman” soruyordu…

Aradıkları cevabı bu yazının, hatta sadece başlığının açtığı pencereden bakarak da bulabilirler belki diye düşündüm.

Yazanın Nizamettin Biber olabileceğini tahmin etmem güç olmadı. Yanılmadım. Ve okudum. Hayır, öyle bir solukta değil… Her bir sözcüğün, cümlenin, paragrafın üzerinde dura dura, sindire sindire, yavaş yavaş…

Anında eşime de reklam ettim ve okuttum. Çevresinde yıllar içinde mezun ettiği ve yaşamlarında başarılı olmuş yüzlerce öğrencisinden oluşan bir sevgi çemberi olan emekli bir tarih öğretmeni…  O da yazının müthiş öğretici, düşündürücü ve “çok güzel” olduğunu ifade etti.

Milliyet Blog ailesinden bilen çoktur. Nizamettin Biber, yazılarından yeni şeyler öğrenerek ve keyifle okuduğum yazarlarımızdan. Bunu da her fırsatta dile getiririm.

Yazının altına beğeni yorumu yapacaktım, vazgeçtim.

Bu haksızlık olurdu.

Milliyet Blog’a 11 yıl önce kaydoldum. Uzun yıllar izlemede kaldım. İki buçuk yıldır yazıyorum. Halen yayında (yaklaşık) 375 yazım var.

Geçen süre zarfında binlerce, belki onbinlerce blog yazısı okudum.  

Kabul etmeyenimiz yoktur sanırım. Milliyet Blog’da hiçbir çabaya dayanmayan, hiçbir öğreticiliği olmayan, içeriğinde hiçbir özgün düşünce kırıntısı barındırmayan, boş, saçma, gereksiz, aşırma… diye nitelendirebileceğimiz pek çok yazı yayınlanır. Kendiminkiler de dahil, diyeyim de, kimseyi gücendirme kastımın olmadığını ifade edebilmiş olayım.

Bu arada pek çok değerli yazarımızın pek çok güzel yazılarına, hikayelerine, şiirlerine tesadüf ettim. Kiminin altına yorum yaparak, kimini önerilerime ekleyerek… (Ve eminim, pek çoğunu da gözden kaçırarak…) her birine verdiğim değeri ifade etmeye çalıştım.

Nizamettin Biber imzalı “Uşaklık İdeolojisi” başlıklı yazı, düşünen, sorgulayan, araştıran,  okuyan, üreten ve paylaşan gerçek bir fikir emekçisinin, ilgi görmeyen blog yazıları kalabalığı arasında kaybolup gitmesine gönlümün razı olamayacağı bir kalite, derinlik ve içeriğe sahip.

Milliyet Blog ailesinin dikkatlerine sunmak istedim.

Kenan IŞIK

Adil Bozkurt bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Nizamettin Abi'nin Bloğuyla ilgili yorumu kendi sayfasında yaptım. O yüzden bloğuyla ilgili buraya yorum yazmama gerek yok. Benim asıl değinmek istediğim konu sizin davranışınız ve parmak bastığınız nokta. MB'da her gün onlarca blog yazısı yayınlanıyor. Bazı yazılar hak ettiği değeri görmek bir yana 3-5 okunma sayısıyla gözden kaybolup gidiyor. Buna yol açan nedenlerden biri de kaliteli blogların yalnız ve desteksiz bırakılması. Bir çok yeni yazar bir iki yazıdan sonra kayboluyor. Arama motorlarının yönlendirdiği okunma oranlarını saymazsak bu platformun okuyucusu yine kendi yazarları. Ama bazı yazarlar var ki onları gerçekten ayrı kategorize etmek gerek diye düşünüyorum. Bunlardan biride Nizamettin Bey. Hemen hemen her yazısı engin bir birikim ve ince bir analizin sonucu ortaya çıkıyor. Her biri insanı düşünmeye ve sorgulamaya itiyor. Bu açıdan bu platform için önemli bir değer. Sizin yaptığınız ise değer vermenin buradaki zirvesi. Saygıyla...

Özkan Sarı 
 27.09.2018 1:17
Cevap :
Güzel değerlendirmelerin için çok teşekkür ederim Özkan kardeşim. Kağıt gazete dergi devri kapanıyor. Yazarlikta gelecek MB benzeri platformlarda. MB'un parlayan yıldızı olarak editörlerimizin de dikkatlerinden kaçmıyorsun. Seni de takdirle ve sevgiyle izliyoruz Özkan kardeşim. Selamlar  27.09.2018 20:12
 

Ben Nizamettin beyin blogunu okudum ve maalesef o blogda İdeoloji ile uşaklık kavramlarının birbirlerine karıştırıldığını düşünüyorum. Uşaklığın veya köleliğin ideolojisi olmaz çünkü onlar belli bir ideoloji, öğreti benimsendiği için edinilen var oluş biçimleri değildir. Ama Uşak veya köle efendisinin hizmetkârıdır ve efendisi ne emrederse onu yapmakla mükelleftir. O kendi başına, ideolojisi doğrultusunda hareket edemez. Buna karşılık belli bir ideolojiyi körü körüne benimseyen bir insan elbette ki o ideolojiye uşaklık eder. Örneğin Evangelizm ideolojisini benimseyen bir insan, kendisini o dogmatik öğretiye adar ve o ideolojinin körü körüne inandığı emirlerine uyarsa Nizamettin beyin kast ettiği gibi uşaklık etmiş olur. Kısacası Evangelist evangelizmi benimsemiştir. Zaten bilinen her ideolojinin bir yazarı vardır ve ona da ideolog deriz. Ama Nizamettin beyin var saydığı uşaklık ideolojisinin bir ideologu, düşünürü, yazarı yoktur. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 25.09.2018 14:12
Cevap :
Nizamettin beyin blogunun altına yaptığınız yorumda ideolojiyle uşaklık kavramlarının birbirine karıştırıldığını belirtmişsiniz. Aynı görüşünüzü tekrar ederek başladığınız bu yorumunuzda ise "Evangelizm" örneğinizle Nizamettin beyin tespitleriyle çok da aykırı düşmediğinizi düşündüm. İdeolojinin yazarı konusuna gelince... Bence uşaklık ideolojisinin bir "senaryo yazarı" var. Küresel güçler kapalı kapılar arkasında bu ideolojinin ilkelerini çoktan yazmış ve milyonlarca hatta milyarlarca insana da benimsetmişler bile... Değerli yorumlarınız ve katkılarınız için teşekkürler sn. Atilla. Sağlıkla kalın.   26.09.2018 8:07
 

Ben de özellikle bu alanda çok nitelikli yazılar okuduğumu ifade etmeliyim özellikle size ait siyasal ve ekonomik içerikli yazılar beni hem doyuruyor ve öğretiyor doğrusu beni onore ve taltif eden yazınız karşısında biraz utandım ve bir o kadar da mutlu oldum. İnanın sizi gibi insanların varlığı mutluluğumu ve varlığımı besliyor hep var olsun insan olanlar, uşaklık etmeyenler ve uşaklık ideolojisine uzak duranlar. Erdemli insanların nezdinde size teşekkürlerimi içtenliğimle sunuyorum. sağ olun, var olun. Bu yazıyı da Yücel Evren dostun yorumu sayesinde öğrendim, sağlıcakla dostlukla kalın.

Nizamettin BİBER 
 24.09.2018 20:51
Cevap :
Teşekkürler Nizamettin kardeşim... Sağlıkla, mutlulukla kal, hep böyle güzel yazılar okuyalım...  25.09.2018 10:36
 

İdeolojinin bu kadar anlaşılır tanımını hiç okumamıştım. Ayrıca din gibi katı ve dogmatik olduğunu da düşünmemiştim. Uşaklığı da bir ideoloji olarak tanımlamak bence doğru bir tanımlama. Sayın Biber'in Din, Siyaset, İdeoloji üçgeninin günümüzde bir paradigma olarak ortaya çıkışının altını doldurarak tanımını yapmıştır. Dimağına sağlık olsun.Sayın Işık size de teşekkür ederim bu güzel yazıyı tekrar tekrar okumama dikkat çektiğiniz için, müteşekkirim. Selam, saygı, hürmetlerimle.

Adil Bozkurt 
 24.09.2018 13:06
Cevap :
Teşekkürler Adil bey ilginize ve değerli katkınıza... Sağlıkla kalın.  24.09.2018 20:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 432
Toplam yorum
: 641
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 2926
Kayıt tarihi
: 16.05.07
 
 

Mülkiye mezunuyum. Emekli müfettişim. Ankara'da yaşıyorum. S'oligarşi isimli kitabı yazdım. Kitap..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster