Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ekim '13

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
350
 

Üslup...

Üslup...
 

Ben kimim?

Siz kimsiniz?

Onlar kimler?

Cevap:

Ben artık bir yazarım...

Sizler birer okuyucusunuz...

Onlara ise b..k yemek düşer!

Keskin bir sirke kadar delicidir bazen yazdıklarım ama inanın ki düşündüklerimden son derece hafif.

İş hayatında bile kendime has tarzım vardır. Ve bazen ne yaparsanız yapın sizi dinlemem. Bunun en büyük sebebi ise sizi ilk gördüğüm dakikadan itibaren kafamda oluşan ve birkaç dakika içerisinde katiye dönüşen, başta düşünce, sonrasında da yargıdır!

Bugün beni tanıdığınızı söyleyebilir misiniz? Oysa 350’e yakın yazı yazmışmışım sizlere! İçinizde beni gerçekten tanıyanız çıkar mı?

Garip bir yerden başladım, garip(İngilizcesi weird) bir yere varacağım...

Ayşe Arman, ben ve Ertuğrul Özkök gibi yazarlar, kendimize has bir üslup belirlemişizdir. İlk bakışta kendimizi anlatır gibi gözüküp aslında tam tersi kendimizden hiç bahsetmemeyi başararak duygu ve düşüncelerimizi anlatırız...

Cevap; içinizden beni tanıyan en az iki kişi çıkar!

Oysa bu hayatta beni tanımış onbinlerce insan var! Bu rakamda herhangi bir abartı yok! Ve çoğu benim yazar olduğumu bile bilmiyor! Hepsi Anıl’ı kendi yaşadıkları deneyimleri çerçevesince tanıyor... Yani şunu demek istiyorum; sırf beni tanıyanlar beni okusa, günlük 1000 kişiye ulaşırım! Mesela sırf ailem okusa, günlük 40 rakamına ulaşırım.

Başka bir şekilde anlatayım:

Fatih Erkoç’un ilk albümü 1980’lerde çıkar ve Türkiye’nin ilk gerçek caz albümlerinden biridir bu ve sadece 80 adet satar! Özcesi sülalesinden dahil kimse Fatih Erkoç’un müziğini sevmiyormuş!

Amacımız rating mi? Tabii ki hayır! Öyle olsa, cümle aleme haber salarız. Sadece geçmişte çıktığımız kadınlar okusa, en az 30 okuyucuya ulaşırız!

Yukarıdaki ifade biçimimiz bir üsluptur yoksa kendine güven değil! Bu bazen karıştırılıyor; adama bak, ne kadar yüksek gönüllü! Hayır, alakası yok...

Bazen gerçekten kendimizden bahsetmek istemiyor değiliz ve bunu yaparken pek de açık olmayacak bir dille “Bilinmez Yön” gibi bloglarımızda bu işi becermeye çalışıyoruz. Zaten başlık da yazının içeriğini ele veriyor!

Ama ben açıkçası 1985 yılından beridir yazan biri olarak, sadece kendimi anlatacak kadar yüzeysel düzeyde bir yazar olarak görmüyorum kendimi!

Bu areneda yazarken sizlerle geçmişten biriktirdiklerimi de paylaşıyorum:

Kronoloji- Bir yaşam mücadelesi ilk kitabım(tür:otobiografik deneme)

İyi Şanslar Sevgilim(tür: roman)

Kendime Mektuplar ve İnsan Hikayeleri(tür:hikaye)

Lütfen bu yazılarımı okurken yanlış yapıp sadece birer blogmuş gibi okumayın! Şayet böyle yaparsanız birçok ayrıntıyı kaçırırsınız!

Evet, bütün bu yazıları yazar olarak ben yazıyorum ve ismim gerçekten Anıl Yiğit, hatta Anıl Şakir Yiğit!

Evet, 20 yıllık İşletme Mühendisiyim!

Evet, Bendmak firmasının genel müdürüyüm!

Ancak yazan Anıl, kesinlikle yukarıdaki kişi değil! Ve siz onu artık gerçekten çok iyi tanıyorsunuz...

Umarım size layık olmayı başarabiliyorumdur!

Yeni yazılarımda görüşmek üzere...

Saygılarımla,

Anıl Yiğit

 

 

  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu yazıya yorum yazacaktım ama sade vatadas'ın yorumuna belki beş dakika güldüm :-)))))))) O kadar ki gözlerimden yaş geldi ve karnım ağrıdı.

Güz Özlemi 
 23.10.2013 22:00
Cevap :
Belki o da kendine gülmüştür...  25.10.2013 5:53
 

Sadece İNSAN olduğunu biliyorum ...İsteyen istediğini düşünebilir ...Çoğu insanın anında düşüncelerinin değiştiğine çok tanıklık yaptım.. Hatta arkadan o öyledir şu böyledir deyip de verip veriştirip eleştiri- dedikodu- yapanların o kişilere canım cicimli saçma sapan yazdıklarına "müthişş yazmışsın"lı yorumlar yaptıklarını görünce o kişilerden uzaklaştım...Demek istediğim herkes sen gibi net değil, sanal kelimesini hiç sevmem ama çoğu asosyal reelde tanıştığın zaman ne olduğunu anlıyorsun..Üslup, şekil demiştin ...Yazdığımız her cümle nokta, vurgu bizizdir ...Yola devam arkadaşım ...İyi ki varsın...

Nil ALAZ 
 15.10.2013 20:35
Cevap :
Hayatım boyunca kendimi doğru ifade edebilmek uğraşıp durdum çünkü sürekli yanlış anlaşıldım. Dedim ki ben peygamber kadar iyi insan olmak istiyorum; çarpıttılar ve "sen kendini peygambere eş koşmak istiyorsun" dediler. Kadınlardan dost istedim ve hepsi sevgilim olmak istediler. Hayatım boyunca beni gerçekten kimse dinlemedi ve buna eşim de dahil...Hep yanlış anlaşıldım. Ta ki ben oluncaya kadar, ben gerçekten olunca, diğerlerinin önemi kalmadı ve aynı şekilde anlaşılmanın da! Evet, ben garip bir insancığım...  16.10.2013 5:53
 

Yazılar insanlar hakkında bir fikir verse de okuyana, asla tam anlamıyla tanımak mümkün değildir. Önemli olan düşünceleri paylaşmaktır...Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 10.10.2013 13:33
Cevap :
Aynı noktadan, aynı yere doğru, aynı şekilde bakıyoruz. Amaç bu dumu vurgulamak! Katkınız için teşekkür ederim... Nice paylaşımlara...  12.10.2013 8:32
 

sayin Genel Mudurum bende sade vatandas memnun oldum.

Newyorker 
 09.10.2013 19:04
Cevap :
Sizinle Eric Van Buyten'ken zaten tanışıyorduk; umarım bir gün gerçek isminizle yeniden tanışırız... Saygılarımla,  10.10.2013 10:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 622
Toplam yorum
: 1653
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 292
Kayıt tarihi
: 10.04.11
 
 

Eric'i külden yarattım. Tamamıyla benim eserim. Söyleyeceği çok sözü, söylemek istediği az sözü. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster