Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ocak '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
2862
 

Utanç davası sonuçlandı...

Utanç davası sonuçlandı...
 

Görsel; www.loadtr.com'dan alınmıştır.


Kamuoyunda, ’Utanç davası’ olarak bilinen olay, 2002 yılında Mardin’de meydana geldi. O tarihlerde 13 yaşında olan N.Ç, iki kadın tarafından para karşılığı erkeklere pazarlandı. Aralarında Kaymakamlık yazı işleri müdürü ve bir yüzbaşının da bulunduğu 24 kişi N.Ç ile ilişkiye girdi. Olayın duyulması üzerine N.Ç ile ilişkiye girenler ve küçük kızı pazarlayan iki kadın hakkında dava açıldı. Mardin 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi, yaklaşık 10 yıl süren yargılama sonunda 24 sanığa alt sınırdan 5 yıl ceza verdi ve iyi hal indirimiyle 4 yıl 2 ay - 4 yıl 10 aya indirdi. N.Ç’yi erkeklere pazarlamaktan yargılanan 2 kadına ise 9’ar yıl hapis cezası verilmişti. Yargıtay, yerel mahkemenin kararını kısmi bozarak, yeniden görülmesi için dosyayı Mardin Ağır Ceza Mahkemesi’ne göndermişti.

Bugün yapılan duruşmada, N.Ç.’ye tecavüz etmek ve pazarlamak suçlarından yargılanan tutuklu ve tutuksuz toplam 25 sanığa 5 ile 9 yıl arasında değişen hapis cezaları verildi.

Cezaların N.Ç’nin rızası olduğu gerekçesiyle alt sınırdan verildiği belirtildi.

Duruşmanın ardından gazetecilere açıklama yapan N.Ç’nin avukatlarından İHD Mardin Şube Başkanı Erdal Kuzu, 10 yıldır devam eden yargılamanın nihayet bittiğini söyledi. Kuzu, şunları söyledi:

"Hem müvekkilimiz açısından sevindirici, kendisi açısından da artık bir mağduriyet haline gelen yargılamanın bitmesinden eminim seviniyordur. Ama bir yandan da hala küçük yaştaki çocuktaki rızanın var olduğunu kabul ederek bunun üzerinden bir hüküm verilmesi üzücü.” (Milliyet Com.tr.)

Bir dava sonuçlanıyor, cezalar kısmi olarak artırılarak. Bu sevindirici olsa da olay anında henüz 13 yaşında olan bir kız çocuğunun rızasının olduğu kabulü utanç verici bir durum olarak karşımıza çıkıyor.

Henüz reşit bile sayılmayan bir çocuğun böylesine organize bir işte, satış ve pazarlamasının yapıldığı bir olayda, rızasının olduğunun kabulü çok düşündürücü geleceğimiz için.

On üç yaşındaki bir çocuk ne derece sağlıklı bir karar verebilir? Bu çocuk kendi çocuğumuz olsa ne düşünürüz. Yine aynı hükmü verebilir miyiz? Hiç sanmıyorum. O bizim küçük bebeğimizdir daha, korunmaya muhtaç. Hiç kimselere güvenemeyiz. Gözümüzden bile sakınırız.

Ancak N.Ç’yi koruyan, kollayan olmamış. Kimi pazarlamış, kimi çocuk bedeninden faydalanmış utanmadan. Belki kendi kızları da vardı aynı yaşlarda ama onu hiç akıllarına bile getirmeden. Bir anlık zevkleri uğruna, bir çocuğun hayatını kararttıklarını hiç düşünmeden, hayvani hislerini tatmin ettiler N.Ç’nin o çocuk bedeninde.

Neresinden bakarsak bakalım, bu davanın her yanından haksızlık akıyor N.Ç açısından. Kir akıyor, N.Ç’nin mahfına sebep olan yirmi dört kişi açısından. Utanç akıyor, bu toplumun her parçasından ve umutsuzluk akıyor kadınların geleceği açısından…


16 Ocak 2013

 

  

Murat KÖSE bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Ayşegül Kardeş.Bu yüz kızartıcı rezalet olay ayıbımız.Adalet bu mu?13 yaşında bir yavru çocuk sayılır nasıl sağlıklı düşünebilir. Kimi kandırıyor o ahlaksız uçkur düşkünleri.kepazeler.kendi çocuklarına yapılsa ne yaparlardı, hele o askerin nişanlarını sökmeli hepsini idam etmeli. Bunlara insan denilebilir mi? Selam ve sevgiler.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 25.03.2013 22:06
Cevap :
Nahide Hanım ne yazık ki bu bizim ayıbımız toplum olarak. Çocuklarımızı koruyamadığımızın bir göstergesi. Onlara sahip çıkamadığımızın bir göstergesi.Cinsel açlık içinde kıvranan bir toplum olduğumuzun göstergesi. Yoksa nasıl açıklanır onüç yaşındaki kıza yapılanlar, reva görülenler...Selamlar, mutlu kalın...  27.03.2013 17:17
 

Bundan 40 yıl önce ve dahası 20, 10 ve son beş sene içinde en fazla tekrar ettiğim şey ADALETİNİZİ RED EDİYORUM.Düşünüyorumd a bir gram ileri gidemiyoruz. Bu nasıl bir adalet anlayışıdır ki biri bir suç işlediğinde nasıl olsa paçayı kurtaracağını biliyor. Yani bizim siyasilerimiz (parti ayırmaksızın söylüyorum.) Akşam yatarken kafalarını o yastığa koyup nasıl rahat uyuyorlar.

Mehmet Emin Yolsal 
 26.01.2013 4:06
Cevap :
Adaletin işlemediği her yerde eminim birilerinin uykularını kaçıracak nedenler de her zaman vardır. Zalimin zulmü varsa, masumun da hakları var ve bir gün mutlaka alınır...Selamlar, mutlu kalın...  26.01.2013 21:18
 

Üzülüyorum demek bile öyle yetersiz kalıyor ki resmen kahroluyorum ,deliriyorum,aklımı kaybedecek gibi oluyorum bunu yapanlara böyle bir ceza verilmesini kınıyorum duyarsızları da ......Denilmesi gerekenleri alasından yazmışsınız...sevgilerim yüreğinize.

Tülay EKER 
 22.01.2013 17:47
Cevap :
Hep üzülüyoruz. Cezalar böylesine az olduğu sürece de daha çok üzüleceğiz. Tez elden uygulanabilir cezalar getirilebilmeli en ağırından. Yoksa teşvik edici bir hal alıyor mevcut yasa uygulamaları...Selamlar, mutlu kalın...  22.01.2013 22:52
 

İğneyi kendimize çuvaldızı başkalarına batırmayı bilemdiğimiz için bu gibi şeylere maruz kalıyoruz, yazıda da sorduğunuz gibi kendi evladımız olsa mağdur, durum aynımı olurdu acaba?Selamlar arkadaşım, gönlüne, yüreğine sağlık...

Nuray Ors 
 21.01.2013 22:30
Cevap :
Bizden uzak olduğu sürece görmezden geliyoruz olayları. Ne zaman ki kapımızı çalar işte o zaman "Adalet" diye haykırıyoruz.Oysa o zaman da vakit geçmiş oluyor...Teşekkürler, selamlar, mutlu kalın...  22.01.2013 22:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 278
Toplam yorum
: 3989
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1424
Kayıt tarihi
: 20.11.10
 
 

Bir Kamu Kurumundan emekliyim. Bloğumda; yaşadıklarımı, çevremde gözlemlediğim olaylar ile kendi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster