Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Mayıs '08

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
1339
 

Usulca düşüncelerime sokulan ‘ünlem’lerim! - Kısa kısa...

1. Sıfırın Nutku

‘Hesap kitap’ önemlidir; kadınıyla erkeğiyle, ihtiyarıyla genciyle, varlığı paraya endekslenmişleri günbegün içtimaya çağıran ‘üst’tür ‘hesap kitap’ meselesi. ‘Üst’ün öğüdü de hep aynıdır: “Ayağını yorganına göre uzatacaksın”. İyi güzel de, ben ne ‘allah’ vergisi ayağa göre yorgan, ne de ‘kul’ vergisi yorgana göre ayak uydurabilir oldum. Bakıyorum da, kökü varlığım kadar derin ‘atasöz’lerin bile geçmediği, işlemediği bir zamanda yaşıyorum. Ama ben ‘atasöz’lerinin işlemediği, sorunlarıma diş geçiremediği bir dünyada yaşayamam ki... ruhî navigasyon sistemim altüst olur... insanlığım sağını solunu şaşırır... yolum hep çıkmaz sokaklara varır.

Aman ha! Şu ‘hesap kitap’ meselesini iyice bir gözden geçirmek gerekir. Geçirdim de. Sizi bilmem ama benim ‘hesabımın kitabımın’ hanesinde görebildiğim tek sayı, okuyabildiğim tek kelime: ‘sıfır’! Evirsem de çevirsem de, gene ‘sıfır’! Ama ben çok iyi biliyorum, neden!

Benim ‘sıfır’ım psikolojik ya da sosyolojik sıfır değil; rasyonel (ya da dilerseniz reel) sıfır! Yani ille de hissedilebilir, gözlemlenebilir sıfır değil, daha ziyade mantığa kabul ettirilebilir bir sıfır! Nasıl bir ‘sıfır’dan mı bahsediyorum? Benim ‘sıfır’ım kalıtsal, hatta ruhî anlamda ‘ırsî’ bile diyebilirim. Sanki benden değil, o kadar bende! Benim ‘hesabım kitabım’ sıfır, çünkü ben de aynı ‘sıfır’ gibi başkaları için varım; kendi başıma ‘beş para’ etmem! Ama koy önüme ‘bir’ini, gör bak nasıl katlıyorum kendi başına sırtlanamadığı değerini on katına! Ya da ver arkama birini, gör bak onu, kimse kılına dahi dokunamasın diye, nasıl da göremeyeceğin ufaklığa dönüştürüyorum! Ben kalbi atan matematik gibiyim!

Kısacası, ‘hesabım kitabım’ ‘sıfır’ olduğu için, sıfır olduğum için, ‘başkaları’nayım!

‘Başkaları’ benim herşeyim! Ben ‘başkaları’sız yapamam! İyi güzel de, hiç mi bencil değilim yani? Elbette! Başkalarına değil de, kendime olduğum tek nokta, varlık çizgimin, ardında bıraktığı onca sekme izlerine rağmen, üçe altıya dokuza bölünmeden, tek ve bir kalmasını sağlamak için, bu çizgiyi bir daireye dönüştürüp binlerce ömür boyu etrafında dolaşıp duruşumdur!

Hayatımın resmini çeksen, çizsen göreceğin tek çizgi ‘sıfır’ımın dönüp dolaşıp o bildik devr-i âlem daireye varan çizgisidir!

Sıfırım dedim ya!

Dönüp dolaşıp başkalarına varmaktır varlığımın tanımı!

Hani bir de biri ‘sen kaçsın?’ diye sorsa var ya, hiç düşünmeden ‘sıfırım!’ derdim!

Bitmeyen tek sayı, tek değer midir acaba ‘sıfır’?! Bu durumda en yerinde ‘hesap kitap’ ‘sıfır’la biten midir?! ‘Gözünü sıfırına göre açacaksın!’ yeni bir atasözü olabilir mi?! Yine de eskiler bir başkadır!

Psikolog Ezgi Basaran bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gerek YAzı..Gerekse Yorumm !!! Ne Diyebilirim hayran kaldım! Emeğinize sağlık!

SuYa AnLaTTıM KenDiMi!!! 
 29.07.2008 14:33
Cevap :
merhaba, ilginize cok tesekkür ederim...sevgilerle...hoscakalin  29.07.2008 15:07
 

Kendini kendinden silmek te bu herhalde. Herkesin BEEEN dediği dünyamızda bizliğin,tekliğin bilincine bu kadar güzel varan ve bunuda böyle güzel ifade eden bu güzel insanı kamili ben kutlar,yüreğinden öperim. İyiki varsın sevgili Brainstrom. Kollektif bilincin DENİZ FENERİ Sevgiler.ŞerifeKaraçayır Mutlu

Şerife Mutlu 
 07.05.2008 0:09
 

ATA(MADIĞIMIZ) SÖZLER ONLAR... ATA /MADIĞIMIZ SÖZLERİMİZ Beyin Fırtınası, sen bakma atalarımızın dediğine Onlar akıllarına her geleni dediler, daha da diyecekler. Bak; "Sükût ikrardan gelir" derler, bu sözle övünürler "Söz gümüşse sükût altındır" deyişiyle konuşana söverler. Hatta "Teşbihte hata olmaz" diye ardından eklerler, "Her köfteye maydanoz olma" gibi lâflar da ederler. Bir bakarsın; "İki kaptan bir gemiyi batırır" derler Ve "Bir elin nesi, iki elin sesi var" diye kelâm eylerler. Gureba-i Laklakan'lar kurar, pek de övünürler bununla, "İtin ayağını taştan esirgeme" derler nerdeyse aynı anda. "Keyif benim, köy Mehmet Ağa'nın" sözünü hemen unutur, "Keyif eşekte olur" gibisinden tabirler üretirler az sonra. "Dürüstlük en büyük hazinedir" diye ahkâm kesip böbürlenirler Ve "Mademki almayacaktın, pekmezime neden su kattırdın?" derler. "Ufak tefen gördün de Karamürsel sepeti mi sandın!" diye efelenirler, "Tecavüzü önleyemezsen zevkini çıkar" diyecek

Mehmet Sağlam 
 05.05.2008 22:27
Cevap :
Merhaba sevgili Mehmet bey, ne güzel de ayıklamışsınız ak ile karayı birbirinden... demek ki her eskinin üstündeki toz antika değildir... arasıra silip süpürüp ortalığı parlatmak gerekiyor... kimin ne olduğunu temiz temiz yazmışsınız... ağzınıza, aklınıza sağlık... anlaşılmak ne güzel... bir dahaki paylaşımımızın heyecanıyla... sevgiyle...hoşçakalın  06.05.2008 17:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 47
Toplam yorum
: 63
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 512
Kayıt tarihi
: 09.04.08
 
 

Freiburg Üniversitesi Nörolengüistik ve Felsefe bölümü mezunuyum. H..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster