Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ağustos '12

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
237
 

Utandım

Kendinden hiç söz etmemek çok soylu bir ikiyüzlülüktür.

Nietzsche

Filmlerde izlediğim o duygusal anlar hep burnunum direğini sızlatır. Sonra sorarım kendime gerçekliği var mı bunların? Böyle aşklar yaşanıyor mu? O meşhur çarpışma sahnesi, kitaplar elden düşer, göz göze gelinir vurgun yaşanır. Kendimi düşünüyorum o sahnede aşık olmazdım sanırım. Bu duygusuz olduğumdan değil, aşka da inanıyorum çok olmasa da.  Sahilde bir araya gelip sarılan sevgililer altta yürek deşen bir fon müziği. Ne yapmalı izleyen? Filmden sonra oradaki kahraman olur bir süre, çok sürmez gerçek olmadığını filmlerdeki gibi yaşamadığını anlar. Sorun kimde aşkta mı sendemi?

 

Aşk bir kadının yaşamının tüm öyküsü, erkeğin ise yalnızca bir serüvenidir 
Madame de Stael

 

Birde her şeyi akışına bırakalım yalanı vardı unuttum sanmayın. Kız ve erkek düşünme sonrasını bu anı yaşa der. Bu sadece sözcüklerde kalır. İlk öpüşme anı, ilk dokunmalar, ilk sevişme planları düşünülür. Belki de aşkı kusurlu kılan buydu,defosu aşkta değil de bizde. Hiçbir plan tutmaz aşkta, sözde geçmez. Ve o beynimizdeki dokunma sevişme dürtüsünden kurtulmak lazım, aşk cinsellik değildir, aşk dizkapaklarının titremesidir. Onu gördüğünden kekelemek o hep söylenen ve hiç yaşamadığım karnın karıncalanması sanırım. Aşkın ayaklarına kapanan o sevişme isteğine sağlam bir tekme atmalıyız. Çünkü ten tene deydi mi aşk çürüyordu. Ben aşkı çürütenlerdenim, hiç aşık olmadım desem hayatımdan geçen tüm kadınlara haksızlık etmiş olurum. Peki, bu kimin suçu? Seviyorum ve aşık oldum cümlelerini çok az kullandım. Kendimi ihbar ediyorum suçlu benim.

Asmalı mıyım kendimi,

Yüzüme mi tükürmeliyim? Bunu nasıl yapacağımı bir arkadaşım anlatmıştı…

Aşık olmayı mı denemeliyim.

Aşk denenir mi?

Tüm o izlediğim filmleri hafızamdan silip aşk yalan deyip kendimi iyimi hissetmeliyim.

Ben kötü bir adamım.

Serseriyim

Biraz haylaz.

Peki, ben bu kadar duygusuzken bu yazıları kime neden yazdım? Kendimi mi kandırdım? Ya da yazdıklarımın içi boş ruhsuz muydu? 

Nasıl bir iğrençliktir bu. 

Mevlana’nın, Yunus’un, Mecnun’un aşkına hep imrendim.

Ben aşık olamayanlardanım.

Kendimden utandım…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu yazı, zamane aşklarının antitezi olmuş sanki. Laf aramızda utangaçlık iyidir bazen. Selamlar...

Vildan Sevil 
 24.08.2012 13:15
Cevap :
Vildan hanım çok teşekkür ederim yorumunuz için. Zamane aşkları yada başkalarının ne yaşadığı umurumda değil. Bildiğim tek şey var aşk yaşanmıyor tensellik sadece... yanılıyormuyum...  24.08.2012 21:13
 

Bu hayal aleminde kendimizi kandırmaya devam ediyoruz...

Şahin Yamaner 
 19.08.2012 12:17
Cevap :
değerli yorumunuz için teşekkür ederim...  20.08.2012 17:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 23
Toplam yorum
: 18
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 222
Kayıt tarihi
: 08.04.12
 
 

  14 şubat 1978 doğumlu olan yazarın 8 yayımlanmış kitabı 2 şiir albümü var. Kitapları ;  - Düş sok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster