Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Şubat '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
499
 

Ustam???

Ustam???
 

Meslek hastalığı, iş kazası, grizu patlaması, göçük, kanser, erken ölüm hep bana mı düşer...

Kaç günlerdir Tekel İşçileri ile ilgili haberlerin altına yazılan yorumlara bakıyor, yutkunuyor, sabır çekiyordum. Taa ki bugüne kadar. Bugün artık dayanamadım. Okuduğum birkaç yorum yaklaşık şu şekildeydi…

“Hiç çalışmadan 80.000TL tazminat alacaklar daha ne istiyorlar”, “2.500TL-3.000TL maaş alıyorlar daha neyine eylem yapıyorlar”. (4C’de çalışanlar gerçekte 400-500 TL maaş almakta)

Peki, madem öyle; bende bu tip yorum yapanlara ve bu şekilde düşünenlere birkaç kelam etmek isterim.

Her şeyi bu kadar iyi, doğru bildiğine inananlara...

Özelde Tekel İşçisinin genelde ise işçinin bir şey yapmadan herkesten çok maaş aldığını düşünenleredir sözüm...

Sorarım size; Meslek hastalığından haberiniz var mı? Biraz bahsedelim.

<ı>Meslek Hastalığı, <ı>çalışma yaşamıyla doğrudan bağlantılıdır ve mesleksel uğraştan kaynaklanan hastalıkları kapsar.

<ı>….Genelde meslek hastalıklarında iki tür sınıflama kullanılabilir. 1) Meslek hastalıkları etkilerine göre sınıflama yapılır. Fiziksel etkenlerden oluşanlar; Örneğin gürültülü işyerlerinde çalışanlarda görülen işitme kaybı, titreşim yapan aletlerle çalışanlarda görülen el uyuşmaları, bilek, dirsek kemiklerinde arızalar vb. Kimyasal etkenlerden oluşanlar; burada metallerden ve metalsilerden, alifatik, aromatik bileşiklerden, halojenli hidro karbonlardan, değişik çözücülerden hastalıklar örnek olarak gösterilebilir. Biolojik etkenlerden-işyerlerinde rastlanan mikro organizmalardan ileri gelen hastalıklar (şarbon, mantar hastalıkları, laboratuarda çalışanlarda rastlanan tüberküloz, virüs hastalıkları vb). 2) Meslek hastalığının tuttuğu vücut sistemlerine göre de meslek hastalıkları sınıflandırılabilir.

<ı>Bu gruplara ilişkin sınıflamalar ve örnekler aşağıda gösterilmiştir.

<ı>-Mesleksel akciğer hastalıkları (silikoz, asbestoz, astım vb)

<ı>-Mesleksel sinir sistemi hastalıkları (karbon sülfür zehirlenmeleri, kurşun zehirlenmeleri vb)

<ı>-Mesleksel kan yapıcı sistem hastalıkları (benzen hastalıklarına bağlı kan kanseri, iyonlayıcı ışına bağlı kan kanseri, aromatik amino ve nitro bileşiklerine methemglobinemi vb)

<ı>-Mesleksel deri hastalıkları, bunlar tüm meslek hastalıklarının %50’sinden fazlasını oluşturur. Kimi örnekler şöyle sayılabilir (arsenik, civa vb metal tuzlarıyla bağlı olanlar, tahrişe bağlı olanlar-asit, alkali, deterjanlar vb bileşiklerden alerjik etkiye bağlı krom, nikel, kobalt bileşiklerden reçineler özellikle katkılarına bağlı epoksi reçineler, formaldehitli reçineler, mineral yağlardan oluşan deri hastalıkları)

<ı>-Mesleksel kanserleri değişik organlarda akciğerlerde, mesanede, kan yapıcı sistemlerde vb görülebilirler.

<ı>Tıpta genel bir ilke olarak kabul edilen “hastalıktan korunma, tedaviden ucuzdur” görüşü meslek hastalıklarındaki uygulamalarla bir kez daha kanıtlanmaktadır.

<ı>Meslek hastalıkları olgularında ortaya çıkan para ile asla ölçülemeyecek insansal acılar ve kayıplardan korunma kuşkusuz başta gelen hedeftir. Hasta işçinin çektiği acı, sağlıklı yaşam sevincine yoksun kalması, kendisini ve yakınları için onulmaz üzüntülerle doludur….

<ı>İş Kazası;<ı> Dünya Çalışma Örgütü (DÇÖ-ILO) tarafından “Planlanmamış ve beklenmeyen bir olay sonucunda sakatlanmaya ve zarara neden olan bir durumdur” şeklinde tanımlanmıştır.”(*)

Bu arada “özelleştik, güzelleştik” diyenlere, Bükköy Maden ocağında iş güvenliği, sendikal hakları ihlâl edilerek karın tokluğuna çalıştırılan maden işçilerinin başına gelen korkunç kaza sonucundaki acı ölümleri de tekrar hatırlatmakta fayda var.

İşçi, özellikle de belli sektörlerde çalışanların kazandıkları paraya göz dikenler, yoksa siz mi öyle çalışmaktasınız. Salla başını al maaşını. Ne de olsa Dingo’nun ahırına döndü her yer.

Kışın soğuğunda, yazın sıcağında, olumsuz şartlar altında yukarıda belirttiğim gibi meslek hastalığını, erken ölümü, iş kazasını bilerek evine ekmek parası götürmeye çalışan işçilere laf söyleyenler… Yarın sıra size geldiğinde siz ne yapacaksınız.

Son olarak şunu sorayım; Cemil Çiçek’in oğlunun nerede çalıştığını biliyor musunuz?

<ı>“<ı>Bakan Cemil Çiçek’in oğlu Ahmet Çağrı Çiçek; kıymetli arsalarıyla birlikte fabrikaları İngiliz-Amerikan sigara şirketine satıldığı için yani varlıklarının tamamı özelleştirildiği için yapacağı hiçbir şey kalmayan ve “tabela şirketine” dönüşen devletin şirketinin yönetim kuruluna atanmış” (Bkz. Necati Doğru-Vatan Gazetesi 3 Şubat 2010 tarihli yazısı)

(*) TMMOB Kimya Mühendisleri Odası- Ankara Şubesi / İş Sağlığı ve İş Güvenliği Teknik Okulu

-Meslek Hastalıkları/ Doç. Dr. İsmail TOPUZOĞLU

-İş Kazası Nedenlerine Genel Bir Bakış/ Haluk ORHUN var gaJsHost = (("https:" == document.location.protocol) ? "https://ssl." : "http://www."); document.write(unescape("%3Cscript src='" + gaJsHost + "google-analytics.com/ga.js' type='text/javascript'%3E%3C/script%3E")); try { var pageTracker = _gat._getTracker("UA-7006964-1"); pageTracker._trackPageview(); } catch(err) {}

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu yazıyı okurken, bu çiçek gibi işe; ne yapalım yani, o atanmasaydı, yerine mutlaka bir başkası atanacaktı, boşluklar doldurulacaktı diye başlayan,küstah ve defansif sözcüklerin havada uçuşmaya başladığını şimdiden hayal etmeye bile başladım!... Bir yandan da,çoğu sigortasız, korunmasız yüzlerce emekçi Anadolu çocuğunun, ölümle penceleşip, can çekiştiği ve bir anlamda moda olarak ''in'' olan ve de artık ayağa düşen, o lanet olası taşlanmış kotların ürettiği modern ''Silikozis'' hastalığını düşündüm!... Çalışma Bakanlığı’nın da , hala ‘Silikozis’i ‘mesleki hastalık’ olarak kabul etmemesine de içerleyerekten!... Tuzla'da hem asbestin getirdiği gizli ölümleri hem de bu kadar medyatik olmasına rağmen iş kazalarına sağır ve kör bürokrasinin bir önlem getirememesini de bir kez daha lanetledim!... Ve bu utanılası düzeni... Güzel bir yazıydı. Teşekkürlerimle.dostça selamlarımla.

zeki etferat 
 11.02.2010 15:45
Cevap :
Ne yazık ki gerek iş kazaları gerekse meslek hastalıkları konusunda acınacak bir durumdayız. Bildiğim kadarıyla meslek hastalıklarıyla ilgilenen hastahanelerimiz bile çok az sayıda ve hastalık yapıcı maddelerin bu özellikleri de kabul edilmemiş durumda. İş kazaları ise daha içler acısı hemen yalan dolan bir tutanak birkaç imza sorumlu işçi nedeni dikkatsizlik. Sadece iş kazası tutanaklarına ne tür yalan dolan eklendiğine kaç kere şahit oldum ve her defasında içim acıdı. Ama sizin de belirttiğiniz gibi iş kazası, meslek hastalığı da neymiş. Görmezden gelinmesine rağmen her yıl onlarca canı alıp götürmekte iş kazası ve meslek hastalığı. Selamlarımla  19.03.2010 15:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 225
Toplam yorum
: 476
Toplam mesaj
: 111
Ort. okunma sayısı
: 1306
Kayıt tarihi
: 26.01.07
 
 

1960 İstanbul doğumluyum. Kitap okumayı, yazı yazmayı, resim yapmayı ve yabancı dil'den Türkçe'ye..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster