Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ocak '11

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
1629
 

Üvez Rengi Anılar

Üvez Rengi Anılar
 

"Tavşanları satan kadının sırtında üvez rengi bir yeldirme vardı." Cümleyi okurken dudaklarımın kenarına eski zamanlardan kalma bir tebessüm gelip yerleşiverdi. Kitapla birlikte gözlerimi de kapatıp arkama yaslandım. Uzaklara, çok uzaklara doğru bir yolculuk başladı içimde.

Hep böyle olur ya.

Bir şarkı, bir söz, bir dize gelip yüreğimize dokunuverir. Bize neler olduğunu, neden böyle alt üst olduğumuzu anlayamayız bir süre. Bazen bastırdığımız, üzerini örterek özenle sakladığımız bir duygu o anda yeniden canlanıverir gözümüzde.

Bazen de artık tadını bile unuttuğumuz eski bir lezzet dilimizin ucunda hissettiriverir kendini. Ve takılır peşine gideriz o lezzetin, çok eski zamanlara, unuttuğumuz zamanlara doğru.

"Geçmişin Dip Akıntıları"ından anımsadığınız gibi, kendimi yeşil pancurlu ahşap evimizin kapısında bulduğumda bunun düş mü gerçek mi olduğunun ayırdında değildim. Geçmişin yüreği saran kabuğu zedelenmişse, kanamasını engellemek mümkün değildir elbet. Tıpkı onca zaman sonra geriye bakıp ağlamanın anlamsızlığını bilip de gözlerimize söz geçiremediğimiz gibi.

İçeri girip serin taşlıktan mutfağa doğru yürürken, üvezlerin o tatlı-buruk lezzetlerini anımsamaya çalışıyorum. Mutfak kapısının tam karşısındaki duvarda, büyük tel dolabının hemen yanı başında asılı bir hevenk üvezi gördüğümde ise çocukluğumun o hınzır neşesi sarıveriyor içimi.

Annemin her seferinde bana ve kardeşlerime olgunlaşan üvezleri kendisinin paylaştıracağını söylemesi, bizim üvezlerin tam olgunlaşmadan onları gizlice yememizi engellemezdi. Üç kardeş birbirimize fark ettirmeden olgunlaşmamış üvezleri yüzümüz, dilimiz buruşarak yiyişimiz annemi çok kızdırır, bizi bir daha eve üvez almamakla korkutmak isterdi.

Hevengin, üzerinde hiç olgun üvez olmadığı halde her gün biraz daha küçülmesi karşısında annemin serzenişlerini duyar gibiyim. Bir mevsimde böyle kaç hevenk üvez alınırdı bilemiyorum. Ve üvezin mutfağımızla yolunun ne zaman ayrıldığını da.

Son elli yıldır hiç rastlaşmadık onunla. Ta ki az önce Sait Faik'in "İzmir'e" öyküsünü okuyuncaya dek. Aslında bu öyküyü daha önce de okumuştum. Hem de kaç kez. Ama nedense bugün fena yakaladı beni bu cümle.

Galiba, ben yaşlanıyorum!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Evet, bir gün bir yerlerde karşılaşılan bir dize, bir yazı, bir sözcük, bir insan, bir çiçek, bir ağaç insanın yaşamını her an değiştirebilir. Selamlar...

Mesut KARİP 
 10.02.2011 12:17
Cevap :
Paylaşımınız için çok teşekkürler. Selamlar.  10.02.2011 13:29
 

Bence siz her yeni yazınızla daha da gençleşiyorsunuz sevgili yazarım, haksızlık etmeyin kendinize.. Geçmişi acısıyla, tatlısıyla anımsamak güzel oluyor bazen, damakta kekre bir tat bıraksa da. Sevgilerimle.

Mor Okyanus 
 06.02.2011 16:26
Cevap :
Nasıl moral verileceğini çok iyi biliyorsun ve çok zarifsin sevgili Sibel. Teşekkürle ve sevgiyle...  06.02.2011 20:21
 

çocukluğumun üvezli günlerine götürdün beni,ah ne güzeldi o günler.Hele annenizin paylaştırması,bana da annemi anımsattı,ramazan iftarlık badem şekerlerini,bize paylaştırdığı günleri.Hakca paylaşmayı o günlerde,badem şekerinin tadında öğrenmek,ne güzel bir öğretme yöntemiymiş,şimdi anlıyor insan.seni okumak müthiş bir güzellik veriyor insanın ruhuna,sevgiyle,teşekkürler...:)

Şerife Mutlu 
 03.02.2011 21:41
Cevap :
Annem çok disiplinliydi. Her şey kuralına uygun olsun isterdi ama biz de çocuktuk işte! Yine de ben bu konularda annemden bir şeyler kapmışım sevgili Şerife. Kuralcı ve geleneksel bir yönüm vardır. Bu arada, övgülerin için çok teşekkürler.Beğenin, eminim ki aynı güzellikleri paylaşmaktan doğuyor... sevgiyle.  05.02.2011 12:00
 

....Muşmula deriz biz ....nerelere gittim bi bilseniz ...nerelere ?? Güzeldii yine güzelll ...Yüreğinize sağlık ..Saygı ve sevgilerimle ....(Sevgili Melek hanım, bilginize; eskisi gibi net'e giremiyorum, sayfanıza eskisi gibi vaktinde gelemiyorum ...İmkan buldukça kaçırdıklarımı okuyorum, ilgimi düşüyorum ....Yazdığım bir kaç ilgim de kayıp olmuş) Çok teşekkür ederim ....

Nil ALAZ 
 03.02.2011 15:25
Cevap :
Sevgili Nil, üvezle muşmula farklı meyvelerdir. Üvez genelde ham olarak kopartılarak hevenkler halinde satılır. Muşmuladan daha küçük, lezzeti daha farklıdır ve çoğu kez muşmula ile karıştırılır. Bu arada, kaybolan yorumlarına çok üzüldüm. Benim de başıma çok geldi. Onları okumuş kabul ediyor, teşekkür ve sevgilerimi gönderiyorum.  03.02.2011 17:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 218
Toplam yorum
: 1809
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2067
Kayıt tarihi
: 26.09.07
 
 

Burada yazarken kim olduğumuzun, ne olduğumuzun bir önemi olmadığını düşünüyorum. Önemli olan yaz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster