Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mart '07

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
1146
 

Ustalar (2) Halit Kıvanç

Ustalar (2) Halit Kıvanç
 

25.02.07 tarihinde Ozhan kardeşimiz o sıralar hayatını kaybetmiş olan Orçun Sanat hakında bu kategoride bir yazı yazmıştı. Gerek yazı içeriğinde gerekse yorumlarda, insanların ancak öldükten sonra kıymetlerinin anlaşıldığı vurgulanmıştı. Ben de o sıralar ustalar başlığı altında, bir yazı dizisi başlatmaya karar vermiş ve aramızdaki ustalar arasında ilk yazımı halen bir hastalıkla boğuşmakta olan Orhan Boran hakkında yazmıştım. İlginç olan; kardeşimizin yazısı, içeriğini doğrular biçimde, 800 defa okunurken, Orhan Boran hakkındaki yazı sadece 100 kere okunmuştu.

Rahmetli Bülent Ecevit' in hastalandığı tarihle vefat ettiği tarih arasında ilk birkaç gün dışında medyada en ufak bir yazı çıkmadığı halde, vefat ettiği gün devlet töreni yanında, geçmişi ve yaptıklarıyla bir numaralı haber olmuştu. Ancak vefat ettiklerinde, anne ve babalarımıza hayattayken yeteri kadar değer verip vermediğimizi sorgularız hep kendimizce.

Bu yüzden ben kişi profilleri hakkındaki yazılarımı, aramızdaki kişiler arasından yazmaya devam edeceğim.

Radyoda tanıdık bir ses, televizyonda güleryüzlü bir sima, gazetelerde her zaman ölçülü bir yazar olan Halit Kıvanç aramızdaki büyük ustalardan biridir. 24 saat devamlı konuşsa bile karşısındaki insanı dinletmesini bilen bir kişidir kendisi.

Çocukluğumuzda maç yayınlarında hakem, spiker, ve spor sunucusu olan rahmetli Sulhi Garan' dan sonra tanıdık Halit Kıvanç' ı. Kendi ifadesiyle geç konuşmaya başlamış ama konuşmaya başladıktan sonra hiç susmamış, bir maçın devre arasında, maç anlatan spikerin boşlukları doldurması için mikrofon verdiği Halit Kıvanç, spikerin bilinçli olarak yanına gelmemesi nedeniyle, maç spikerliğine başlamıştır. Halit Kıvanç' ın en büyük özelliği, birbiriyle ilgisi olmayan olayları dahi büyük bir ustalıkla birbirine bağlayarak anlatmasıdır.

İstanbul' da ilk televizyon yayınlarının yapıldığı Teknik Üniversite studyolarının değişmez ismiydi Halit Kıvanç. Kendi çizgisini çizerken hiç bir zaman taklitçiliğe kaçmamıştır.

Pazar günleri Milliyet gazetesinde zevkle okuduğumuz Pazar keyfi başlığı altında yazı yazardı ve bu yazıların arasındaki karikatürleri en sevdiği arkadaşlarında biri olan Altan Erbulak çizerdi. Sunduğu bir yarışma sırasında Altan Erbulak' ı konuk etmiş fakat o yarışma dönemi bitmeden sevgili arkadaşını kaybetmişti. Yazmış olduğu kitapları ve mizah dergilerindeki yazıları her zaman okuyucu kitlesi bulmuştur.

Radyodan ilk defa bir dünya kupası maçını yine Halit Kıvanç'ın anlatımıyla dinlemiştik. Daha sonra kendisi teknik imkansızlıklar nedeniyle 1966 dünya kupası final maçı olan İngiltere-Almanya maçını 120 dakika telefondan anlattığını söylemişti. Yıllarca onun anlattığı maçları, stadyuma gitmiş gibi heyecanla dinlemiştik. Son anlattığı maç ise bir Cumhurbaşkanlığı kupası maçıydı. O maç anlatımıyla maç spikerliği mesleğine son vermiş, ama gerek dünya kupası yorumcusu, gerek defile sunucusu olarak, gerekse televizyonda yaptığı düzeyli söyleşi programlarıyla her zaman aramızda olmuştur.

Şu sıralar medyadan öğrendiğim kadarıyla Fenerbahçe' nin 100 yılı dolayısiyle bir söyleşi programında konuklarını ağırlayacak olan Halit Kıvanç'ın programını izleminizi ve benzer söyleşi programları arasındaki farkı görmenizi dilerim.

TRT nin açmış olduğu bir spikerlik kursunda şimdi hayatta olmayan hocalarımızdan, Arman Talay, Zafer Celasun, Altan Aşar, Esin Ünür' le beraber şimdi hayatta olan iki kişiden biri olan Halit Kıvanç'a uzun ve sağlıklı ömürler dilerim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 974
Toplam yorum
: 7878
Toplam mesaj
: 126
Ort. okunma sayısı
: 3139
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

2017 Basın özgürlük endeksine göre 180 ülkeden 155. sırada olan ülkemizde yemek tarifleri  ve tel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster