Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Haziran '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
10351
 

Üsteğmen Mehmet Gönenç'i tanır mısınız?

Üsteğmen Mehmet Gönenç'i tanır mısınız?
 

Üsteğmen Mehmet Gönenç


Üsteğmen Mehmet Gönenç!

Şehit Üsteğmen Mehmet Gönenç!

Bir kahraman vatan evladı. Vatani görevi uğruna dünyanın her köşesinde, havada, karada, denizde, ateş altında en iyi şekilde görevini yapmayı namus vazifesi sayan yiğit askerlerimizden yalnızca biri. Fakat Şehit Üsteğmen Mehmet Gönenç’i tarihte eşsiz kılan, adını altın harflerle yazdıran bir önemli hadise var!

Sene 1951, aylardan Nisan! Dünyanın öbür ucunda, Kore’de vatanına olan can borcunu ödemekle görevlendirilmiş askerlerimiz 21 Nisan’ı 22’sine bağlayan gece, Çin askerleri tarafından kuşatılmışlardır. Çinliler, bu birliğimizin öncülüğünü yapan 9.Bölüğün mevzilerine yoğun kuşatma ve ateş neticesinde girmişler ve ağır kayıplar verdirmişlerdi. 9.Bölüğün topçu ateşini idare eden Üsteğmen Mehmet Gönenç ve askerleri de Çinliler tarafından kuşatılmışlardı. Çember daralmakta, düşmanla burun buruna gelmek an meselesiydi.

Topçu tabur karargahında ise tedirgin bekleyiş, uzun zamandır Mehmet Üsteğmen'den haber alınamaması nedeniyle artık had safhadaydı. Ta ki Alay Topçu İrtibat Subayı Yüzbaşı Refik Soyut’un telsizde Mehmet Üsteğmen'in sesini duyduğu ana kadar:

"Düşman bulunduğumuz tepeyi işgal etti. Çok şehit verdik. Telsizcim şehit oldu. Koordinat veriyorum. Bataryalar ateş etsin."

Mehmet Gönenç'in verdiği koordinatları duyan irtibat subayı heyecanla:

"Vermiş olduğunuz koordinatlar bulunduğunuz yerdir!"

Üsteğmen Gönenç:

"Evet, öyle! Biz düşmana teslim olmak istemiyoruz. Bizi onlara teslim etmeyin. Vasiyetimiz budur. Bizi kendi ateşimizle şehit edin."


Bu sözler Mehmet Üsteğmen'in son sözleriydi. Kısa sürede telsiz bağlantısı kesilmişti. Alay Topçu İrtibat Subayı Yüzbaşı Refik Soyut ne yapacağını bilemez halde topçu taburu karargahına koştu. Mesajı karargahtakilere ilettiğinde odada bulunan Tabur Komutanı Yarbay Tahsin Kurtay, muavini Binbaşı Ahsen Kaya, harekat subayı(S3) Binaşı Şemsi Eralp ve 25. Tümen'de görevli topçu irtibat subayı Yüzbaşı Alaattin Haydaroğlu adeta donmuşcasına birbirlerine bakakaldılar. Tarih daha önce ne böyle bir onur ne de böyle büyük bir fedakarlık görmüştü.


Karargahtakiler kısa sürede kendilerine gelirler. Alınan karar uyarınca Üsteğmen Gönenç'in vasiyetini yerine getirmeye koyulurlar. 25. Tümen topçusuna da haber verilir ve Türk Tugayı'nın toplarıyla birlikte tüm tümen, topçusu Üsteğmen Mehmet Gönenç'in bulunduğu noktaya ateş yağdırmaya başlar.

Bu olay esnasında Üsteğmen Gönenç’in yakınında olup, dağa sonra sağ olarak kurtulan bir askerin ifadesine göre Üsteğmen bu sırada telsiz konuşmasını bitirmiş, telsizi bir kenara atmış, tüfeğini kapmış ve askerlerine dönerek:

"Yaşasın vatan! Yaşasın Millet! Vuruşun yiğitlerim!" diye bağırmış ve düşmanın üzerine atılmış, ve ne yazık ki bu sırada göğsüne isabet eden kör bir kurşunla şehit olmuştur! Bu esnada, ölmeden hemen önce canını hiçe sayarak kendi bulunduğu yere yönlendirdiği topçu ateşiyle düşman ağır zayiat vermiş ve geri çekilmiştir. Bu fedakarlık, birçok Mehmetçiğimizin o tepeden sağ çıkmasında belirleyici olmuştur. Ruhu şad, mekanı cennet olsun!

Şimdi belki biraz olsun daha iyi hissedebilirsiniz başına çuval geçirilen, sınırın ötesinden gelerek arkadaşlarını şehit edip geri kaçan teröristleri devletler hukukuna aykırı diye takip edemeyen, gündüz esnaf akşam milislik yapanlara demokrasi diye hesap soramayan, hukuksuzca demir parmaklıklar ardında aylarca, yıllarca unutturulmaya çalışılan, işbirlikçilikle ve hatta vatana ihanetle suçlanan askerlerimizin, mehmetçiklerimizin neler hissettiğini? Her gün nasıl bin defa öldüğünü?

Bu yazı Hakkari’de 19 Haziran 2010 günü gerşekleştirilen hain terör saldırısında gazi olan ve Genelkurmay Başkanı ve Başbakan’a “...gerekirse bir ömür daha burada görevimi yerine getirmeye hazırım. Arkadaşlarımın kanının döküldüğü, şehit olduğu o tepede dikili taş olmaya razıyım.” diyen askerler Volkan Demir, Necati Yurt ve silah arkadaşlarına ithafen yazılmıştır.

Mert Demir

demirmrt@gmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

tarihte ve geçmişte Türktü, bu gün ve bu günden sonra da TÜRK olarak kalacaktır.

Yalnıztürk 
 23.06.2010 11:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 14
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1181
Kayıt tarihi
: 10.05.09
 
 

Mert Demir. New York'ta Baruch College'da Finans doktorası yapmaktayım. Türkiye'de Odtü MBA ve İst..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster