Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Şubat '10

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
649
 

Uyan artık!

Uyan artık!
 

Fatih Sultan Mehmet Köprüsü!


Uyan artık bak kaç zaman oldu sensiz kalışım. Özlemedim desem de düşünmesem de bir an yakalayıveriyor ruhumun en zayıf halkasından. Kırılacağını bildiğim ruhumun en ince yerine sıkı sıkı sarılıyor ve yokuluğuna meydan okuyorum. Heyyttt. Savaşıyorum. Yenilgiyi çoktan kabul etmiş benliğimle bi harap yığılıveriyorum özleminle. Her yerim kan revan içinde. Ruhum binbir parçaya ayrılmış cam kırığı. Süpürüyorum ruhumu. Koyuyorum Anneannemden kalma yadigar bir vazonun içine. Şöminemin üstüne koyup, dışarıda yağan kara ve anlımdan damlayan kana rağmen, kan kırmızı şarabımı senin şerefine kadehe kaldırıyorum. Bir yudum şarabımdan içip, sıcacık toprağından bir avuç alıp kokluyorum.

Ruhum iyileşmez biliyorum.

Kanayan yaralarımı pansuman etmem lazım benim.

Bir film karesi gibi geliveriyorsun gözlerimin önüne. O gülümseyen yüzünde kadehlerimizi tokuştururkenki gözlerindeki bakışın.

UYAN ARTIK be adam. Gözlerini özledim. Zamansızlığımıza lanet ediyorum.

“Aradığınız numara ulaşılamaz” anansunu bir daha, bir daha, bir daha dinlemek için parmaklarımın ezbere bildiği numaralarını kalbimle çeviriyorum. Kalbim gözyaşı pınarımda düğüm olmuş bekliyor. Sen uyuyorsun. O an kalbim gözlerimden kan olarak akmaya başlıyor.Özleminden ruhsuz kalıyorum. Cam kırıkları içindeki canımın acımadığını anlıyorum.

Bir an şimşekler çakıyor. Ya havada ya beynimde. Hava soğuk ama ben üşümüyorum biliyorsun. Denizin üstünden baksam sanki seni görebileceğim gibi hissediyorum. Göz pınarlarımda düğümlenen kalbimi, usulcacık avucumun içine alıp nakledilen bir organ gibi, paramparça olmuş ruhumun içine atıp hızla çıkıyorum evden. Denizi en yukarıdan görebileceğim tek yer biliyorum. Sürüyorum arabamı köprüye doğru. Köprünün ayağına geldiğimde içimdeki heyecanı tüm damarlarıma şırınga ediyorum. Köprünün ortasına gelip iniyorum arabamdan.Elimde, cam kırıkları içinde ruhumun ve nakledilmeye hazır kalbimin bulunduğu, anneannemden kalma yadigar vazo. Köprünün demirlerinden bakıyorum denize doğru. Elimle gözümü siper edip beynimde çakan şimşeklerin aydınlattığı bu kapkaranlık havadan, ufka bakıyorum.

Diyorum ki : “Özledim seni” “Uyan Artık”

Denizin kokusunu içime çekip, toprak kokusunu hissediyorum. Bulunduğum yükseklik başımı döndürüyor. Belli belirsiz gülümseyip, kendimden geçiyorum. Sirenler, ambulanslar, bağırışmalar... Algımın en düşük olduğu anda beni senli duygularımdan zorla ayırmaya çalışan, ayırırken parçalara ayıran seslere dönüyorum yüzümü.

Gözlerim bulanık, beynim bulanık, ruhum cam kırıkları içinde anlamaya çalışıyorum. “Yapma “ diyor polis memuru megafonundan. “Sakin ol, sakın atlama” Kalpsizken kanı olmaz insanın. Kalpsizim. Kansızım. Ruhsuzum. Sadece senin uyanmanı istiyorum. Beni duymanı. Uyandım demeni.

“Sakin ol” diyorlar bana. “Alacağız seni oradan” Haber yapmaya çalışan, ellerinde fotoğraf makinalarıyla ruhsuz bedenimin psikolojik fotoğrafını çekmeye çalışıyorlar. Hikayem çoktan yazılmış.

Son bir kez dönüp deniz üzerinden sesleniyorum sana. Bir sürü yükü olan gemilere, bir de sesimi yüklüyorum sana ulaşsın diye. “UYAN ARTIK” diyorum. “Zamansızlığa lanet olsun”

Vazoma sarılıp kapatıyorum gözlerimi.Yavaş yavaş yürüyorum.

“Yapma” diyorlar bana. “Yazık kim bilir ne derdi var” diyor birileri.

“yok birşey” demiyorum. Yok birşey. Yok hiçbirşey. Yok herşey.

YOK!

O yok, gözleri yok, elleri yok, uyuyor. Ben zamansızlığı çözecek formüller bulmaya çalışıyorum kareli defterime karaladığım hesaplamalarda.

Polis ne olduğunu anlamaya çalışıyor. Sorgumda tek kelime çıkmıyor ağzmdan. Vazoyu alıp bakıyorlar içine. “Hiçbirşey yok bunun içinde” diyorlar. “Yok” diyorum. “Herşey, YOK”

Birden koşmaya başlıyorum gözlerim kapalı.....

Saatler sonra uyandığını görüyorum. Haberimi gönderdiğim gemimdeki yükü alıp kalbine yüklüyorlar. Bir sıkıntı ile doğruluyorsun yatağından, toprağından. Birden aklına geliveriyorum. Aramak istesen de nafile. Ne cam kırıkları içindeki ruhum, ne de göz pınarlarımda düğüm olmuş kanayan kalbim açar telefonu biliyorsun. Senin uyandığın saatlerde ben “ derin bir uykuya” dalıyorum.

Çok söyledim ben sana diyorum. Çok söyledim. “UYAN ARTIK"

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevdiğimiz uyumadan önce ne gözlerinin farkındayızdır ne de zamansızlığın! Uyuyunca anlarız değerini. O uyanmayınca da biz gitmeye kalklarız yanına. Seve seve veririz yüreğimizi, doğsun bizsiz dünyaya yine diye. 15 ay sonra daha bir farklı okudum. Sevgiler.

Ata Kemal Şahin 
 23.05.2011 16:14
Cevap :
Zaman geçtikçe algımız değişiyor çünkü.Farkındalıklarımız ve tanıklıklarımız değişiyor. Kim bilir? Belki 15 ay sonra okursanız bambaşka birşey anlarsınız :) Sevgilerimle.  23.05.2011 16:41
 

Biraz hayal biraz gerçek... ama çok güzeldi, eline sağlık, sevgilerimle.

sema öztürk 
 08.02.2010 13:48
Cevap :
Teşekkur ederim. Oyle karmaşık ki her yerden herşey var gibi geliyor banada okudukca... :)  10.02.2010 10:55
 

Boğazın üstünde çıplak elle yazılıyor... Elleri vazolu kadın, çıplak ayaklarıyla basıyor yüreklere... Yadigar vazo çıplaklığın yaratıcısı, duygularımzı örten ne varsa hepsini toplayıp almış içine... Vazo kaysın ellerinden düşsün, sen uyandığında duygularını örtecek bir örtü olmasın... ''Sinavrit baba'' sevdiği insanın oltasında yakalandığına inansın... Bu öyküyü palaşmak güzeldi...

yeşilsoğan 
 06.02.2010 18:57
Cevap :
Ne diyeyimki şimdi ben sana. Uyandığımda hiçbir örtü yoktu üstümde. Yalnız ve üşüyordum.  07.02.2010 22:29
 

Işıklar içinde olsun.... Yıldızlar yağsın üstüne..

sevil yilmaz 
 06.02.2010 17:11
Cevap :
Canımsın sen benim. Boğazı seyrediyor. Gittim gördüm hafta sonu. Boğaz tüm haşmatiyle ona gülümsüyor...  07.02.2010 22:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 91
Toplam yorum
: 400
Toplam mesaj
: 18
Ort. okunma sayısı
: 990
Kayıt tarihi
: 24.02.09
 
 

Yazmak bir tutku benim için. Yıllardır yazmayı seven biri olarak, bilgisayarın icadı ve gelişen t..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster