Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Mart '16

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
285
 

Utanıyorum...

Utanıyorum...
 

ınt


Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki her şey kötü ve negatif enerji yüklüyor bize. Tüm yaşananlar ve tüm dayatılanlar… Bunlardan kurtulabilmek için çözümümüz nedir?

Aslında hepimize armağan edilmiş, birçoğumuzun farkına varmadan harcadığı ve bir daha asla yakalayamadığı o müthiş güç…

Çocuk olduğumuz günlerde hiçbir şeyi düşünmediğimiz, kendimizi kalıplar içine sokmak zorunda hissetmediğimiz günlerin armağanı… Kendi dünyamızda var olmayı başardığımız o şanslı dönemimiz.

Bir çocuğun gözlerinin içine baktığında çaresiz hissediyor ya insan kendisini. Ne oldu da o masumluktan böylesine uzaklaştık diye sorup cevap alamadığında boşlukta yankılanan sesinden…

Bomboş sokaklarda yürürken yağmur altında,  içindeki korkuya mı sinirleneyim, yoksa en çok da çaresizliğe mi…!

Çocuklarımıza zarar vermelerine nasıl izin verdik, onu o kalıplara sıkıştırırken nasıl oldu da diğerleriyle işbirliği yaptık ve en önemlisi de kendimize bu kötülüğü neden yaptık.. . Böyle düşünülünce akıl alır gibi değil ama maalesef her birimizin kendine yaptığı bu. Sürekli sınırlar ve kalıplar içinde yaşayan, başkalarının doğrularını kabul ederek doğru bireyler olduğunu düşünen insanlara dönüşmek…

Canı yanınca dilsiz oluyor insan. Söylenecek her kelime anlamsız kalınca susmak istiyor… Ama o çocuk karşısına geçip de tüm masumluğuyla bakınca gözlerine, uzatıp elini oyununa dahil etmek istediğinde utanıyor insan. Onun hayal dünyasından çıkıp gerçek dünyaya daldığına, üstünün başının kirlendiğine… Böylesine bir dünyaya bir gün onu da çekeceğine…

Utanıyor insan artık her gün… Yaşadığına, güldüğüne, normalleşmek istediğine..

Gidemiyor…

Bir umut olsun istiyor hala. Kendisi için her şey geçmiş olsa da o küçücük kalpleri hiç kırılmasın istiyor. İnsanlardan nefret etmesin. Sevdiklerini ne zaman kaybedeceği korkusuyla dolmasın içi…

Hayal bile kuramıyor artık insan. Tüm gerçekliğe ölesiye teslim olmuşken, yaşadığı nefes aldığı yerden ölesiye nefret ederken, o küçük masum göze baktığında sadece utanıyor insan. Onun yaşayacaklarına engel olamayacağı için…Ne kadar çabalarsa çabalasın elinden hiçbir şey gelmediği için.. Vicdan azabı çekiyor, vicdan azabı çektikçe susmak istiyor insan. Çekip gidesi geliyor…

Gidemedikçe, kendi hapishanesinde tutsak kaldıkça lanet ediyor insan insanı öldürene…

İçimizdeki çocuğu öldürmeyin… Kendimize dair hala umutlarımız olduğu gibi…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Utanmak imandandır... Dilinize sağlık...Selamlar.

Abdülkadir Güler 
 15.04.2016 16:33
Cevap :
Teşekkür ederim, Abdülkadir hocam. Selamlar, saygılar  16.04.2016 10:19
 

Ne komik bir önerme! İçimizdeki çocuğu öldürmüyoruz ki. Yaşam upuzun bir süreçtir. Önce bebek olarak doğulur, arkasından çocukluk, ergenlik derken büyüyüp olgun olmak gerekir. Ancak ne var çoğu insan çocukluk dönemini bir türlü aşamadığı için bir türlü büyüyüp olgunlaşamıyor. Eminim ki sizde çocukluğunuzda bir an evvel büyüyüp yetişkin olmak istemişsinizdir. Doğal olanı da zaten budur. Ama ne var çoğu gibi galiba sizde çocukluğunuza takılıp kalmış ve büyüyememişsiniz, oysa içinizdeki çocuğu öldürmekten değil büyümüş olmaktan haz aldığınızı söylememniz gerekirdi. Bana siz ne halt etiniz diye sormayın olur mu, bende sizin gibi yaptım ve çocukluğuma takılıp kaldım :( Kendinize iyi bakın. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 14.04.2016 18:52
Cevap :
Teşekkür ederim, Mustafa bey.  15.04.2016 12:31
 

"UTANIYORU(Z)M" Birgül hanımcığım hep beraber, nasıl bu hale geldi vijdanı, merhameti, misafirperverliğiyle övündüğümüz, en çaresiz anlarında içerde nasıl biri vardır? bana zarar verebilir mi? gibi soruların hiç biri aklına gelmeden kapısını çaldığı insanlara "Tanrı misafiri kabul ediyor musun?" deyip evinde konaklayanları Allah'ın EMANETİDİR diyerek düşmanına dahi teslim etmeyen, koca yürekli insanların ülkesi nasıl bu hale geldi. Düşündükçe akıllar ziyan, selamlar

Cemile Torun 
 31.03.2016 22:32
Cevap :
Çok doğru söylüyorsunuz, Cemile hanım. Hiç korku, endişe olmazdı. Şimdi, akıl sağlımızı da kaybediyoruz. Çok teşekkür ederim. Selamlar  01.04.2016 14:10
 

Yaramıza dokunmuşsun...Kaç kez kanattık bizler bu yarayı...Artık yara tırmıklamaktan vazgeçsek diyorum...Yakasına yapışsak dünyanın...

Kerim Korkut 
 31.03.2016 18:11
Cevap :
Teşekkür ederim, Kerim bey. Selamlar  01.04.2016 10:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 137
Toplam yorum
: 368
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 2212
Kayıt tarihi
: 19.02.13
 
 

05 Ekim Ankara doğumluyum. Okumayı, yazmayı, insanları dinlemeyi seviyorum. Kişisel blogumda her ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster