Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Eylül '09

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
645
 

Üşüyorum -2

Üşüyorum -2
 

Polis arabasının camından sokaktakilere bakıyorum sakin, korkak. Neden? diyorum kendi kendime Yanımdaki polis başlıyor konuşmaya. 

“İkametgahın mı değişti abla senin?”diyor 

“Neden” diye soruyorum? 

“Tebligat ulaşmamış sana” diyor. “Mahkemede ifadeni alacaklar..” 

Mahkemede ifademi alacaklar? Hangi mahkemede? Neden? Diye geçiyor aklımdan. Sormuyorum polise. Cevap vermeyeceğini bildiğimden mi yoksa vereceği cevaptan korktuğumdan mı bilmiyorum. Dostlar arkadaki arabada takip ediyorlar bizi. 

Polis konuşmaya başlıyor. "Ben de evleneceğim abla haziranda, 3 senedir birlikteyiz nişanlımla diyor. Polis maaşıyla geçinmek zor bu memlekette."
"Biz suçluları yüzünden anlıyoruz abla. Senin bir suçun olmadığı belli" diyor. 

Hiçbir şey demiyorum. 

Polis arabası adliyeye yanaşıyor. Mahkeme kapısının önünde bekliyoruz. Polis memuru kapıdaki mübaşirle birşeyler konuşuyor elindeki kağıtları göstererek. Mübaşir koşarak başka bir oadaya gidiyor. Ben ellerim kelepçeli oturup bekliyorum kapının önünde. Bir süre sonra mübaşir elinde dosya koşup geliyor. Bekleyin diyor polise. Mahkeme salonuna giriyor. Bir saat mi bir gün mü bekliyorum bilmiyorum. Bekliyorum. 

Mübaşir çağıryor içeriye. Polis kelepçelerimi çıkartıp mahkeme salonuna alıyor beni. Bir ben, bir mübaşir, bir polis, bir hakim, bir yazıcı. 

Adımı soyadımı söylüyor hakim. 

“Sen misin?” diye soruyor. 

"Evet benim" diyorum. 

Sonra başlıyor iddianemeyi okumaya.  

Senin adını okuyor. Bölücülük suçundan arandığını. Devlete karşı gelmekten, polislerle kavga ve hakaret etmekten arandığını söylüyor. Ağırlaştırılmış hapis cezasından yargılandığını. Yakalanamadığını. Tanık olarak bana tebligat gönderildiğini ama ulaşılamadığı için hakkımda tutuklama kararı çıkarıldığını.  

“Ne diyorsun?” diye soruyor bana. 

"Elime tebligat ulaşmadı" diyorum. "O belirttiğiniz adres yıllar önce üniversitede okurken oturduğum eve ait. Söylediğiniz kişiyi tanırım.Yıllar öncesinden. Ama yıllardır ne görmüşlüğüm var ne haber almışlığım" diyorum. 

Kapanmış yaramı bıçakla kanatıyorlar. Heycanlı gözlerin geliyor gözümün önüne. Meydanlara koşuşum seni uzaklaştırmak için. Meydanlarda senin peşinde koşarken belime yediğim coptan, hemen sonrasında düşürdüğüm çocuğumuzdan bahsetmiyorum hakime. 

Seni soruyor nerdedir diye bana. 

"Nerde olduğunu bilmiyorum" diyorum. "Yıllardır görmüyorum." 

Hakim yaz kızım diyor. 

Tanık dinlendi... Kendisini üniversite yıllarından tanırım. Uzun yıllardır görüşmedim nerede olduğunu bilmiyorum. Yargılandığı suçlar hakkında bir fikrim yok.... 

... 

İfademi imzalatıyorlar bana. 

Hakim diyor ki. “Seninle iletişime geçerse, polise bildir.” 

"Olur" diyorum belli belirsiz. 

Polis, mahkemeden tutuklama kararımın düştüğüne dair bir yazı alıp 

“Geçmiş olsun abla” diyor.. 

“Mutluluklar sana, Allah tek yastıkta kocatsın.”diyorum 

Onun mutluluğunu yakalayamayacağımı düşünerek. 

Dışarı çıkıp dostlarıma bakıyorum. 

Yüzümde buruk bir gülümseme sarılıyorum hepsine teker teker. 

İçim ısınıyor... 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

güçlü durmuşsunuz. Kolay sakin kalınabilecek bir durum değil. Sevgiler.

Ata Kemal Şahin 
 28.04.2011 5:54
Cevap :
Soğukkanlılık. Herşey sonradan çıkar. İlk anda tepkisizdir çoğu zaman. Düşünür,sindirir, algılar sonra genelde vücudu olumsuz tepkiler verir. Sürekli ve şiddetli başağrılarıdır genelde.  28.04.2011 13:47
 

Çok güzeldi.. Bu arada tebligat ulaşmasa da, ulaşıpta davete icap edilmese de, tanıklara tutuklama kararı çıkmaz, elleri kelepçeli getirilmezler adliyeye, hele ki zorla getirme kararı çıksa bile :) Yüreğine sağlık, sevgiler..

Mavi Karadeniz 
 02.11.2009 21:31
Cevap :
Hımm. Bunu bildiğim iyi oldu. Ya tanıgı sanık yapalım ya da ellerine kelepce taktırmayalım hikayeyi romana çevirirken. Katkıların için sağol..  03.11.2009 10:07
 

Güzel bir öyküydü... Bu hikayeyi devam ettirsenize, desem ayıp etmiş olur muyum? Kaleminize sağlık. Harika olmuş.

Emine Supçin 
 05.10.2009 11:42
Cevap :
Ayıp etmiş olmazsınız. Diyenler oldu. Bu coşkuyla yazacağım galiba brişeyler... Sağolun.  05.10.2009 15:03
 

bazen ısınmak için üşümek dolmak için boş olmak, kazanmak için kaybetmek gerekir...:)bakın bu hikayeden cok sıkı bir roman çıkar ..:) bir deneyin derim..:)

apollonistik 
 30.09.2009 11:21
Cevap :
Önüne arkasına eklemeler yapmak lazım. Çalışayım ben biraz :) Sağolun desteğiniz için... Sevgilerimle.  30.09.2009 13:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 91
Toplam yorum
: 400
Toplam mesaj
: 18
Ort. okunma sayısı
: 990
Kayıt tarihi
: 24.02.09
 
 

Yazmak bir tutku benim için. Yıllardır yazmayı seven biri olarak, bilgisayarın icadı ve gelişen t..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster