Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Haziran '12

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
245
 

Utanç duyuyorum!!!

Utanç duyuyorum!!!
 

internetten alıntı


Öyle anlar vardır ki yaşanan! Hatırlamak istemez insan! Hatırladığında veya hatırlatıldığında; içerisinde bir şeylerin koptuğunu hisseder. İçi alev alev yanar. Onarılamaz yaraları vardır. Ve… O yaralar kanar…

Siz bilir misiniz? Bilebilir misiniz?

Bir kadın sağlık sorunu diye geçiştirdiğiniz, konularda nasıl üzülür?

Nasıl yanar? Bir kadın neler  yaşar? Jinekoloğun muayene odasındaki o yatağa nasıl çıkar, nasıl uzanır, nasıl kasılır, nasıl yatar? Bilebilir misiniz?

Doktor ister erkek olsun, ister kadın! Hiç fark etmez! Hem de hiç! Yaşanan duygular hep aynıdır! Bunu erkekler asla bilemez!!!

Ya ruhu? Nasıl paramparçadır? Utanır, yer yarılsa içine girse diye çare aranır!

Siz erkekler bunu bilemezsiniz!

Siyaset yapmak uğruna, kadının mahremini bu denli ulu orta yere seremezsiniz!

Kadına şiddetin bir başka çeşididir bu, hem de en aşağılayıcı biçimi.

Günlerdir ağızlarda pelesenk ettiniz!

Kadını, kadının mahremini sakız misali millete çiğnettiniz ve çiğnetmektesiniz!


&&&

‘’Her ay hamile kalamadım yine ağlıyordum hani o muayyen günlerde. Annemle babam teselliye gelirlerdi işyerime. Eşimin ailesi ise_bizim gelin kısır- diyerek sürekli tacizde!

Yaşadığımız ilde, gezmediğim hastane, doktor kalmadı. Olmuyor olmuyor yine.

Ve.. Bir gün bir umut ışığı…

Sevincimden uçuyordum. Ne yazık ki birkaç hafta sonra o sevinç hüsrana döndü. Bir sabah apar topar hastanede aldım soluğu. Cenin içimde ölmüş ve vücudum korkunç kasılmalarla dışarı atmaya uğraşıyormuş.

Hani kürtaj diye bas bas bağırıyor ya herkesler! Ben o anı yaşamak zorunda kaldım. O kelimeyi duymak bile ürpertiyor içimi. Canım yanıyor. Yaralarım depreşip, kanıyor. Gözyaşlarım sel oldu aktı. Yitip giden bebeğe, çektiğim onca cefaya yandım. Yaşanan acıları üç kez daha yaşadım.

Yıllarım, üniversite hastaneleri ile doktor muayenehaneleri arasında mekik dokumakla geçti. Belki yüz, belki de beş yüz kez o masalara yatmak zorunda kaldım!’’

&&&

Küçücük bir anekdot yazdım. Bir kadının kürtaj sözünden ne denli etkilendiğine dair.

Şimdi soruyorum sizlere!

Bu ve bu acıları yaşayan binlerce, milyonlarca kadını üzmeye, her kürtaj kelimesini duyduğunda yaşadıkları acıları yeniden yaşayan kadınları incitmeye hakkınız var mı?

İster tıbbi nedenlerle, ister başka sebeplerle olsun!

Hiçbir kadın kürtaj olmaya koşa koşa gitmez!

Gittiğinde de onarılmaz yaralarla kalkar o masadan!

Siz bilemezsiniz!

Utanç duyuyorum!

Kadının bedeni, özeli, mahremi üzerinden gündem yarattığınız için!

Kadının haysiyetini yerlere düşürüp, ezip geçtiğiniz için!

Utanç duyuyorum!

En iğrenç şiddet şekli olan tecavüzü sıradanlaştırıp, tecavüz bebeklerine ‘’biz sahip çıkarız’’ dediğiniz için!

Utanç duyuyorum!

Siyasete, siyasetin acımasız oyunlarına alet edildiğimiz için!

Kalemim bile isyanlarda… Yere düştü, paramparça… Aynen günlerdir paralanan yüreğim gibi.

Utanç duyuyorum!

Hem de çok!!!

 

 

Ayşen Arslangiray Kura

1 Haziran 2012/ Kuşadası

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bazı şeyler anlatıl(a)maz, yaşanır, bir erkek bunu anlayamaz, zira yaşamamıştır...Selamlar...

Nuray Ors 
 07.06.2012 0:40
Cevap :
Ne yazık ki arkadaşım, bizler yaşıyoruz, acısını çekiyoruz! başkaları konuşuyor hem de fütursuz!Sevgilerimle.  08.06.2012 7:37
 

Yazınız beni çok duygulandırdı.Bir kadın olarak bu konunun defalarca açılmasından ben de çok rahatsızım.Bizi bunları tartışmak zorunda bırakan zihniyete lanet okuyorum.Bu kadar mahrem bir konuya nasıl bu kadar destursuz girilebilinir, inanın aklım almıyor...

Dolunay ve Bazı Gerçekler 
 03.06.2012 22:42
Cevap :
Öncelikle bir özür borçluyum size... Cevap yazdım sistem hata verdi, gönderemedim. Ancak şimdi gönderebiliyorum. Gelelim konumuza;Ne yazık ki ne özelimiz kaldı, ne bedenimiz! Benim mahremime girmeyin diyen kişiler! Bizim mahremimizi yerlere serip, ortalıkta konuşulmasından hiç beis duymuyorlar. Buna ''bu ne perhiz bu ne lahana turşusu'' derler halk arasında!Dur bakalım! Bu işin sonu neye varacak?Teşekkürlerimi ve saygılar sunuyorum.  05.06.2012 14:34
 

Akıllarında ne varsa atıyorlar ortaya ama sonucu neye mâl olur düşünen yok ancak bu tamamen ULUDERE OLAYINI kargaşayla atlatmak. Empati zaten kocaman bir SIFIR Konuşana dayak bibergazı,yallah içeri, işte yönetim durumu. Sağolasın arkadaşım hislerimize tercüman olmuşsun. Allah sonumuzu hayır getire Sevgi ve selamlar gönderdim

SAHAFÇA 
 01.06.2012 19:42
Cevap :
Sonunun nereye varacağını çok iyi hesaplamıştır onlar canım. Cahil halkı galeyana getirmek esas amaç. Kutup kutup ayrıldı toplum, katman katman bölünüyoruz. Birlik olmayınca ne millet kalır ne devlet.Yorumuna teşekkür ederim arkadaşım. Sevgilerimle.  02.06.2012 0:04
 

Nasıl doğru sözlerle anlatmışsınız durumu.Bir kadının gözlerinden yaşlar döktüğü,üzüntüsünü ruhunun derinliklerinde zangır zangır titreyerek yaşadığı duyguları.Ama malesef kullanıyorlar herşeyi,şu an da kadının kullandıkları gibi.Kadınların hislerine tercüman olmuş yazınız.Sevgiler kızınızdan...

Berna AYTAC 
 01.06.2012 14:29
Cevap :
Canım şimdi okudum, protesto edenler dayak yemişler ve tutuklanmışlar. Süper yaaa!!! Bir kaç ay önce Kadına şiddeti önleme yasası çıkartmıştık.;))) Anlayamaz kimseler, anlayamaz bu acıyı, bu duyguları yaşamayanlar!!!Sizleri daha iyi bir geleceğe emanet etmek en büyük dileğim sevgili kızım.Bugün güllerden bir demet yolladım sana,bir tanesini tak yakana...Ayşen annenden diye kokla. En içten sevgilerimle.  01.06.2012 18:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 533
Toplam yorum
: 2840
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 1327
Kayıt tarihi
: 14.11.10
 
 

Aydoğdu; kızgın güneşinde Ağustos'un, sararmıştı altın sarısı başaklar. Kırlangıçların göç dansın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster